<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Polislik &#8211; Egitim-Dünyası</title>
	<atom:link href="https://www.egitim-dunyasi.net/category/polislik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.egitim-dunyasi.net</link>
	<description>ÖSYM,LYS,YGS,Ders izle,KPSS,aöf,Burs,kyk,pomem,Üniversite,TEOG,Formasyon,Akademik takvim,ehliyet sınav,</description>
	<lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2015 20:16:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=5.4.1</generator>
	<item>
		<title>Emniyet Genel Müdürlüğü Lisans Mezunu 2000 Polis Alıyor !</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/emniyet-genel-mudurlugu-lisans-mezunu-2000-polis-aliyor.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/emniyet-genel-mudurlugu-lisans-mezunu-2000-polis-aliyor.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Aug 2015 20:16:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Memur Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[2015-2016 komser polis alımı]]></category>
		<category><![CDATA[çevik kuvvet alımı]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet genel müdürlüğü komser alımı]]></category>
		<category><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü Lisans Mezunu 2000 Komser Alıyor !]]></category>
		<category><![CDATA[polis alımı lisans 2015]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=10045</guid>

					<description><![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü 2000 Komser alımını yayınladı iş bekleyen yüz binlerce memur adayına büyük sürpriz, lisans mezunları için yapılacak olan alımlarla ilgili geniş bilgi haberimizn devamında yer alıyor. Emniyet Genel Müdürlüğü gеlеcеğin polis yönеticisi оlmаk istеyеn gеnçlеri bünyеsinе kаtmаyа hаzırlаnıyоr. Emniyet Genel Müdürlüğü 2000 Komser alımı yapacak Emniyet Genel Müdürlüğü gеlеcеğin polis yönеticisi оlmаk istеyеn [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Emniyet Genel Müdürlüğü 2000 Komser alımını yayınladı </strong></p>
<p>iş bekleyen yüz binlerce memur adayına büyük sürpriz, lisans mezunları için yapılacak olan alımlarla ilgili geniş bilgi haberimizn devamında yer alıyor.</p>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü gеlеcеğin polis yönеticisi оlmаk istеyеn gеnçlеri bünyеsinе kаtmаyа hаzırlаnıyоr.</p>
<p><strong><br />
 Emniyet Genel Müdürlüğü 2000 Komser alımı yapacak</strong></p>
<p>Emniyet Genel Müdürlüğü gеlеcеğin polis yönеticisi оlmаk istеyеn gеnçlеri bünyеsinе kаtmаyа hаzırlаnıyоr. Polis Amirlеri Eğitimi Mеrkеzi&#8217;nе (PAEM) ilk kеz 2 bin öğrеnci аlacağını belirtti.</p>
<p>Emniyеt Genel Müdürlüğü&#8217;ndеn yapılan аçıklаmаdа, Polis Akademisi Başkanlığı bünyеsindе eğitim vеrеn PAEM, lisans mеzunu аdаylаrın bаşvurulаrını önümüzdеki günlеrdе kаbul еdеcеk. PAEM&#8217;е 2015-2016 Eğitim-Öğrеtim yılı için emniyet mеnsubu оlmаyаn lisans mеzunlаrı bаşvurаbilеcеk. Lisans mеzunlаrı ile birliktе yurtdışındа öğrеnim görmüş ve Yüksеköğrеtim Kurulu tаrаfındаn dеnkliği kаbul еdilеnlеr de başvuruda bulunabilecek.</p>
<p>Alınаcаk kоmisеr yаrdımcısı aday öğrеncilеrin 200&#8217;ü kadın 1800&#8217;ü erkek öğrеncidеn оluşаcаk. Adаylаr 22 Ağustоs &#8211; 6 Eylül 2015 tаrihlеri аrаsındа başvuru yapabilecek. Ön bаşvurulаr Polis Akademisi Başkanlığı&#8217;nа аit www. pа. еdu. tr аdrеsindеn оnlinе оlаrаk gеrçеklеştirilеcеk .</p>
<p>PAEM&#8217;е 31 Arаlık 2016 tаrihi itibаri ile 30 yаşındаn gün аlmаyаn аdаylаr başvuru yapabilecek. Adаylаrın 2015 yılı içindе yapılan KPSS lisans P3 Puan türündеn en аz 70, 000 taban puan аlmаsı gеrеkiyоr. Emniyet Tеşkilаtı pеrsоnеli şеhit vеyа vаzifе mаlulü еş vеyа çоcuklаrındаn KPSS lisans P3 puаnı en аz 63, 000 taban puan şаrtı аrаnаcаk .</p>
<p>Sınаvı kаzаnаrаk еğitimе аlınаcаk öğrеncilеrе 11 аylık eğitim sürеsincе hаrçlık ödеnеrеk, yеmеk, bаrınmа ve sağlık gidеrlеri Emniyet Genel Müdürlüğü tаrаfındаn kаrşılаnаcаk. Eğitim sоnundа bаşаrılı оlаnlаr kоmisеr yаrdımcısı оlаrаk görеvе bаşlаyаcаk. Sınаvа giriş kоşullаrı, sınаv tаkvimi ve diğеr hususlаr Polis Akademisi Başkanlığı&#8217;nın resmi intеrnеt sitеsindеn ilаn еdilеcеk .</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/emniyet-genel-mudurlugu-lisans-mezunu-2000-polis-aliyor.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polisler Askerlik Yapacak Mı  ? Tıkla Öğren</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/polisler-askerlik-yapacak-mi-tikla-ogren.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/polisler-askerlik-yapacak-mi-tikla-ogren.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 18 Apr 2015 22:15:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[polis askerlik yapıyor mu ?]]></category>
		<category><![CDATA[polis kışla]]></category>
		<category><![CDATA[Polisler Askerlik Yapacak Mı ? Tıkla Öğren]]></category>
		<category><![CDATA[polislik askerlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=8407</guid>

					<description><![CDATA[Polislere Kışla Yolu Gözüktü Kısa bir süre önce polislere askerlik yolu kapanmıştı, ama Genelkurmayın yaptığı açıklama ile yüzbinlerce polise tekrar askerlik yolu gözüktü, yüzbinlerce polisin nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor, haberle ilgili ayrıntılar ve haberin devamı; Genelkurmay Başkanlığı&#8217;ndan polislere kötü haber geldi. Yasa önümüzdeki dönemde meclisten geçerse polislere tekrar askerlik yolu açılacak. Genelkurmay&#8217;dan polislere [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Polislere Kışla Yolu Gözüktü</strong></p>
<p>Kısa bir süre önce polislere askerlik yolu kapanmıştı, ama Genelkurmayın yaptığı açıklama ile yüzbinlerce polise tekrar askerlik yolu gözüktü, yüzbinlerce polisin nasıl bir yol izleyeceği merakla bekleniyor, haberle ilgili ayrıntılar ve haberin devamı;<br />
Genelkurmay Başkanlığı&#8217;ndan polislere kötü haber geldi. Yasa önümüzdeki dönemde meclisten geçerse polislere tekrar askerlik yolu açılacak.</p>
<p>Genelkurmay&#8217;dan polislere kötü haber geldi. Emniyet teşkilatında 10 yılını doldurmuş polislerin askerlik hizmetini yapmış sayılıyordu ancak Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucu &#8220;Polislere yeniden askerlik görevi&#8221; yasa teklifi hazırlandı. Teklif yeni Meclis döneminde görüşüleceği bildirildi.</p>
<p>Genelkurmay Başkanlığı&#8217;ndan polislere kötü haber geldi. Yasa önümüzdeki dönemde meclisten geçerse polislere tekrar askerlik yolu açılıyor mı ?<br />
10 yılını dolduran polislerin askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılmasını öngören yasanın Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu&#8217;nda kabul edilmesi ile birlikte polisler askerlikten muaf sayılıyorlardı. Ancak Askeri kaynaktan edinilen bilgilere göre Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucu &#8220;Polislere yeniden askerlik görevi&#8221; yasa teklifi hazırlandı.</p>
<p>Hazırlanan teklif, Genelkurmay Başkanlığı tarafından Milli Savunma Bakanlığı&#8217;na verildi. Polislerin yeniden askerlik yapması ile ilgili hazırlanan yasa teklifinin yeni Meclis döneminde genel kurulda görüşüleceği belirtildi.</p>
<div class="yaziads2">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- eg720*90yaziici -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:728px;height:90px"
     data-ad-client="ca-pub-1270847663697808"
     data-ad-slot="1183485177"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>  
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/polisler-askerlik-yapacak-mi-tikla-ogren.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polis Akademisi öğrencileri üniversitelere gönderilecek.</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/polis-akademisi-ogrencileri-universitelere-gonderilecek.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/polis-akademisi-ogrencileri-universitelere-gonderilecek.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Apr 2015 22:20:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[polis akademisi öğrencileri]]></category>
		<category><![CDATA[Polis Akademisi öğrencileri üniversitelere gönderilecek.]]></category>
		<category><![CDATA[polis zamları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=8016</guid>

					<description><![CDATA[Polis Akademisi öğrencileri üniversitelere gönderilecek. Polis akademisi ile ilgili öğrencilerin uzun zamandan beklediği haber belli oldu,Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Yerleştirme İşlemleri aşağıda yer alan bilgilere göre yapılacak işte ayrıntılar; Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Yerleştirme İşlemleri.2015 yılında polislere ne kadar zam yapılacak? 2015 yılı 2.dönemi polis maaşları ne kadar? Polis [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Polis Akademisi öğrencileri üniversitelere gönderilecek.</p>
<p>Polis akademisi ile ilgili öğrencilerin uzun zamandan beklediği haber belli oldu,Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Yerleştirme İşlemleri aşağıda yer alan bilgilere göre yapılacak işte ayrıntılar;</p>
<p>Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Yerleştirme İşlemleri.2015 yılında polislere ne kadar zam yapılacak? 2015 yılı 2.dönemi polis maaşları ne kadar?</p>
<p>Polis Akademisi öğrencileri 25 üniversiteye dağıtılacak</p>
<p>Polis Akademisi Başkanlığı Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğrencilerinin Yerleştirme İşlemleri.2015 yılında polislere ne kadar zam yapılacak? 2015 yılı 2.dönemi polis maaşları ne kadar? İşte detaylar</p>
<p>4.4.2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6698 sayılı &#8220;Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8217;un 43. Maddesi uyarınca, Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Güvenlik Bilimleri Fakültesindeki öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına yerleştirme işlemleri <span style="color: #0000ff;">http://yoksis.yok.gov.tr/</span>POLISUYGadresi üzerinden yapılacaktır.</p>
<p>Öğrenciler 14.04.2015 saat 10:00&#8217;dan 16.04.2015 saat 17:00&#8217;a kadar yukarıda belirtilen adres üzerinden ekli listede yer alan yükseköğretim kurumlarından 25 tercih yapacaktır. (25 tercih alanın tümü doldurulmak zorundadır.)</p>
<p>4.4.2015 tarih ve 29316 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6698 sayılı &#8220;Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8217;un 43. Maddesi uyarınca, Polis Akademisi Başkanlığına bağlı Güvenlik Bilimleri Fakültesindeki öğrencilerin yükseköğretim kurumlarına yerleştirme işlemleri http://yoksis.yok.gov.tr/POLISUYG asdresi üzerinde yapılacak.</p>
<p>Yerleştirme öğrencilerin not ortalaması esas alınarak merkezi olarak yapılacaktır. Yerleştirme sonuçları<span style="color: #0000ff;">http://yoksis.yok.gov.tr/POLISUYG</span> üzerinden duyurulacaktır.</p>
<div class="yaziads2">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- eg720*90yaziici -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:728px;height:90px"
     data-ad-client="ca-pub-1270847663697808"
     data-ad-slot="1183485177"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>  
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/polis-akademisi-ogrencileri-universitelere-gonderilecek.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PMYO Başvuruları ve Taban Puanları Açıklandı mı?</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/pmyo-basvurulari-ve-taban-puanlari-aciklandi-mi.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/pmyo-basvurulari-ve-taban-puanlari-aciklandi-mi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 10 Apr 2015 20:44:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[PMYI başvurları ne zaman]]></category>
		<category><![CDATA[PMYO başvuru taba puanları]]></category>
		<category><![CDATA[PMYO başvuruları]]></category>
		<category><![CDATA[PMYO Başvuruları ve Taban Puanları Açıklandı mı?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=7945</guid>

					<description><![CDATA[PMYO başvuruları ve taban puanları Ne Zaman Açıklanacak? Birçok gencin hayali olan PMYO ile başvuru süresi ve taban puanları ne zaman açıklanacak, net tarih açıklanmamasında rağmen geçen seneye göre yakın bir zamanda açıklanması bekleniyor. PMYO başvuruları için gerekli olan taban puanlar Polis Akademisi tarafından henüz açıklanmadı. PMYO adaylarının gözleri pa.edu.tr&#8217;de. PMYO başvuru yapmak isteyen polis [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>PMYO başvuruları ve taban puanları Ne Zaman Açıklanacak?</p>
<p>Birçok gencin hayali olan PMYO ile başvuru süresi ve taban puanları ne zaman açıklanacak, net tarih açıklanmamasında rağmen geçen seneye göre yakın bir zamanda açıklanması bekleniyor.</p>
<p>PMYO başvuruları için gerekli olan taban puanlar Polis Akademisi tarafından henüz açıklanmadı. PMYO adaylarının gözleri pa.edu.tr&#8217;de.<br />
PMYO başvuru yapmak isteyen polis adayları PMYO taban puanlarının ve başvuru şartlarının açıklanması için gün sayıyor. PMYO YGS taban puanı ve PMYO başvurusu için gerekli şartların yakın bir tarihte Polis Akademisi tarafından açıklanması bekleniyor.</p>
<p>Polis Akademisi&#8217;nden PMYO başvuruları için en son açıklama 27 Mart&#8217;ta yapılmıştı. Polis Akademisi internet sayfası pa.edu.tr&#8217;den yapılan en son açıklamada &#8216;PMYO taban puanları&#8217;nın belirlenmediği duyurulmuştu.</p>
<p>PMYO başvuru şartları ve YGS taban puanlarının ne zaman açıklanacağı ise bilinmiyor. PMYO başvurusu yapacak polis adaylarının düzenli olarak pa.edu.tr internet adresindeki duyuruları takip etmesi gerekiyor.</p>
<p>PMYO ÖN BAŞVURULAR NASIL YAPILIYOR?</p>
<p>PMYO Başvuru şartları ve taban puanların açıklanması sonrası adayların pmyo.pa.edu.tr&#8217;den ön başvuru yapması gerekiyor.</p>
<p><a href="http://pmyo.pa.edu.tr'" target="_blank">pmyo.pa.edu.tr&#8217;</a>den polis adayları başvurularını TC Kimlik Numarası ile başlatmaları gerekiyor.<br />
Nüfus Bilgilerinin yazılması gereken ikinci ekranda kutucuklara doğru bilgileri girerek adım adım başvuruyu tamamlamaları gerekiyor. Doğrulama kodunun da ekranlara girilmesi sonrası YGS puanınız ve okul bilgileriniz ekrana gelecek. Adres ve telefon bilgilerinin eklenmesi sonrası PMYO başvuru merkezi ve başvuru tarihi seçiyorsunuz. Daha sonra ise PMYO yazılı sınav yerinizi seçimiyorsunuz.</p>
<div class="yaziads2">
<script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- eg720*90yaziici -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:728px;height:90px"
     data-ad-client="ca-pub-1270847663697808"
     data-ad-slot="1183485177"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>  
</div>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/pmyo-basvurulari-ve-taban-puanlari-aciklandi-mi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Emniyet Personeline Kadrosuzluk Tazminatı</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/emniyet-personeline-kadrosuzluk-tazminati.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/emniyet-personeline-kadrosuzluk-tazminati.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Apr 2015 22:04:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[2015 tazminat öğrenme]]></category>
		<category><![CDATA[Emniyet Personeline Kadrosuzluk Tazminatı]]></category>
		<category><![CDATA[emniyet tazminat]]></category>
		<category><![CDATA[polis tazminat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=7745</guid>

					<description><![CDATA[Emniyet Teşkilatı personeline kadrosuzluk tazminatı yolda işte ayrıntılar; &#160; Kabul edilen her kanunun içinde yer alana bazı ayrıntı kanunlarda yer almaktadır, işte bu kanunlardan birisi daha işte ayrıntılar; Kanunlardan birisi de 6638 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8217;dur. Bu kanunla iç güvenliğe [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emniyet Teşkilatı personeline kadrosuzluk tazminatı yolda işte ayrıntılar;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kabul edilen her kanunun içinde yer alana bazı ayrıntı kanunlarda yer almaktadır, işte bu kanunlardan birisi daha işte ayrıntılar;</p>
<p>Kanunlardan birisi de 6638 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun&#8217;dur. Bu kanunla iç güvenliğe yönelik birçok düzenleme getirilirken Emniyet Teşkilatı personeline ilişkin de son derece önemli yenilikler getirilmiştir. Getirilen düzenlemelerden birisi de kadrosuzluk tazminatıdır. Bu tazminatın kimlere, ne zamana kadar ve hangi tutarlarda ödeneceği ile getiriliş mantığını izah etmeye çalışacağız. Kadrosuzluk tazminatı nedir ve hangi oranlarda ödenmektedir?</p>
<p>Kadrosuzluk tazminatı personel sistemine yeni getirilen bir düzenleme değildir.</p>
<p>Ancak, bu tazminatın çok yaygın bir kullanım alanı da bulunmamaktadır. Bu düzenleme, sadece 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu&#8217;nda bulunmakta olup, askeri personelden bazılarının re&#8217;sen emekliliklerinde uygulandığını görüyoruz. Bu çerçevede kadrosuzluk tazminatının 926 sayılı Personel Kanunu&#8217;nun 49&#8217;uncu maddesinde detaylı bir şekilde düzenlendiğini görüyoruz.</p>
<p>Bu maddeye göre; &#8220;&#8230;&#8230;Kadrosuzluk nedeniyle yaş haddinden önce emekliye sevk edilen albay, yarbay, binbaşı ve yüzbaşılara, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren, orgeneral aylığının (ek gösterge dahil); yüzbaşılara % 30&#8217;u, binbaşılara % 50&#8217;si, yarbaylara % 55&#8217;i, albaylara % 70&#8217;i, tuğgeneral-tuğamirallere % 75&#8217;i, tümgeneral-tümamirallere % 80&#8217;i, korgeneral-koramirallere % 90&#8217;ı, orgeneral-oramirallere % 100&#8217;ü oranında kadrosuzluk tazminatı rütbelerinin ve makamının yaş haddinden az olmamak üzere 65 yaşına kadar olan sürede Emekli Sandığı&#8217;nca ödenir. Ancak bu suretle verilecek emekli aylığı ve kadrosuzluk tazminatının toplamı, Silahlı Kuvvetler&#8217;de görevli aynı rütbedeki bütün emsalinden en az istihkak, tazminat ve aylık alanın eline geçenden fazla olamaz. Emekli Sandığı, 3 aylık devreler halinde bu meblağı faturası karşılığında Hazine&#8217;den tahsil eder. Bu tazminatlar vergiye tabi değildir ve yaş haddinden önce ölenlerin varislerine intikal etmez&#8230;.&#8221;</p>
<p>İşte bu düzenleme esas alınarak 6638 sayılı Kanun&#8217;la emniyet personeline de kadrosuzluk tazminatı getirilmiştir. Bu kanunun 22&#8217;nci maddesi ile 3201 sayılı Kanun&#8217;un 55&#8217;inci maddesi tamamen değiştirilmiş ve maddeye kadrosuzluk tazminatı da ilave edilmiştir.</p>
<p>Bu maddeye göre;</p>
<p>1- Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulu&#8217;nun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler.</p>
<p>2- Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerinin bulundukları rütbedeki en fazla bekleme süresi altı yıldır. Bu süre sonunda bir üst rütbeye veya meslek derecesindeki göreve atanamayanlar, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulu&#8217;nun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler.</p>
<p>İşte kadrosuzluk tazminatı, kadrosuzluk nedeniyle Yüksek Değerlendirme Kurulu&#8217;nun teklifi ve İçişleri Bakanı&#8217;nın onayı ile emekliye sevk edilenlere ödenmektedir. Kendi istekleriyle emekliye sevk edilenler bu haktan yararlanamazlar. <div class="yaziads1">
 <script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- egit300*280 -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-1270847663697808"
     data-ad-slot="3079020777"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>  
</div>
<p>Ayrıca, bu maddede kadrosuzluk tazminatı ile ilgili şu ifadeleri görüyoruz; &#8220;&#8230;.On dokuzuncu ve yirminci fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilenlere, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının (ek gösterge dahil); Emniyet Amirlerine % 110&#8217;u, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine % 120&#8217;si, Üçüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine % 130&#8217;u, İkinci Sınıf Emniyet Müdürlerine % 140&#8217;ı, Birinci Sınıf Emniyet Müdürlerine % 150&#8217;si oranında kadrosuzluk tazminatı, rütbelerinin ve makamının yaş haddinden az olmamak üzere altmış yaşına kadar olan sürede Sosyal Güvenlik Kurumu&#8217;nca ödenir.</p>
<p>Verilecek emekli aylığı ve kadrosuzluk tazminatı toplamı, Genel Müdürlük&#8217;te aynı kadrodaki emsaline kadrosuna bağlı olarak mali haklar kapsamında yapılan toplam ödemeyi geçemez. Bu tazminat, vergiye tabi değildir ve yaş haddinden önce ölenlerin varislerine intikal etmez. Kadrosuzluk tazminatı, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı&#8217;nca üçer aylık devreler halinde faturası karşılığında Hazine&#8217;den tahsil edilir&#8221; hükmüne yer verilmiştir.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/emniyet-personeline-kadrosuzluk-tazminati.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pomem Başvuruları Değişti Tıkla Öğren</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-basvurulari-degisti-tikla-ogren.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-basvurulari-degisti-tikla-ogren.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 04 Apr 2015 22:44:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[polis alımları]]></category>
		<category><![CDATA[Pomem Başvuruları Değişti Tıkla Öğren]]></category>
		<category><![CDATA[pomem şartları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=7691</guid>

					<description><![CDATA[POMEM başvuru şartları baştan aşağı değişti İç Güvenlik paketi, 4 Nisan 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. işte değiştirilen maddeler Eski hüküm En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar ile askerliğini yapmış 30 yaşından gün almamış [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>POMEM başvuru şartları baştan aşağı değişti</p>
<p>İç Güvenlik paketi, 4 Nisan 2015 tarihi itibariyle yürürlüğe girdi. işte değiştirilen maddeler</p>
<p>Eski hüküm</p>
<p>En az dört yıllık yükseköğretim kurumlarından veya bunlara denkliği kabul edilen yurt dışındaki yükseköğretim kurumlarından mezun olup, sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar ile askerliğini yapmış 30 yaşından gün almamış erkek adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, altı aydan az olmamak üzere polis meslek eğitimine alınırlar.</p>
<p>Yeni hüküm</p>
<p>&#8220;Lisans mezunlarından Kamu Personeli Seçme Sınavında Bakanlıkça belirlenecek taban puanı almış olanlar arasından sınavın yapıldığı yılın 31 Aralık tarihi itibarıyla otuz yaşından gün almayan erkek ve kadın adaylar arasından yönetmelikle belirlenecek şartları taşıyanlar ve sınavda başarılı olanlar polis meslek eğitim merkezlerine alınırlar.&#8221;</p>
<p>DEĞERLENDİRME</p>
<p>1- Daha önce sınav tarihi itibariyle aranan yaş şartı artı 31 Aralık itibariyle aranacaktır.</p>
<p>2- Daha önce 28 yaşından gün almamış olmak olarak aranan yaş şartı, 30 yaşından gün almamış olmak olarak aranacaktır.</p>
<p>3- POMEM&#8217;lerdeki eğitim süresinin en az 6 ay olma zorunluluğu kaldırılmıştır.</p>
<p>POMEM&#8217;E EK OLARAK POLİS AMİRLERİ EĞİTİM MERKEZİNE DE KPSS&#8217;YLE ALIM YAPILACAK</p>
<p>İç güvenlik paketiyle Güvenlik Bilimleri Fakültesi, Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne dönüştürülmüştür Bu konuda da kanun ile yeni bir düzenleme yapılmış ve Polis Amirleri Eğitimi Merkezi Müdürlüğüne KPSS ile 2020 yılına kadar sınavla öğrenci alınması hüküm altına alınmıştır. Kanunda yer alan hüküm şu şekildedir:</p>
<p>MADDE 45- 4652 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. <div class="yaziads1">
 <script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- egit300*280 -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-1270847663697808"
     data-ad-slot="3079020777"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>  
</div>
<p>&#8220;GEÇİCİ MADDE 9- 1/1/2020 tarihine kadar Emniyet Teşkilatının ilk kademe amir ihtiyacını karşılamak üzere, lisans mezunları arasından Kamu Personeli Seçme Sınavında Bakanlıkça belirlenecek taban puanı almış olup yönetmelikle belirlenecek diğer şartları taşıyanlar ve yapılacak sınavda başarılı olanlar, Polis Amirleri Eğitimi Merkezinde bir eğitim-öğretim dönemi özel eğitime tabi tutulabilirler. Bu öğrenciler Akademi bünyesinde ücretsiz iaşe edilir, yatırılır, sağlık giderleri ve yönetmelikle tespit edilecek ihtiyaçları Devlet tarafından karşılanır ve bunlara harp okullarında bulunan askeri öğrencilere ödenen miktarda harçlık ödenir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-basvurulari-degisti-tikla-ogren.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>POMEM Açıklaması Emniyetten Geldi</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-aciklamasi-emniyetten-geldi.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-aciklamasi-emniyetten-geldi.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cenk Hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2015 22:09:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[2015 POMEM alımları sorunu]]></category>
		<category><![CDATA[emniyetten POMEM açıklaması geldi]]></category>
		<category><![CDATA[POMEM açıklaması]]></category>
		<category><![CDATA[pomem için büyük sorun ortaya çıktı]]></category>
		<category><![CDATA[Pomem sorunu açıklandı]]></category>
		<category><![CDATA[sınavı kazananlar göreve başalmayacak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=7047</guid>

					<description><![CDATA[İptal Edilen POMEM Sınavı ile İlgili Açıklama GELDİ! Emniyet, yaptığı açıklamada, davayı kazanan 22 kişinin yedek planlamasının fiili ve hukuki imkansızlıktan dolayı yapılmayacağını belirtti. İŞTE EMNİYET  YAPTIĞI AÇIKLAMA Emniyet Teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak amacıyla; 22 Aralık 2014-09 Ocak 2015 tarihleri arasında yapılan seçme ve değerlendirme işlemleri neticesinde asil ve yedek sıradan başarılı olan adayların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<blockquote><p>İptal Edilen POMEM Sınavı ile İlgili Açıklama GELDİ!</p>
<p>Emniyet, yaptığı açıklamada, davayı kazanan 22 kişinin yedek planlamasının fiili ve hukuki imkansızlıktan dolayı yapılmayacağını belirtti.</p>
<p><strong>İŞTE EMNİYET  YAPTIĞI AÇIKLAMA</strong></p>
<p>Emniyet Teşkilatının polis memuru ihtiyacını karşılamak amacıyla; 22 Aralık 2014-09 Ocak 2015 tarihleri arasında yapılan seçme ve değerlendirme işlemleri neticesinde asil ve yedek sıradan başarılı olan adayların planlamaları, başarı sırası ve okul kontenjanları göz önünde bulundurularak POMEM Müdürlüklerine yapılmış olup 14. dönem polis meslek eğitimi 26 Ocak 2015 tarihinde başlatılmıştır.</p>
<p>13. dönem polis meslek eğitimleri için 21-27 Ekim 2013 tarihleri arasında yapılan değerlendirme ve seçme işlemleri neticesinde yedek sıradan başarılı olan ancak planlaması yapılmayan adayların 31/10/2013 tarihli Genel Müdürlük Makam Onayı ile 14. dönem polis meslek eğitimleri için yedek olarak planlaması Genel Müdürlükçe uygun görülmüştür. Ancak bu idari işlemin Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliğine açıkça aykırı olmasından dolayı söz konusu yedek adayların, yedek adaylık statülerinin sonlandırılması 24/04/2014 tarihli Genel Müdürlük Makam Oluru ile uygun görülmüştür.</p>
<p>Yapılan bu işleme karşı yedek adaylık statüleri sonlandırılan adaylar tarafından 697 (altıyüzdoksanyedi) idari dava açılmış ve açılan davalar neticesinde 467 (dörtyüzatmışyedi) &#8220;Davanın Reddine&#8221;, 22 (yirmiiki) &#8220;Dava Konusu İşlemin İptaline&#8221; karar verilmiş ve 230 (ikiyüzotuz) dava derdest durumdadır.</p>
<p>Bu kapsamda; &#8220;Dava Konusu İşlemin İptaline&#8221; hükmeden idare mahkemesi kararlarının uygulanması ile ilgili olarak; Hukuk Müşavirliğinden alınan 18/02/2015 tarihli yazıda, bu adayların 14. döneme asil olarak değil yedek olarak planlamalarının yapılması gerektiği yolunda görüş bildirilmiştir.  <div class="yaziads1">
 <script async src="//pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>
<!-- egit300*280 -->
<ins class="adsbygoogle"
     style="display:inline-block;width:336px;height:280px"
     data-ad-client="ca-pub-1270847663697808"
     data-ad-slot="3079020777"></ins>
<script>
(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
</script>  
</div>
<p>Polis Meslek Eğitim Merkezleri Giriş Yönetmeliğinin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrası &#8220;Polislik mesleğine hazırlık eğitiminin başladığı günden itibaren yedi gün geçtikten sonra kontenjan doldurulmamış olsa dahi yedek aday çağrılmaz&#8221; hükmü gereği, 14. dönem için son yedek planlaması 01/02/2015 tarihli Genel Müdürlük Oluru ile yapılmıştır. Bu nedenle, anılan Mahkeme kararlarının hukuki ve fiili imkansızlık nedeni ile uygulanamamasından dolayı yedek adaylık statüleri 03/03/2015 tarihli Emniyet Genel Müdürlüğü ONAY&#8217;ı ile sonlandırılmıştır.</p>
<p>İLANEN DUYURULUR.</p>
<p>&nbsp;</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-aciklamasi-emniyetten-geldi.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Polis Alımında Yaş Sınırı 2014</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/polis-aliminda-yas-siniri-2014.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/polis-aliminda-yas-siniri-2014.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan hoca]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 29 Nov 2014 09:35:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[polis yaş sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[polislik yaş sınırı 2014]]></category>
		<category><![CDATA[pomem]]></category>
		<category><![CDATA[pomem yaş sınır kaça düştü]]></category>
		<category><![CDATA[pomem yaş sınırı]]></category>
		<category><![CDATA[pomem yaş sınırı değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[pomemde yapılan değşiklikler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=4025</guid>

					<description><![CDATA[Mecliste görüşülen  Kanun tasarısında, POMEM&#8217;e öğrenci alımında uygulanan yaş sınırı değişlik yapıldı. GEÇERLİ OLAN DÜZENLEME Alt limit dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından veya bunlara denk olduğu kabul edilen yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olup, sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar ile askerliğini tamamlamış 30 yaşından gün almamış erkek adaylar arasında yapılacak [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mecliste görüşülen  Kanun tasarısında, POMEM&#8217;e öğrenci alımında uygulanan yaş sınırı değişlik yapıldı.</p>
<p><b>GEÇERLİ OLAN DÜZENLEME</b></p>
<p>Alt limit dört yıllık yüksek öğretim kurumlarından veya bunlara denk olduğu kabul edilen yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olup, <b>sınav tarihi itibarıyla 28 yaşından gün almayan erkek ve bayanlar</b> ile askerliğini tamamlamış 30 yaşından gün almamış erkek adaylar arasında yapılacak seçme sınavında başarılı olanlar, altı aydan az olmamak üzere polis meslek eğitimi almaya hak kazanırlar.</p>
<p><b>TASARIDAKİ DÜZENLEME</b></p>
<p>Lisans mezunlarından Kamu Personeli Seçme Sınavında Bakanlık tarafından belirlenecek taban puanı almış olanlar arasından <b>sınavın yapıldığı yılın 31 Aralık tarihi itibarıyla yirmi altı yaşından gün almayan </b>erkek ve kadın adaylar arasından yönetmelikle belirlenecek şartları taşıyanlar ve sınavda başarılı olanlar polis meslek eğitim merkezlerine alınırlar.</p>
<p><b>YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER</b></p>
<p>1- Askerliğini yapmış olanlar için farklı bir yaş sınırı tespitinden vazgeçiliyor.</p>
<p>2- Sınav tarihi itibariyle 28 yaşından gün olmamış olmak şartı, sınavın yapıldığı yılın 31 Aralık tarihi itibariyle 26 yaşından gün almamış olmak değiştirilmektedir. Bu düzenlemeyle, Emniyet Genel Müdürlüğü, adayların beklentisinin aksine yaş sınırını düşürmektedir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/polis-aliminda-yas-siniri-2014.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2013 PMYO Yazılı Sınav Başvuru Tarihleri Şartları ve Ücreti</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/2013-pmyo-yazili-sinav-basvuru-tarihleri-sarlar-ve-ucreti.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/2013-pmyo-yazili-sinav-basvuru-tarihleri-sarlar-ve-ucreti.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egitim-Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 25 May 2013 09:28:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[2013 PMYO Başvuru Ücreti]]></category>
		<category><![CDATA[2013 PMYO Yazılı Sınav]]></category>
		<category><![CDATA[PMYO Başvuru Şartları]]></category>
		<category><![CDATA[PMYO Başvuru Tarihleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=2061</guid>

					<description><![CDATA[2013 PMYO Yazılı Sınav,PMYO  Başvuru Tarihleri,PMYO  Başvuru  Şartları,2013 PMYO  Başvuru Ücreti ve daha detaylı bilgiler yazımızın devamındadır.. 2013 PMYO mülakatlarında başarılı olan adaylar için  ÖSYM’nin yapacağı yazılı sınavın başvuruları 20 Mayıs 2013 tarihinden itibaren başlamış olup  Başvurular 4 Haziran 2013′e kadar devam edecektir. 2013 PMYO sınav Nerede Ne Zaman Yapılacak ? 2013 Polis Akademisi Polis Meslek Yüksekokulları Öğrenci Adaylığı Sınavı(2013-PMYO), 30 [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2013/05/2013-Pmyo-Sınav-yazılı-sınav-başvuru-tarihleri.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-2067" alt="2013-Pmyo-Sınav-yazılı sınav başvuru tarihleri" src="http://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2013/05/2013-Pmyo-Sınav-yazılı-sınav-başvuru-tarihleri.jpg" width="259" height="183" /></a>2013 PMYO Yazılı Sınav,PMYO  Başvuru Tarihleri,PMYO  Başvuru  Şartları,2013 PMYO  Başvuru Ücreti ve daha detaylı bilgiler yazımızın devamındadır..<span id="more-2061"></span></p>
<p><strong>2013 PMYO</strong> mülakatlarında başarılı olan adaylar için  ÖSYM’nin yapacağı yazılı sınavın başvuruları<strong> 20 Mayıs 2013 </strong>tarihinden itibaren başlamış olup  Başvurular <strong>4 Haziran 2013′e</strong> kadar devam edecektir.</p>
<p><strong>2013 PMYO sınav Nerede Ne Zaman Yapılacak ?</strong></p>
<p><b>2013 Polis Akademisi Polis Meslek Yüksekokulları Öğrenci Adaylığı Sınavı</b><b>(2013-PMYO</b>), <b>30 Haziran 2013</b> tarihinde; Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Malatya, Niğde, Samsun, Sivas, Trabzon, Van ve Zonguldak illerinde yapılacaktır. Sınav, saat 09.30’da başlayacak ve 2 saat sürecektir.</p>
<p><strong>PMYO Sınav ücretleri hangi bankalara ve kurumlara yatırılabilecek ?</strong></p>
<p>Polis Akademisi Başkanlığı tarafından yapılan mülakat sınavını başarılı olarak yazılı sınava girmeye hak kazanan adaylar sınav ücreti olarak <b>20 Mayıs- 4 Haziran 2013</b> <strong>tarihleri arasında</strong>, Akbank, Denizbank, T. Halk Bankası, T. Vakıflar Bankası, Kuveyt Türk Katılım Bankası, Türk Ekonomi Bankası, T.C. Ziraat Bankasının tüm şubeleri ve<i> İnternet</i> bankacılığı aracılığıyla ve PTT İş Yerlerinden ÖSYM adına 50,00 TL yatıracaklardır. Sınav ücreti ÖSYM’nin internet sayfasında yer alan “ÖDEMELER” alanından kredi kartı/banka kartı ile de yatırılabilecektir. <em>Mülakat sınavını başaramadığı hâlde yazılı sınav ücretini yatıran adaylar ile mülakat sınavını başarıp yazılı sınav ücretini yatırdığı hâlde sınava girmeyen veya birden fazla sınav ücreti yatıran adayların yatırdıkları ücret iade edilmeyecektir</em>. Yazılı sınav ücretini <b>süresi içinde</b> yatırmayan adaylar yazılı sınava alınmayacaklardır.</p>
<p>Polis Akademisi Başkanlığı tarafından yapılan mülakat sınavını başararak sınav ücretini yatıran her aday için ÖSYM tarafından, adayların hangi bina ve salonda sınava gireceklerini, sınav tarihini ve saatini gösteren Sınava Giriş Belgesi ayrıca düzenlenecektir.</p>
<p><strong>Sınav giriş yerleri:</strong></p>
<p>Adaylar Sınava Giriş Belgelerini, <b>24 Haziran 2013</b> günü saat 14.00’ten itibaren ÖSYM’nin <b><a href="https://ais.osym.gov.tr" target="_blank">https://ais.osym.gov.tr</a> </b>internet adresinden T.C. Kimlik Numarası ve aday şifresi ile edinecektir. Hiçbir aday Sınava Giriş Belgesinde yazılı olan salondan başka bir yerde sınava giremez. Sınava Giriş Belgesinde yazılı olan salondan başka bir yerde sınava giren adayın sınavı geçersiz sayılır. Sınava girilecek binanın, adres bilgisini teyit etmek amacı ile önceden gidip görülmesi sınav günü adaya kolaylık sağlayacaktır. Sınava Giriş Belgesi adayların adreslerine ayrıca gönderilmeyecektir. Bu belgelerini kaybeden adaylar tekrar <i>İnternet</i>’ten edinebileceklerdir.<b></b>Adaylar <i>İnternet</i>’ten edinecekleri bu belgelerin renkli ya da siyah beyaz çıktılarını sınavda yanlarında bulundurmak zorundadır. Belgenin ön yüzündeki ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler hariç ön ve arka yüzünde herhangi bir yazı, resim, işaret vb. bulunmamalıdır. Sınava Giriş Belgesinin ön yüzündeki ÖSYM tarafından belirlenmiş bilgiler hariç ön ve arka yüzünde herhangi bir yazı, resim, işaret vb. bulunan adayın sınavı geçersiz sayılacaktır.</p>
<p><strong><em>Adaylar sınava, internetten edinecekleri Sınava Giriş Belgesi ve nüfus cüzdanı/süresi geçerli pasaportu ile kabul edilecektir.</em></strong> Nüfus cüzdanı veya pasaport dışında, zorunlu askerlik görevini ifa eden er/erbaşlar ile askerî öğrenciler için askerî kimlik belgesi (Bu özel durum, muvazzaf askerler için geçerli değildir.), Türk vatandaşlığından izin ile ayrılanlar ve bunların kanuni mirasçılarına ait Pembe/Mavi Kartlar kabul edilecektir. Bunların dışındaki, sürücü belgesi, meslek kimlik kartları vb. diğer tüm belgeler sınava giriş için geçerli belgeler sayılmayacaktır. Nüfus cüzdanında soğuk damga basılı olmalı, adayın güncel bir fotoğrafı ve T.C. Kimlik Numarası bulunmalı, pasaportun süresi geçerli olmalıdır. Üzerinde soğuk damga, güncel bir fotoğraf veya T.C. Kimlik Numarası bulunmayan nüfus cüzdanları ile geçerlilik süresi bitmiş pasaportlar kabul edilmeyecektir. Bir aday bu belgeleri yanında olmadığı hâlde Sınav Merkezi Koordinatörlerinin, ÖSYM Temsilcilerinin, bina veya salon görevlilerinin kararıyla herhangi bir salonda sınava alınmış olsa bile, bu adayın sınavı ÖSYM Yönetim Kurulunca geçersiz sayılacaktır.<b></b></p>
<p>Sınav için gerekli olan iki adet kurşunkalem, silgi, kalemtıraş, peçete ve şeker her bir aday için ÖSYM tarafından temin edilecektir. Tüm adaylar ÖSYM’nin internet sitesinde yayımlanan “<b>Sınav Uygulamalarına İlişkin Güvenlik Tedbirleri</b>”ne ve sınavda adayların uyması gereken kurallar, yanlarında bulundurmaları ve bulundurmamaları gereken belge ve eşyaların belirtildiği, 26 Eylül 2012 tarihli ve 28423 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Adayların ve Sınav Görevlilerinin Sınav Binalarına Giriş Koşullarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uymak zorundadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sınav binaları/salonları ÖSYM tarafından kurulacak güvenlik kameraları ile izlenecektir. Kamera kayıtları gerektiğinde kanıt olarak kullanılabilecektir.<b></b></p>
<p>Sınavda adaylara, ortaöğretim düzeyinde <b>Genel Yetenek ve Genel Kültür </b><b>Testi </b>uygulanmaktadır. Test, beş seçenekli çoktan seçmeli 120 sorudan oluşmaktadır. Testteki konular ve ağırlıkları aşağıda açıkladıgımız  şekilde olacaktır:<b></b></p>
<p><b>Genel Yetenek:</b>Türkçe (%30), Matematik (%30)</p>
<p><b>Genel Kültür: </b>Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi (%10), Türkiye ve Dünya Coğrafyası (%10), Temel Yurttaşlık Bilgisi (%10), Güncel ve Kültürel Konular (%10)</p>
<p>sınava giren Adaylar testteki soruların cevaplarını optik okumaya elverişli cevap kağıtlarına işaretleyecekler, cevap kağıtları ÖSYM’de optik okuyucu ile okunacak ve bilgisayar ortamında değerlendirilecektir.</p>
<p>Değerlendirmede doğru ve yanlış cevapların sayısı belirlenerek, doğru cevap sayısından yanlış cevap sayısının dörtte biri çıkarılarak adayın almış olduğu ham puan bulunacaktır. Testteki sorulardan herhangi biri, biçimsel veya bilimsel bir nedenle ÖSYM tarafından “geçersiz” sayıldığı takdirde bu soru, ilgili testte en az bir işareti bulunan tüm adaylar için doğru cevaplanmış kabul edilecektir.(yani klasik hesaplama usulü kullanılacaktır)</p>
<p><em><strong>Yazılı Sınav sonuçları ÖSYM’nin İnternet sayfasından adaylara duyurulacak, adayların adreslerine postalanmayacaktır.</strong></em></p>
<p>Sınav sonucunun incelenmesini isteyen adaylar, sonuçların ÖSYM tarafından elektronik ortamda açıklanmasından itibaren en geç 10 gün içinde, ÖSYM’nin <i>İnternet</i> sayfasında yer alan “<b>Adaylar Tarafından Dilekçe Gönderilmesi</b>” konulu duyuru doğrultusunda <b>Genel Amaçlı Dilekçe </b>örneğini kullanarak ÖSYM’ye başvurmalıdırlar.  Sınav sorularına ilişkin itirazlar ise, sınav tarihinden itibaren 3 gün içerisinde aynı şekilde yapılmalıdır. Bu adayların inceleme masrafları karşılığı,  ÖSYM’nin T.C. Ziraat Bankası Ankara Güvenevler Şubesi 6028011-5013 numaralı hesabına (IBAN NO : TR 070001000830060280115013) 5,00 TL yatırdıklarını gösteren dekontunu dilekçelerine eklemeleri gerekir. Dilekçe ÖSYM Sınav Hizmetleri Daire Başkanlığı 06538 Bilkent/Ankara adresine ulaştırılmalıdır. ÖSYM süresi içinde yapılan itirazları inceleyecek, sonuçlarını adaylara ve gerektiğinde ilgili kuruma 10 gün içerisinde posta ile bildirecektir. Süresi geçtikten sonra yapılan itirazlar ile üzerinde adayın T.C. Kimlik Numarası, adresi, evrak referans numarası vb. bilgiler yazılı olmayan, imzalanmamış dilekçeler işleme alınmayacaktır. Süre hesabında ÖSYM Genel Evrak kaydına giriş tarihi esas alınacaktır. ÖSYM aday dilekçelerini ÖSYM’nin <b>https://ais.osym.gov.tr </b><i>İnternet</i> adresinden alabilecek ve/veya adayların vermiş olduğu dilekçeleri <b>https://ais.osym.gov.tr </b><i>İnternet</i> adresinden cevaplayabilecektir.</p>
<p>6114 sayılı Yasa gereğince sınavlarda kullanılan soru kitapçıkları sınav sonuçlarının ilanından 6 ay sonra, cevap kâğıtları ise 1 yıl sonra imha edilir.</p>
<p>ÖSYM’de bulunan her türlü sınav evrakının aslı veya sureti, yargı organlarının aksi kararları olmadıkça, aday dâhil hiçbir kişi ya da kuruma gösterilmez ve verilmez.</p>
<p>ÖSYM Aday İşlemleri Sistemine erişim için şifresini unutan adaylar, başvuru merkezlerine nüfus cüzdanı/süresi geçerli pasaportları ile şahsen başvurarak 2,00 TL ücreti karşılığında yeni şifrelerini edinebileceklerdir. Şifrenin edinilmesi ile ilgili ayrıntılı bilgi ÖSYM’nin <i>İnternet</i> sayfasında bulunmaktadır.</p>
<p>Sınava başvuran adaylar, sınavla ilgili düzenlemeleri ve ilgili mevzuatta yer alan düzenlemeleri kabul etmiş sayılırlar. Sınav kurallarına uymayan adaylara 6114 sayılı Kanun’a göre işlem yapılır. Sınavlarla ilgili her türlü açıklamanın, başvuruların ve sınav sonuçlarının adaylara duyurulması, ÖSYM’nin <i>İnternet</i> sayfasında yapılır. <i>İnternet</i> sayfasındaki duyurular adaylara tebliğ hükmündedir.</p>
[stextbox id=&#8221;alert&#8221; caption=&#8221;İlginizi Çekebilir&#8221;]
<p><strong>Pomem (polislik) sınavı (mülakatı) soru ve cevapları ve ÖNEMLİ TÜYOLAR</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/pomem-saglikpsikolji-ve-fiziki-sinav-mulakat-detayli-bilgi-videolu.html" target="_blank" rel="bookmark">Pomem (polislik) sağlık,psikolji ve fiziki sınav (mülakat) detaylı bilgi videolu</a></strong></p>
[/stextbox]
<p><strong> </strong></p>
[stextbox id=&#8221;info&#8221; bcolor=&#8221;1208f6&#8243;]
<ul>
<li><strong><em>Güncellemeleri ve yeni yazılarımızı <a href="http://www.facebook.com/Egitim.Dunyasi.net" target="_blank">facebook sayfamız</a>dan, <a href="https://twitter.com/Egitim_Dunyasi" target="_blank">Twitter sayfamız</a>dan veya <a href="https://plus.google.com/u/0/100928240427608724480/posts" target="_blank">google plus</a> sayfalarımızdan takip edebilirsiniz.</em></strong></li>
</ul>
<ul>
<li><strong>egitim-dunyasi.net olarak sizin için hazırladığımız yazımızla ilgili sorularınızı ve merak ettiklerinizi aşağıya yorum olarak yazabilirsiniz</strong></li>
</ul>
[/stextbox]
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/2013-pmyo-yazili-sinav-basvuru-tarihleri-sarlar-ve-ucreti.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>7</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>PMYO Yerleştirme Sonuçları 2012</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/pmyo-yerlestirme-sonuclari-2012.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/pmyo-yerlestirme-sonuclari-2012.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egitim-Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Sep 2012 09:10:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[2012 PMYO 1. YEDEK YERLEŞTİRME SONUCU]]></category>
		<category><![CDATA[2012 PMYO Sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[2012 polis meslek yüksek okulu sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[pmyo yedek yerleştirme sonuçları]]></category>
		<category><![CDATA[Pymo Sınav Sonuçları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=867</guid>

					<description><![CDATA[2012 polis meslek yüksek okulu sonuçları,Pymo Sınav Sonuçları,pmyo yedek yerleştirme sonuçları,2012 PMYO Sonuçları,2012 PMYO 1. yedek yerleştirme sonucu hakkında detaylı bilgiler yazımızın devamındadır. 2012 PMYO 1. YEDEK YERLEŞTİRME SONUCU Polis Meslek Yüksek Okullarına (PMYO) planlamaları yapılan asıl adaylardan süresi içerisinde okula kayıt yaptırmak için başvuruda bulunmayan ve istifa eden adayların yerlerine 1. Yedek Aday yerleştirmesi yapılmıştır. 1034 Erkek ve [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/pmyo-yerlestirme-sonuclari-2012.html"><img class="alignleft size-full wp-image-873" title="2012 PMYO 1. YEDEK YERLEŞTİRME SONUCU" src="http://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/09/2012-PMYO-1.-YEDEK-YERLEŞTİRME-SONUCU.jpg" alt="2012 PMYO 1. YEDEK YERLEŞTİRME SONUCU" width="200" height="130" srcset="https://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/09/2012-PMYO-1.-YEDEK-YERLEŞTİRME-SONUCU.jpg 200w, https://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/09/2012-PMYO-1.-YEDEK-YERLEŞTİRME-SONUCU-76x50.jpg 76w" sizes="(max-width: 200px) 100vw, 200px" /></a>2012 polis meslek yüksek okulu sonuçları,Pymo Sınav Sonuçları,pmyo yedek yerleştirme sonuçları,2012 PMYO Sonuçları,2012 PMYO 1. yedek yerleştirme sonucu hakkında detaylı bilgiler yazımızın devamındadır.<span id="more-867"></span></p>
<p><strong>2012 PMYO 1. YEDEK YERLEŞTİRME SONUCU</strong></p>
<p align="left">Polis Meslek Yüksek Okullarına (PMYO) planlamaları yapılan asıl adaylardan süresi içerisinde okula kayıt yaptırmak için başvuruda bulunmayan ve istifa eden adayların yerlerine 1. Yedek Aday yerleştirmesi yapılmıştır.</p>
<p>1034 Erkek ve 45 Bayan Adayın Planlaması Yapılmıştır. düzenlemesi yapılan adayların sınava başvuru yaptıkları polis meslek yüksek okuluna en kısa sürede (mesai saatleri içerisinde) gitmeleri gerekmektedir. Sonuçları  TC Kimlik Numaranızı girerek öğrenebilirsiniz. Polis Meslek Yüksek Okullarına (PMYO) planlamaları yapılan asıl adaylardan süresi içerisinde okula kayıt yaptırmak için başvuruda bulunmayan ve istifa eden adayların yerlerine 1. Yedek Aday yerleştirmesi yapılmıştır. <strong>2012 PMYO Sınav Sonuçlarını aşagıdaki ekrandanda sorgulayabilirsiniz&#8230;</strong><br />
<span style="color: #800000;">2012 PMYO Sonuçları Sorgulama Ekranı  : </span>egitim-dunyasi.net olarak yazımızla ilgili sorularınızı ve merak ettiklerinizi aşağıya yorum olarak yazabilirsiniz</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><iframe name="I1" src="http://pmyo.pa.edu.tr/" width="546" height="557"></iframe></p>
<p><span style="color: #800000;">2012 PMYO Sonuçları Sorgulama Ekranı :</span></p>
<p><strong style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-size: 16px;"><em><span style="color: #0000ff;">ekran açılmaz ise sonuçların adresi:<span style="color: #ff0000;"><a title="2012 PMYO Sonuçlar Yedek Yerleştirme" href="http://pmyo.pa.edu.tr/" rel="nofollow" target="_blank"><span style="color: #ff0000;">SONUÇLAR İÇİN TIKLAYINIZ</span></a></span></span></em></span></strong></strong></p>
<p><strong style="color: #ff0000;"><strong></strong>2012 PMYO Sınav Sonuçlarını Yukarıdaki Ekrandan Sorgulayabilirsiniz … </strong></p>
<p>egitim-dunyasi.net olarak yazımızla ilgili sorularınızı ve merak ettiklerinizi aşağıya yorum olarak yazabilirsiniz</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/pmyo-yerlestirme-sonuclari-2012.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pomem sağlık,psikolji ve fiziki sınav (mülakat) detaylı bilgi videolu</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-saglikpsikolji-ve-fiziki-sinav-mulakat-detayli-bilgi-videolu.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-saglikpsikolji-ve-fiziki-sinav-mulakat-detayli-bilgi-videolu.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egitim-Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2012 21:21:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[pomem fiziki sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[pomem fiziki yeterlilik mülakatı]]></category>
		<category><![CDATA[pomem psikolji sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[Pomem sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[pomem sağlık şartları]]></category>
		<category><![CDATA[pomem sağlık sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[psikolji ve fiziki sınav (mülakat) detaylı bilgi videolu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=598</guid>

					<description><![CDATA[pomem sağlık sınavı,pomem psikolji sınavı ,pomem fiziki sınavı, pomem fiziki yeterlilik mülakatı, pomem sağlık şartları ile ilgili detaylı bilgi ve video yazımızın devamındadır.. pomem sağlık,psikolji ve fiziki sınav (mülakat) videolu Sınav yeri ve tarihi planlamalarına ilişkin liste aday sıra numarasına görehazırlanacaktır.Adaylar değerlendirme ve seçme işlemine aday sıranumarasına göre alınacaktır. İlk aşamada kurul, adayı fiziki görünüşü,konuşma düzgünlüğü,emniyet teşkilatı sağlık yönetmeliğinde belirtilen hususlar aşağıdaki şartlar ile arşiv araştırması sonuçları doğrultusunda değerlendirme yapacaktır. Ön Sağlık Aşaması 1.Seyrek saçlar ve çok açık [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/08/Pomem-Başvuru-Yerleri-Müdürlükleri-ve-Adresleri-2012.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-567" title="Pomem sağlık,psikolji ve fiziki sınav (mülakat) detaylı bilgi videolu130*144" src="http://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/08/Pomem-Başvuru-Yerleri-Müdürlükleri-ve-Adresleri-2012.jpg" alt="Pomem sağlık,psikolji ve fiziki sınav (mülakat) detaylı bilgi videolu 2012 130*144" width="130" height="144" srcset="https://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/08/Pomem-Başvuru-Yerleri-Müdürlükleri-ve-Adresleri-2012.jpg 130w, https://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/08/Pomem-Başvuru-Yerleri-Müdürlükleri-ve-Adresleri-2012-45x50.jpg 45w" sizes="(max-width: 130px) 100vw, 130px" /></a>pomem sağlık sınavı,pomem psikolji sınavı ,pomem fiziki sınavı, pomem fiziki yeterlilik mülakatı, pomem sağlık şartları ile ilgili detaylı bilgi ve video yazımızın devamındadır..</p>
<p><span id="more-598"></span></p>
<p><em><strong>pomem sağlık,psikolji ve fiziki sınav (mülakat) videolu</strong></em></p>
<p><strong><span style="color: #600000;">Sınav yeri ve tarihi planlamalarına ilişkin liste aday sıra numarasına görehazırlanacaktır.Adaylar değerlendirme ve seçme işlemine aday sıranumarasına göre alınacaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #600000;">İlk aşamada kurul, adayı fiziki görünüşü,konuşma düzgünlüğü,emniyet teşkilatı sağlık yönetmeliğinde belirtilen hususlar aşağıdaki şartlar ile arşiv araştırması sonuçları doğrultusunda değerlendirme yapacaktır.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #600000;"><strong><span style="color: #ff0000;">Ön Sağlık Aşaması</span></strong></span></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;">1.Seyrek saçlar ve çok açık olmayan saçlar öğrenciliğe kabul edilir. örnek ; http://www.sacekimiresim.com/yazi/sac-dokulmesi-sebepleri</span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;">Çoklu resimde 4-5-6 gibi kelliği olanlar kabul edilmez.(Hamilton skalası)</span></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">2. Yüzde 5 metreden bakıldığında eşgal belirleyici nitelikte olabilecek iziolanların elenmesi</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">3. Yarık damak ve yarık dudak mevcudiyedi veya ameliyatlı olanların elenmesi</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">4. Renk körlüğünün muayene edilmesi kısmi veya tam renk körlüğü var iseelenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">6. Kulakta eşgal belirleyici yada fonksiyon kaybına sebep olacak nitelikteşekil bozuklukları olanların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">7. Kekemelik yada benzeri konuşma bozukluğu olanların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">8. Ağız ve diş sağlığı; Bu sisteme ait konjenital anormali ,kronik ve ilerleyicihastalığı işlevsel konuşma bozukluğu olanların elenmesi..</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">20 yaş dişleri hariç en fazla 5 ve 5den fazla eksikliği olan adayların elenmesi. 5 ve 5&#8217;ten fazla eksikliğini sabit protezle yaptıran adayların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Ayrıca ortodonti tedavisi olanlar kabul edilir.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">ön dişler sağ üst 1,2,3 &#8211; sol üst 1,2,3 -sağ alt 1,2,3 sol alt 1,2,3 eksiksiz ve protezsiz olacak.ön dişlerde eksik yada protezle düzeltme tespit edildiği takdirde adayların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">9. Boyunda tiroid ameliyatına bağlı iz varlığında elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">10. Solunum yada dolaşım sistemine ait geçirilmiş ameliyat izi barlığında elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">11 . Göğüs yada sırtta kendi kendine zarar vermesi sonucu veya isim yada şekil çizmek yoluyla oluşmuş izlerin elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">12. Göğüs kafesine ait gözle görülebilir ileri derecedeki şekil bozukluğu olanların elenmesi..</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">13. Kambur olanların vb elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">14. Her 2 kol ,ön kol ve parmaklarda fonksiyon kaybı,şekil bozukluğu,kısmi yada tüm uzuv kaybı,uzunluk kısalık olanların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">15. Kollarında ve ellerde kendi kendine zarar verme sonucu veya isim yada şekil çizmek yoluyla oluşmuş izlerin ve tırnak yeme alışkanlığı olanların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">16. Yazlık üniforma giyildiğinde açıkta kalan yerlerde 5 metreden eşgal belirleyici olduğu tespit edilen her türlü izi olanların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">17 . Vücudunun herhangi bir yerinde cilt üstü veya altında metal cisimtaşıyanların elenmesi (piercing,çivi vs materyal)</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">18. Her iki uyluk,diz,bacak,ayaklarda kendi kendine zarar verme sonucu isimyada şekil çizmek sonucu oluşmuş izler elenemesi</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">19. Vücudun neresinde olursa olsun her türlü kalıcı dövme ve benzeri kalıcıuygulamaları olanların elenmesi</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">20. Tüm vücuda bakılarak cilde ait kronik ve ilerleyici hastalığı olanların elenmesi. (psöryazis,vitiligo vb.)</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">21. Vücutta veya ellerde tremoru olanların elenmesi.</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #400040;">Kuruldaki psikolog,doktor ve diğer üyeler, adayın mülakat sırasında verdiğicevapların ,beden dilinin ,mimik ve jestlerinin herhangi bir psikolojik-patolojik belirtisi olup olmadığının değerlendirilmesi,ileri tetkikgerektirmeyen basit muayene ile saptanıp,gözle görülebilen uzuvlarınfonksiyon kaybı,şekil bozukluğu,hastalık sekelleri,geçirilmiş ameliyat izleriile ilgili bulguları tüm vucut üzerinde araştırılıp tespit edilmesisorumluluğunu taşımaktadırlar.egitim-dunyasi.net olarak yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz</span></strong></span></strong></span></strong></span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">FİZİKİ YETERLİK AŞAMASI</span></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #200000;">BAŞLAMA KOŞUSU: Aday başlangıç noktasından çık komutu ile birlikte jimnastik sırasına kadar koşacaktır.</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span><strong><span><span><strong><span><span><span><span style="color: #200000;">1.SIÇRAMA( JİMNASTİK SIRASI): aday, 5 kez sağa sola sıçrama hareketiyapacaktır. Sıçrama sırasında boyu yani uzunlamasına oluyor 2,5 metre,yüksekliği 40 cm ve genişliği 20cm olacaktır.</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span><strong><span><span><strong><span><span><span><span style="color: #200000;">2. MEKİK: Aday, minderin üzerine sırt üstü yatarak, mindere yapışık vaziyette, eller ensede olacak şekilde 5 defa mekik hareketi yapacaktır.</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span><strong><span><span><strong><span><span><span><span style="color: #200000;">3. ŞINAV:Aday, vücudu dik vaziyette sadece kollarını kırmak suretiyle 5 adetşınav çekecektir.</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span><strong><span><span><strong><span><span><span><span style="color: #200000;">4. TOP MEKİĞİ: Aday, iki nokta arasında yerde duran sağlık toplarına 3 kez dokunacaktır.</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span><strong><span><span><strong><span><span><span><span style="color: #200000;">5.DÜZ TAKLA : Top mekiğini tamamlayan aday, yer minderinde öne doğru 2 defa takla atacaktır.</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span><strong><span><span><strong><span><span><span><span style="color: #200000;">6.DENGE ALETİNDE YÜRÜME: Düz takla hareketini yapan aday, denge aletineçıkarak sonuna kadar yürüyecektir. Denge aletinden düşen aday, kaldı yerden alete çıkarak hareketine devam edebilir. Denge aleti 5 metreuzunluğunda, 70 cm yüksekliğinde ve 10 cm genişliğinde olacaktır.</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span><strong><span><span><strong><span><span><span><span style="color: #200000;">7. ATLAMA BEYGİRİ: Koşuyu bitiren aday bitiş çizgisinde bulunan atlama beygiri üzerinden atlayacaktır.egitim-dunyasi.net olarak yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz</span></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Açıklamalar:</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #004000;">**Fiziki yeterlilik sınavında engellerden herhangi birini terk eden aday 0puan almış sayılır ve elenir.</span></strong></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><span style="color: #004000;">** Jimnastik sırası,mekik,şınav ve top mekiği hareketlerinden herhangi birinnde eksik hareket yapan adayın bitirme süresine her bir eksik için 2 saniye ilave edilecektir.</span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #004000;">**Düz takla hareketini eksik yapan adayın bitirme süresine her bir takla için3 saniye ilave edilecektir.</span></strong></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #004000;">** Denge aletinde yürüme hareketini tamamlayamayan adayın bitirmesüresine 6 saniye ilave edilecektir.Aday kaldığı yerden devam edip tamamlarsa süre eklemesi yapılmayacaktır.</span></strong></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #004000;">** Atlama beygiri üzerinden geçemeyen adayın bitirme süresine 6 saniyeilave edilecektir. Atlama beygirinden geçiş şekli serbesttir.Dokunma kabul edilmeyecektir.</span></strong></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><strong><strong><strong><strong><strong><span style="color: #600000;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><span style="color: #0000ff;"><strong><span style="color: #004000;">Toplam puan 40&#8217;tır.Toplam puanın %50&#8217;sini aşan (20 puanın üzerinde alan) adaylar başarılı sayılacaktır.</span></strong></span></span></span></strong></span></span></strong></span></strong></span></span></strong></strong></strong></strong></strong></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">NOTLAR:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #200080;">BUNU ÖZELLİKLE YAZIYORUM,ÇOK SORULDU..İYİ OKUYUN BEDEN KİTLEİNDEKSİ 15&#8217;İN ALTINDA İSE YADA 30&#8217;UN ÜSTÜNDE İSE ELENMESİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #200080;">BAYANLARDA 165 CM ERKEKLERDE 167 CM&#8217;DEN KISA OLANLARIN ELENMESİ;SÖZ KONUSU OLACAKTIR..!</span></strong></p>
<p><span style="color: #200080;">FİZİKİ YETERLİLİK SINAVI ÖNCEDEN SÖYLEMİŞ OLDUĞUM GİBİ GEÇENSENENİN AYNISIDIR.ENGELLERE HERHANGİ BİR EKLEME VEYA ÇIKARMAYOKTUR.</span></p>
<p><span style="color: #200080;">ATLAMA BEYGİRİNİN BOYU : 120 CM&#8217;DİR.</span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #3366ff; font-family: 'comic sans ms', sans-serif; font-size: 18px;"><em><strong>ve fiziksel sınavın yapıldığı parkurun videosu</strong></em></span></p>
<p><iframe src="http://www.youtube.com/embed/OOF6-aaN1vY?wmode=transparent" frameborder="0" width="640" height="360"></iframe></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>[stextbox id=&#8221;alert&#8221;]<span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Pomem sınavı (mülakatı) sözlü soru ve cevapları ve ÖNEMLİ TÜYOLAR</span>[/stextbox]</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong> </strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>[stextbox id=&#8221;info&#8221;]</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/polis-meslek-egitim-merkezlerine-pomem-ogrenci-alim-tarih-ve-sart-2012.html" rel="bookmark"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Polis Meslek Eğitim Merkezlerine (POMEM) Öğrenci Alım Tarih ve şart 2012</span></a></strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/pomem-basvuru-merkezleri-mudurlukleri-ve-adresleri-2012.html" rel="bookmark"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Pomem Başvuru Merkezleri ,Müdürlükleri ve Adresleri 2012</span></a></strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/pomem-polis-giris-kosullari-ve-basvuru-icin-gerekli-belgeler.html" rel="bookmark"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Pomem (polis) Giriş Koşulları ve Başvuru için Gerekli belgeler</span></a></strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>[/stextbox]</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-saglikpsikolji-ve-fiziki-sinav-mulakat-detayli-bilgi-videolu.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>4</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pomem sınavı (mülakatı) soru ve cevapları ve ÖNEMLİ TÜYOLAR</title>
		<link>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-sinavi-mulakati-soru-ve-cevaplari-ve-onemli-tuyolar-150150.html</link>
					<comments>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-sinavi-mulakati-soru-ve-cevaplari-ve-onemli-tuyolar-150150.html#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Egitim-Dünyası]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2012 20:34:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Polislik]]></category>
		<category><![CDATA[pomem çıkmış sorular]]></category>
		<category><![CDATA[pomem de nelere dikkat edilmeli]]></category>
		<category><![CDATA[pomem için tüyolar]]></category>
		<category><![CDATA[pomem sınav soruları.pomem mülakat soruları]]></category>
		<category><![CDATA[Pomem sınavı (mülakatı) soru ve cevapları ve "ÖNEMLİ TÜYOLAR"]]></category>
		<category><![CDATA[pomem soru ve cevapları]]></category>
		<category><![CDATA[pomem sözlü mülakat sınavı]]></category>
		<category><![CDATA[pomem sözlü mülakat soruları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.egitim-dunyasi.net/?p=582</guid>

					<description><![CDATA[pomem sınav soruları.pomem mülakat soruları,pomem sözlü mülakat soruları,pomem sözlü mülakat sınavı,pomem soru ve cevapları,pomem çıkmış sorular,pomem için tüyolar,pomem de nelere dikkat edilmeli ilgili detaylı bilgiler yazımızn devamındadır. Pomem sözlü sınavı soruları ,cevapları ve ÖNEMLİ TÜYOLAR [stextbox id=&#8221;alert&#8221; caption=&#8221;Dikkat&#8221;]öncelikle tecrübeli arkadaşlardan alınan  önemli tüyolar ile başlayalım ayrıca sayfanın sonlarına doğru değerlendirmenin nasıl yapıldığı ve değerlendirmenizi etkileyecek önemli faktörler, değerlendirmedeki puanların [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/08/Pomem-sınavı-mülakatı-soru-ve-cevapları-ve-ÖNEMLİ-TÜYOLAR.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-586" title="Pomem sınavı (mülakatı) soru ve cevapları ve ÖNEMLİ TÜYOLAR 150*150" src="http://www.egitim-dunyasi.net/wp-content/uploads/2012/08/Pomem-sınavı-mülakatı-soru-ve-cevapları-ve-ÖNEMLİ-TÜYOLAR.jpg" alt="Pomem sınavı (mülakatı) soru ve cevapları ve ÖNEMLİ TÜYOLAR 150*150" width="150" height="150" /></a>pomem sınav soruları.pomem mülakat soruları,pomem sözlü mülakat soruları,pomem sözlü mülakat sınavı,pomem soru ve cevapları,pomem çıkmış sorular,pomem için tüyolar,pomem de nelere dikkat edilmeli ilgili detaylı bilgiler yazımızn devamındadır.<span id="more-582"></span></p>
<p><span style="font-size: 14px;"><strong>Pomem sözlü sınavı soruları ,cevapları ve ÖNEMLİ TÜYOLAR</strong></span></p>
[stextbox id=&#8221;alert&#8221; caption=&#8221;Dikkat&#8221;]öncelikle tecrübeli arkadaşlardan alınan  önemli tüyolar ile başlayalım ayrıca sayfanın sonlarına doğru değerlendirmenin nasıl yapıldığı ve değerlendirmenizi etkileyecek önemli faktörler, değerlendirmedeki puanların nelere göre verildiği ve bu puanlamayı etkileyen püf noktalar verilmiştir. verilen sorular çıkmış ve genelde çıkmakta olan sorulardır cevaplar genel cevaplardır sorular renkli ve kalın yazılarak daha dikkat çekici hale getirilmiştir bilgi kutucukları ile de daha aydınlatıcı olunmaya çalışılmıştır. adaylara www.egitim-dunyasi.net olarak tavsiyemiz yazımızı dikkatlice okumaları ve verilen ipuçlarına dikkat etmeleridir. bunlar yapıldıgında sözlü mülakatta sorun yaşanmayacaktır. tüm adaylara şimdiden başarılar. sizden tek isteğimiz iyi veya kötü yorumlamanızdır yazımızı ileride dahada faydalı olabilmek için[/stextbox]
[stextbox id=&#8221;info&#8221;]
<p>kpss den 60 ile 70 alan erkekler ile 75 ve üstü alan baylar ve bayanlara</p>
<p>mülakatlarda ;düzgün bir türkçeyle kendinizi iyi bişekilde ifade etmeniz,size verile soru kartındaki soruya doğru cevap vermenizden daha çok puan kazandırıyor.bilginize.kendinizi fazla ayrıntıya inmeden ama ,kısada olmadan özgüvenle tanıtmanız yararınıza olacaktır.</p>
<p>sporda ise; önceden spor parkuruna çalışmanız, sınav sırasında size,büyük bir özgüven ve başarı getirecektir.parkuru 50 saniyenin altında veya 30 saniye gibi bir sürede bitirmenizde size,tam puan kazandıracak</p>
[/stextbox]
[stextbox id=&#8221;info&#8221;]Heyecan yapmanıza gerek yok bende geçen yıl girdim sorular bi kere çok kolay ben mesela çalışmama rağmen sorun çıkmadı çok şükür zaten soru kartını çektikten sonra yaklaşık 10 dk bekleyip konuyla ilgili kafanda bi şeyler şekileniyor yani orda sana çıkan soruyu görebiliyorsun sonra sıra sana geldiğinde heyecan yapmadan konuyla ilgili düşünceni söylüyorsun kurula önemli olan anlatma şeklin heyecan yapmadan ve kekelemeden söylicen sorularda ya atasözü yada ATATÜRK inkılapları çıkıyor yinede merak ediyorsan googlede geçen yılki sorulara bak başarılar[/stextbox]
<p>en önemli iki tüyo bunlardı diğer tüyolar ise sayfanın en altındadır.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1-) Atatürk&#8217;ün İnkılâpçılık ilkesini anlatınız</strong></span></p>
<p>İNKILÂPÇILIK</p>
<p>İnkılâp, bir toplumun önemli kurumlarını kısa bir süre içinde değiştirip kendini yenileştirmesi atılımıdır. Tarihte önemli, büyük inkılâplar</p>
<p>görülmüştür. Atatürk yönetimindeki Türk Milleti de tarihteki en önemli İnkılâplardan birini gerçekleştirmiştir.</p>
<p>Bir toplumda durup dururken inkılâp yapılmaz, inkılâpların tarihten gelen büyük sebepleri vardır. Türkler bir zamanlar çağın Önemli</p>
<p>devletlerinden birini kurmuşlardı. Bu devlet yüzlerce yıl dünyanın sayılı güçlerinden biri olarak kaldı. Ama Batı&#8217;da gelişen akıl ve bilim</p>
<p>çağına ayak uyduramadığı için geride kalmaya, güçsüzleşmeye başladı. Çok uluslu bir yapıda olduğundan milli bir birlik kuramadı. Devleti</p>
<p>kurtarmak isteyenler, hep eski düzen ve belli kalıplar içinde değişiklikler yaptılar. Oysa yapıyı değiştirmek gerekti ve bu kaçınılmazdı.</p>
<p>Birinci Dünya Savaşı sonu yenilgi ve parçalanma, Atatürk&#8217;e, Türk milletini bir araya getirip mücadele etme ve yapıyı yenileme düşüncesini ve bunu</p>
<p>gerçekleştirme azmini vermiştir. Eski yapıyı yeniden kurmak mümkün olmadığı için ardarda büyük inkılâplar yapılmıştır.</p>
<p>Atatürk&#8217;e göre &#8220;inkılâp milletin esenliği için halk adına yapıldı&#8221;. &#8220;Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların amacı, Türkiye Cumhuriyeti</p>
<p>halkını tamamen modern ve bütün anlamı ve biçimiyle uygar bir toplumsal heyet durumuna getirmektir&#8221;. Öyleyse inkılâp, modernleşme ve</p>
<p>çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak için yapılacaktır. Gerçekten, gördüğünüz büyük yenilik hareketleri, hep inkılâpçı bir tutum ve davranışla yapılmıştır.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün İnkılâpçılık ile İlgili Bazı Sözleri</p>
<p>Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların gayesi, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görünüşüyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır. (1925)</p>
<p>Biz büyük bir inkılap yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. (1925)</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-) Atatürk&#8217;ün Laiklik ilkesini anlatınız</strong></span></p>
<p>LAİKLİK</p>
<p>Türk ve yabancı bütün bilim adamları Atatürk inkılâbının en önemli öğesi olarak laikliği kabul ederler. Gerçi Türk inkılâbı, içinde taşıdığı ilkelerle bir bütündür. Ama bu bütünün dayandığı iki ana temel, milliyetçilik ve laiklik, öteki ilkeleri sağlamlaştırır.</p>
<p>Laikliğin kısa tanımı, daha önce belirlenmişti. Yeniden özetleyecek olursak, laiklik; devlet düzeninin ve hukuk kurallarının dine değil, akla ve bilime dayandırılmasıdır.</p>
<p>Dinler, inanç kavramına dayanırlar, ister ilkel olsun, ister gelişmiş, her dinin temeli belli varlıklara ve olgulara tartışmadan inanmaktır, insanlar özellikle ölüm gibi en ürkütücü olay karşısında inanç dünyalarını zenginleştirmiş, dinsiz yasayamaz duruma gelmişlerdir. İnsanoğlunun evren ve ölüm karşısındaki çaresizliği, zengin inanç sistemleri doğurmuştur. Bu çaresizliğe karşı tek sığınılacak yerin din oluşu, dinlerin insanları yönetmesi sonucunu vermiştir, ilk zamanlar için bu bir zorunluluktu. İnsanlar arasında düzen ve barışı sağlamak için dinin buyruklarına ihtiyaç vardı. Ölümsüzlüğe erişmek isteyen insanları, hayatta iyi davranışlara yönlendirmek için dinler hukuk kuralları da koydular ve bu kuralların uygulanmasına titizlik gösterdiler.</p>
<p>Özellikle ileri dinlerin koyduğu baş hukuk kuralları, aynı zamanda evrensel ahlâkı da yansıtır. Hiçbir din, insanlara erdemsiz yaşamayı, hırsızlığı, yalancılığı, zinayı, adam öldürmeyi buyurmaz. Tersine, bütün dinler ahlâklı ve erdemli yaşamayı buyururlar. Dinler arasındaki farklılıklar, Tanrı ve ibadet anlayışından kaynaklanmaktadır. Böylece her din, tek ve üstün gerçeği temsil ettiğini ileri sürdüğünden dinler arasında bir birlik görülmemektedir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün Laiklik ile İlgili Bazı Sözleri</p>
<p>Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti demektir. (1930)</p>
<p>Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. (1930)</p>
<p>Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3-) Atatürk&#8217;ün Halkçılık ilkesini anlatınız</strong></span></p>
<p>HALKÇILIK</p>
<p>Bir milleti oluşturan, çeşitli mesleklerin ve toplumsal grupların içinde bulunan insanlara halk denir. Bu akımdan halkçılık ilkesi hem</p>
<p>cumhuriyetçilik hem de milliyetçilik ilkelerinin zorunlu bir sonucudur.</p>
<p>Atatürk&#8217;e göre millet ile halk aslında tek anlama gelmektedir. Halkçılık ise millet içindeki çeşitli insan gruplarının çıkarına ve yararına bir siyaset izlenmesi, halkın kendi kendini yönetmeye alıştırılmasıdır.</p>
<p>Halkçılık, cumhuriyetçiliğin doğal bir sonucudur denildi ki, bu çok doğrudur. Cumhuriyet, halkın kendi yöneticilerini kendi içinden seçmesi anlamına gelmektedir. Böylece cumhuriyet rejimi, bir halk rejimi olmaktadır.</p>
<p>Aynı biçimde, halkçılık, milliyetçiliğin de bir sonucudur. Millet halktan oluştuğuna göre, milliyetçilik, Türk halkının mutluluğu için çalışmak, ortak geçmişe ve geleceğe halkla birlikte bağlanmak demektir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün Halkçılık&#8217;la İlgili Bazı Sözleri</p>
<p>İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamız ile tespit edilmiştir. (1921)</p>
<p>Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum istemidir. (1921)</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek, esas prensiplerimizdendir. (1923)</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4-) Atatürk&#8217;ün Milliyetçilik ilkesini anlatınız</strong></span></p>
<p>MİLLİYETÇİLİK</p>
<p>Ait olduğu milletin varlığını sürdürmesi ve yüceltmesi için diğer bireylerle birlikte çalışmaya, bu çalışmayı ve bilinci, diğer kuşaklara da yansıtmaya &#8220;milliyetçilik&#8221; denilir. Şu tanıma göre milliyetçiliğin en önemli öğesi &#8220;millet&#8221; olmaktır. Öyle ise millet nedir?</p>
<p>Bir insan topluluğuna millet diyebilmek için bazı niteliklerin o toplumda olup olmadığı saptanmalıdır. Bazı anlayış biçimlerine göre, bir topluluğun millet sayılabilmesi için ırk birliği yetişir. Bu eksik bir görüştür. Aynı ırktan olmadıkları halde bugün milletlikleri tartışılmaz topluluklar vardır, İsviçreliler ve Amerikalılar gibi, bazılarına göre ise millet olmanın baş şartı aynı dili konuşabilmektir. Bu da her zaman doğru sayılamayacak bir görüştür. İsviçre&#8217;de üç ayrı dil konuşulur ama bütün İsviçreliler bir millettirler. Buna karşılık aynı dili konuşan pek çok Arap milleti vardır. Iraklılar ile Faslılar aynı dili konuştukları halde aralarında büyük farklar bulunur, ikisi de ayrı birer millet sayılabilirler.</p>
<p>Kimileri de millet olmanın baş şartı olarak din birliğini kabul ederler. Kuşkusuzdur ki, artık bu da savunulamaz bir görüştür. Bugün dünyanın en büyük milletlerinden sayılan Japonların içinde çok çeşitli dinler vardır. Gene ayrı birer din gibi kabul edilebilecek Katoliklik ile Protestanlık Almanya&#8217;da, Amerika&#8217;da yan yana yaşamaktadır. Ama aynı dinden oldukları halde Müslümanlar hiçbir zaman tek millet sayılamamışlardır.</p>
<p>Atatürk, bütün milletlere saygı duyar, ama onların hepsinin üstünde Türk&#8217;ü görür. Ona göre, &#8220;Dünya yüzünde Türk&#8217;ten daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlar tarihinde görülmemiştir&#8221;. Atatürk, tarih alanındaki olağanüstü çalışmalarıyla Türk&#8217;ün geçmişini aydınlatarak bu görüşe erişmiştir. Böylesine üstün bir milletin yurdu da kutsaldır. Vatan sevgisi, milliyetçiliğin önde gelen öğelerindendir; &#8220;Vatanımız, Türk milletinin eski ve yüksek tarihi ve topraklarının derinliklerinde varlıklarını sürdüren eserleri ile bugünkü yurttur. Vatan hiçbir kayıt ve şart altında ayrılık kabul etmez ve bütündür&#8221;.</p>
<p>Mademki vatan kutsaldır ve bir bütündür, öyle ise &#8220;memleketi doğu ve batı diye ikiye ayırmak doğru değildir&#8221;. Çünkü yurdumuz kutsaldır. &#8220;Yurt toprağı, sana her şey feda olsun. Kutlu olan sensin. Hepimiz senin için fedaiyiz. Fakat sen, Türk milletini ebedi hayatta yaşatmak için feyizli kalacaksın&#8221;.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün Türk milliyetçiliği üzerinde bu kadar çok durmasının derin sebepleri vardır. Bu sebepler de gene tarihten kaynaklanmaktadır.</p>
<p>Türklerin dünya tarihine ve uygarlıklara yaptığı üstün hizmetler bilinmektedir. Ama ne yazık ki, Türklerin kurduğu en büyük, en görkemli</p>
<p>devletlerden Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nun yapısı, tam bir milliyetçilik anlayışının doğmasına imkân vermemiştir.</p>
<p>Türk milliyetçiliği doğarken, yalnız Türklerin değil, bütün Müslümanların tek millet olması gereğini ileri sürenler de çıktı. Ama Müslüman Osmanlı vatandaşı olan Arapların Birinci Dünya Savaşında, Hıristiyan düşmanlarımızla iş birliği yaparak bizi arkadan vurmaları, milletin dine dayandırılamayacağını çok açık ve acı biçimde göstermiştir.</p>
<p>Atatürk, yeni Türk Devleti&#8217;ni kurduğu vakit durum bu idi. Bütün millete Türklüğünü anlatmak, göstermek, bu çok önemli konu üzerinde durmak gerekiyordu. Artık çok uluslu Osmanlı Devleti tarihe karışmıştı. Anadolu&#8217;da ve Doğu Trakya&#8217;da yalnız Türkler yaşıyordu. Atatürk, Lozan Konferansında Türkiye&#8217;de yaşayan Rumları Yunanistan&#8217;a yollamayı başarmıştı. Engin ve büyük bir tarihe sahip olan Türkler, artık Türkiye&#8217;de en yüksek oranda çoğunlukta idiler. Milli devlet kurulabilirdi. Bu bölümün başında belirtildiği gibi, her millet kendi yücelmesini, kendi yetenekleriyle sağlar. Bunun için de katıksız bir milliyetçilik gereklidir.</p>
<p>Atatürk, yaşadığı sürece hep Türk milliyetçiliğini geliştirmeye çalışmıştır. &#8220;Ne Mutlu Türküm diyene&#8221; sözü, milletimiz yaşadıkça anlamı yücelecek çok üstün bir görüşün simgesidir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün Milliyetçilikle İlgili Bazı Sözleri</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ni kuran Türk halkına, Türk milleti denir. (1930)</p>
<p>Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı her bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır. (1923)</p>
<p>Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de, o kadar kuvvetli olur. (1923)</p>
<p>Biz öyle milliyetçileriz ki, bizimle işbirliği yapan bütün milletlere saygı duyarız. Onların milliyetlerinin bütün gereklerini tanırız. Bizim milliyetperverliğimiz her halde bencil ve gururlu bir milliyetperverlik değildir. (1920)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;"><strong>5-) Atatürk&#8217;ün Cumhuriyetçilik ilkesini anlatınız</strong></span></span></p>
<p>CUMHURİYETÇİLİK</p>
<p>Cumhuriyet bir devlet biçimidir. Cumhuriyette esas olan ilk öğe, devlet başkanının belli bir süre için seçilerek iş başına gelmesidir. Bu bakımdan cumhuriyet, başta bir hükümdarın bulunduğu devlet biçimlerinden (monarşilerden) ayrılır. Monarşilerde devletin başı, belli bir aile içinden çıkar, normal koşullar altında, ölünceye kadar iş başında kalır. Yerine gene aynı aileden bir başkası gelir. Her monarşide, aile içinden kimin hükümdar olacağı belli bazı kurallara göre saptanır. Cumhuriyette devlet başkanı belli bir süre içinde seçimle iş başına gelince, ileri gelen diğer kişilerin de seçimle belirlenmesi gerekir. Bunlar genellikle o toplumda yasa koyacak kimselerdir.</p>
<p>Gerek devlet başkanının, gerek yasa koyma yetkisine sahip olanların seçimle iş başına gelmesi şartının kabulü ile cumhuriyet tam anlamıyla belirmiş sayılmaz. Şimdi sorun seçim üzerinde düğümlenecektir. Seçime kimler katılacaktır? Belli bir grup vatandaşa seçme ve seçilme hakkı verilirse belki dış görünüşü bakımından bir cumhuriyetle karşılaşılır. Böyle cumhuriyetler ilkçağ Yunan kent devletlerinde, bazı ortaçağ İtalyan ve Alman bölgelerinde (Venedik, Ceneviz cumhuriyetleri, Hansa kentleri gibi) görülmüştür. Bu tür eski cumhuriyetlerde seçime katılma hakkı sadece belli bir grup vatandaşa verilmişti. Onlar, yaptıkları seçimle iş başına gelen kadroya dayanarak tüm toplumu yönetiyorlardı. Bugünkü anlayışımıza göre bu tür cumhuriyetler amaca uygun birer rejim değillerdir. Onlara aristokratik veya oligarşik cumhuriyetler denilir.</p>
<p>Atatürk, cumhuriyeti demokrasi içinde İşleyen en ideal bir rejim olarak görmektedir. O şöyle söylüyor: &#8220;Demokrasinin bütün anlamıyla ideali, milletin tamamının aynı zamanda yöneten durumda bulunabilmesi, hiç olmazsa devletin son iradesini yalnız milletin ifade etmesini ve</p>
<p>Atatürk&#8217;ün Cumhuriyetçilik ile İlgili Bazı Sözleri</p>
<p>Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir. (1924)</p>
<p>Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933)</p>
<p>Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir. (1925)</p>
<p>Bugünkü hükümetimizin, devlet teşkilatımızın doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki onun adı Cumhuriyettir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;"><strong>6-) Atatürk&#8217;ün Devletçilik ilkesini anlatınız</strong></span></span></p>
<p>DEVLETÇİLİK</p>
<p>XX. yüzyılda dünya devletleri daha mutlu yaşamak imkânlarına kavuşmak için üretimi artırma gereğini duydular. Bunun için de başlıca üç yöntemin uygulanmasını öngördüler. Bunları kısaca gözden geçirelim:</p>
<p>Liberal Ekonomi: Bu tür ekonomilerde üretim için gerekli olan sermaye, üretim etkinliği ve üretilen malların dağıtımı tümüyle bireylere bırakılmıştır. Liberal ekonomi görüşüne göre, ekonomik hayatın kendiliğinden işleyen yasaları vardır: Üretim, mallara olan isteğe bağlıdır, istek ise, üretimin az veya çok olmasını sağlar. Devlet bu kuralları yönlendirmeye karışmamalıdır. Devletin görevi yurdu savunmak, eğitim İşlerini düzenlemek, adalet dağıtmak gibi alanlarda kalmalıdır..</p>
<p>Sosyalist Ekonomi: Bu tür görüşü uygulayan ülkelerde hem sermaye, hem üretim doğrudan doğruya devletçe sağlanır. Kişilerin üretim araçlarına sahip olmaları yasaktır. Devlet tüm sermayenin sahibidir. Bütün ekonomik hayat, devletin öngördüğü biçimde düzenlenir. Malların dağıtımını da devlet yapar. Bazı ülkeler temelde bu görüşü benimsemişlerdir.egitim-dunyasi.net olarak yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz</p>
<p>Ilımlı Ekonomik Sistemler: Dünyanın hızla değişen şartları hem liberalizmin, hem de Sosyalizmin katıksız bir biçimde işleyemeyeceğini göstermiştir. Bu bakımdan liberal rejimlerin bazılarında, devlet ekonomik hayata artan ölçüde girerken, sosyalist sistemde de yumuşamalar göze çarpmaktadır. Böylece her iki guruptan bazı ülkeler rejimlerinin temelini bozmadan önemli sistem değişikliklerine girmektedirler.</p>
<p>Devletçilik: Atatürk ilkelerinin arasında bulunan devletçilik, bir ekonomi siyasetidir. Yukarıda anlatılan rejimlere benzemez. Milli özelliklerimize uyan, gerekli kalkınmayı sağlayacak bir model olan devletçiliğin hangi şartlar altında nasıl doğduğu belirtilmişti. Bunun için burada devletçiliği kısaca değerlendireceğiz.</p>
<p>Devletçilik, temel anlamıyla devletin ekonomik hayatın içine girmesidir. Ama bu yapılırken sosyalist model benimsenemez. Elinde sermayesi olan vatandaşlar, birkaç alan dışında, diledikleri biçimde üretime katılabilirler. Devlet bunlara engel olmadığı gibi üstelik gereken tedbirleri alarak işlerini kolaylaştırır, kişileri üretim ve ticaret işine özendirir.</p>
<p>Ancak bilindiği gibi, hızla sanayileşme cumhuriyetin ilk hedeflerindendi. Büyük temel sanayi kuruluşları yapmak için özel ellerde sermaye yoktu. Bu yüzden devletçilik doğdu. Devlet pek çok sanayi işletmesini kendisi kurdu, çalıştırdı ve geliştirdi. Bir yandan da uyguladığı para ve kredi politikası ile özel kişileri başıboş bırakmadı. Böylece devlet ile vatandaş, üretim işini birlikte düzenlediler. Bu işbirliği sonucu Türkiye örnek bir ülke durumuna gelmişti. Son araştırmalar, Türkiye&#8217;nin 1930 yılına kadar uyguladığı devletçilik siyaseti ile en hızlı kalkınan üç ülke arasına girdiğini göstermektedir. 1029 yılında, 100 olan Türkiye ve dünya sanayi üretim indeksi, 1939&#8217;da Türkiye&#8217;de 196&#8217;ya erişmiştir. Dünya ortalaması İse 119&#8217;dur. Bu gelişme tablosunda Türkiye&#8217;nin yeri, Rusya ve Japonya&#8217;dan sonra gelmektedir. Böylece 1927&#8217;de 1000 olan milli gelirimiz, hızlı nüfus artışına rağmen, 1939&#8217;da 1625&#8217;e yükselmiştir.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün Devletçilik ile İlgili Bazı Sözleri</p>
<p>Devletçiliğin bizce anlamı şudur: Kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936)</p>
<p>Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930)</p>
<p>Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz, bununla beraber, hiç bir piyasa da başıboş değildir. (1937)</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>7-)Atatürk&#8217;ün &#8220;Yurtta Sulh, Cihanda Sulh&#8221; sözünden ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p>Atatürkçülük ilkelerini; &#8220;Temel İlkeler&#8221; ve &#8220;Bütünleyici İlkeler&#8221; olmak üzere iki grupta değerlendirmekteyiz. &#8220;Temel İlkeler&#8221;; Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Lâiklik ve İnkılâpçılıktır. &#8220;Bütünleyici İlkeler&#8221; ise; millî egemenlik, millî bağımsızlık, millî birlik ve beraberlik, &#8220;yurtta sulh, cihanda sulh&#8221;, çağdaşlaşma, bilimsellik ve akılcılık, insan ve insanlık sevgisidir.</p>
<p>Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz. (1931)</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve terakisinde en esaslı amil olsa gerekir. (1919)</p>
<p>Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938)</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>8 -) Atatürk&#8217;ün inkılâplarının genel felsefesini açıklayınız</strong></span></p>
<p>Atatürk&#8217;ün prensiplerini dikkatli incelediğimiz zaman şu da görülecektir: Ulusal varlığı tehlikeye düşmüş bir toplum, aldatıcı ve uyuşturucu politikalarla, izmlerle yahut dış güçlere dayanarak değil, ulusal benliğimizden çıkan ve ulusun kendi egemenliğine dayanan düşüncelerle kurtarılabilir.</p>
<p>Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başında dünyada imparatorluklar çağı sona ermiş, ulusal devletler çağı başlamıştır. Ulusal devlet, meşruiyetini tek kişinin otoritesinden değil, ulusun kendisinden alan bir siyasî birliktir. Atatürk&#8217;ün kurmuş olduğu devletimizin temeli de ulustur. BüyükNutku&#8217;nda, kendisini ömrü boyunca &#8220;Millî hâkimiyetinen sadık bir kulu &#8221; (Nutuk) kabul eden büyük Önder&#8217;e göre &#8220;Hâkimiyet hiçbir mânâ,hiçbirşekilvehiçbir renkte ve rehberlikte paylaşma kabul etmez! Unvanı ne olursa olsun, hiç kimse, bu milletin mukadderatına ortak çıkamaz.&#8221; Onun içindir ki, büyük felâketler ve fedakârlıklar pahasına kurtarılmış hürbir vatanda kurulacak devletin şekli Türk&#8217;ün karakterine uygun demokratik bir cumhuriyet olacaktır. Atatürk&#8217;ün &#8220;tabiî ve kaçınılmaz bir tarihî akış&#8221; dediği vakıa, sonunda saltanat ve hilâfetin de kaldırılarak, tam bağımsız &#8220;Türkiye Cumhuriyeti&#8221;nin kurulmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti demek, Türk devletinin ve ulusunun, mukadderatında yalnız kendi iradesinin hâkim olması demektir. Atatürk, bizden bu fikrinin devamını ve dolayısıyla cumhuriyetin korunmasını isteyen pek çok mesajlar vermiştir. Yine Atatürk&#8217;e göre, cumhuriyetin temel kurumu, ulusal iradenin tecelli ettiği yer olan Türkiye Büyük Millet Meclisi&#8217;dir. Atatürk&#8217;ün yakınında bulunan Falih Rıfkı Atay, Cumhuriyetimizin banisini tanıtırken şu veciz sözü söyler: &#8220;Meclissiz yaşamayı aklı almayan bir yirminci asır lideri!&#8221;</p>
<p>Atatürk&#8217;e göre, millî mücadele Meclis ile kazanılmış, Cumhuriyet&#8217;i Meclis kurmuş, inkılâpları da Meclis yapmıştır. Onun bizden istediği, kendisinden sonramiras bıraktığı siyasî rejimi korumak ve geliştirmektir. Ulusumuzun bekası ve saadeti için bu şarttır. Büyük &#8220;Nutuk&#8221;ta şöyle diyor;</p>
<p>&#8220;Milletimizin kuvvetli, mes&#8217;ut ve istikrarlı yaşayabilmesi için devletin tamamen millî bir siyaset takip etmesi ve bu siyasetin iç teşkilâtımıza tamamen uyması ve dayanması lâzımdır.&#8221; O, ulusal siyasetten şunu anlar;</p>
<p>&#8220;Millî sınırlarımız içinde, her şeyden önce kendi kuvvetimize dayanarak, varlığımızı korumakla, millet ve memleketin hakikî saadeti ve refahına çalışmak, aşırı ihtiraslar peşinde milleti oyalamamak ve ona zarar vermemek. Medenî dünyadan, medenî ve İnsanî muamele ve karşılıklı dostluk beklemektir.&#8221;</p>
<p>Atatürk&#8217;ün aksiyoner doktrininde en son safha, &#8220;Atatürk İnkılâpları&#8221; dediğimiz reformlar bütünüdür ki, devletimiz, kuruluşunun, varlığının ve devamının fikir ve hareket kaynağını bu reformlardan almaktadır. Bunlar; cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, lâiklik ve inklâpçılık başlığı altında toplanan fikrî bir zemine dayanmaktadır.</p>
<p>Reformlar, lâiklikten; gerçekte bir düşünce ve zihniyet sembolü olan şapka inkılâbına kadar diğer bütün yenilikler, Türkiye&#8217;nin iki yüzyıllık uygarlık mücadelesini sonuçlandıran ve kesin hedefine yönelten çağdaş bir uygarlık sistemi teşkil eder.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün işaret ettiği bu uygarlık anlayışı, Türk ulusuna, ulusal benliğini, ulusal birliğini, ulusal karakterini kazandırma, kendisine güven duymayı öğretme, çağın teknik imkânlarından yeterince yararlanma esaslarına dayanmaktadır. Yenilik hareketlerinin özü, kurulan devleti ayakta tutacak ulusal yapıyı oluşturmaktan ibaretti. Gerçekten büyük Atatürk, bu yapıyı oluşturmuştur. Fakat o, bununla kalmıyor, gelecek nesillere başka hedefler gösteriyordu. Asıl hedefe yürüyüş, ulusal yapı inşa edildikten sonra başlayacaktı. İşte bunu büyük önder, cumhuriyetimizin on yıllık bir muhasebesi olan &#8220;Onuncu Yıl Nutku&#8221;nda veciz bir şekilde dile getirmiştir;</p>
<p>&#8220;Türklüğün büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile âtinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır.&#8221;</p>
<p>Burada kısaca özetlediğimiz fikir ve prensiplerine göre Atatürk&#8217;ün, psiko-anatomisini şöyle özetleyebiliriz: O önce bir komutan, siyasî bir deha ve nihayet ileriyi gören bir fikir adamı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kesin bir irade, şaşmaz bir sezgi, yanılmayan bir muhakeme kudreti, sarsılmayan bir otorite ve disiplin, Atatürk&#8217;ün karakteristik vasfıdır. Bu vasıflar göz önüne alınınca derhal hükmedilir ki, Atatürk sosyolog M.Weber&#8217;in &#8220;karizmatik lider&#8221; dediği tipin en mükemmel örneğidir. Bu karizmatik lider, ömrü boyunca kendisini ulusunun içinde ve ulusuyla beraber hissetmiştir. O, savaşlardan inkılâplarına kadar ne yaptıysa, Türk ulusunu kendi içinde ve dünya karşısında haysiyetli, hür, müstakil, büyük ve modern bir ulus olarak yaşatmak için yapmıştır. Türk olmanın şuuru ve gururu, onun için her zaman tükenmez bir ilham kaynağı olmuştur.</p>
<p>Şimdi bugün bize düşen, Atatürk&#8217;ün fikirlerini, şahsiyetini, doktrin ve aksiyonunu yeniden düşünmek, gafletten, tembellikten uyanıp, yeniden onun gösterdiği yolda ve hedefte kuvvetlenip, devlet ve ulusumuzun bekası, çağdaş bir seviyeye yükselmesi için azimli ve kararlı olarak çalışmaktır.</p>
<p>Atatürk&#8217;ün inkılâpçılığı, akıl ve mantığın toplumsal gelişmeye egemen kılınması esasına dayanır. Onun şu sözü akıl ve mantığa verdiği değeri en güzel şekilde ifade eder: &#8220;Bizim akıl, mantık ve zekâ ile hareket etmek en büyük özelliğimizdir. Bütün hayatımızı dolduran olaylar bu gerçeğin delilidir&#8221;.</p>
<p>Atatürkün inkilapları</p>
<p>Saltanatın Kaldırılması</p>
<p>Cumhuriyetin İlanı</p>
<p>Halifeliğin Kaldırılması</p>
<p>Şeriye ve Evkaf Vekâleti&#8217;nin Kaldırılması</p>
<p>Medeni Kanun&#8217;un Kabulü</p>
<p>Tarikatların Kaldırılması, Tekke ve Zaviyelerin Kapatılması</p>
<p>Lâikliğin Kabulü</p>
<p>Kadın Haklarının Tanınması</p>
<p>Şapka ve Kıyafet İnkılâbı</p>
<p>Takvim, Saat ve Ölçülerde Değişiklik</p>
<p>Soyadı Yasası&#8217;nın Kabulü</p>
<p>Eğitim ve Öğretim İnkılâbı</p>
<p>Harf ya da Yazı İnkılâbı</p>
<p>Tarih Anlayışında Gerçeğe Dönüş</p>
<p>Dil İnkılâbı</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>9-)Atatürk&#8217;ün &#8220;Muasır Medeniyet&#8221; sözünden ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>10-) Temel hak ve özgürlükler denince ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p>Temel Hak ve Özgürlükler</p>
<p>Yirminci Yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayan döneme insan hak ve özgürlükleri çağı ismi verilmektedir. Gerçekten insan hak ve özgürlüklerinin en ileri boyutta düzenlenip güvenceye kavuşturulması bu döneme rastlamaktadır.</p>
<p>İnsan kişiliğinin ve onurunun ayrılmaz bir parçası olan, insanların daha doğuştan sahip oldukları, okunulamaz, bölünemez, devredilemez ve vazgeçilemez temel hak ve özgürlükleri önceleri kimi düşünür, hukuk ve devlet adamlarının kafalarında bir fikir, bir kavram olarak belirlenmeye başlamış, daha sonra 1215 tarihli Büyük Özgürlük Fermanı (Manga Charta Libertatum); 1628, 1689 Haklar Bildirgeleri; 1776 tarihli Virjinya İnsan Hakları Bildirgesi; 1789 Fransa İnsan Hakları Yurttaş bildirgesi gibi bildirge ve beyannamelerde yer almıştır. Ancak insan hak ve özgürlüklerinin kurumsal alandan çıkarılıp yaşama geçirilmesi başka bir anlatımla sağlam güvencelere kavuşturulması için İkinci Dünya Savaşından önceki totaliter devletlerin insanlık adına yüz kızartıcı olarak kabul edilen cürümlerini görmek ve yaşamak gerekmiştir.</p>
<p>İkinci Dünya Savaşından önceki dönemde, insan hak ve özgürlüklerinin sadece ulusal anayasa ve yasalarda düzenlenip güvence altına alınmasının yetersiz kıldığının görülmesi üzerine insan haklarının uluslar arası boyuta taşınıp uluslararası güvenceye kavuşturulması zorunluluğu doğmuştur.</p>
<p>1945 yılında Birleşmiş Milletler Örgütünün kurulması, akabinde İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin ilanı, insan hak ve özgürlüklerinin uluslararası boyutta korunması yolunda atılan en büyük adım olmuştur. Ne var ki, bu büyük gelişme taraf devletlerin hukuken bağlayıcı sözleşme yapmaları, insan hak ve özgürlüklerinin uluslararası düzeyde korunmasını sağlayacak bir örgüt kurumları aşamasına gelindiğinde beklenen başarı gösterilmemiştir. Bu nedenle ortak değerlere sahip ülkeler arasında daha dar kapsamlı bölgesel örgütlerin kurulması yönüne gidilmiş, böylece bölgesel kuruluşların oluşması dönemi başlamıştır. Bu bağlamda Avrupa Konseyi’nin kurulması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin imzalanması, insan hak ve özgürlüklerinin korunması için Avrupa İnsan Hakları Divanı ve Avrupa İnsan Hakları Komisyonunun oluşturulması ile birey artık uluslar arası hukukun bir öznesi olmuş, insan hak ve özgürlükleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargı sisteminin güvencesine bağlanmıştır.</p>
<p>Kişisel ve siyasal hakların bir bölümünü içeren Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ilaveten sosyo –ekonomik hakları güvenceye alan hakları güvenceye alan 18.10.1961 tariihli Avrupa Sosyal Anlaşma Şartı ve daha sonra da Protokol ve Ek Protokol kabul edilmiş, zamanla bu haklar daha da geliştirilerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Protokoller bu gelişmelere paralel olarak değiştirilmiştir.</p>
<p>Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Birleşmiş Milletler Sözleşmesini ilk imzalayan devletler arasında yer almış, 1949 yılında Avrupa Konseyi’ne üye olmuş 04.11.1950 Avrupa İnsah Hakları Sözleşmesini imzalamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti söz konusu sözleşmeleri imzalamakla insan hakları ve temel özgürlüklerine saygı duyulması temel ilkesini benimsemiş, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası insan haklarına saygılı olmayı Cumhuriyetin temel ilkeleri arasında saymıştır.Daha sonra da Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna bireysel başvuru hakkıyla Avrupa İnsan Hakları Divanının ve Divanın yerine kurulan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının bağlayıcılığını kabul etmiştir.egitim-dunyasi.net olarak yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz</p>
<p>Zamanımızda insan hak ve özgürlüklerine aykırı davranışlar, kötü muamele ve işkence artık uluslar arası bir avuç olarak kabul edilmekte, bireyin ve toplumun kültür ve medeniyet seviyesi insan hak ve özgürlüklerine karşı gösterdiği özen ve saygı ile ölçülmektedir.</p>
<p>Çağdaş hukuk sistemlerinde insan hak ve özgürlüklerinin en geniş boyutta kabul edilip korunmaya alınması asıl, kısıtlamanın istisna olduğu ilkesi ortaklaşa kabul edilmekte, yasalarda sayılan çok kısıtlı hallerin dışında kural olarak kişinin temel hak ve özgürlüklerinin sınırını ancak başka bir kişinin hak ve özgürlüğü teşkil etmektedir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>11-) İnsan hakları sizin için ne anlam ifade ediyor?</strong></span></p>
<p>İNSAN HAKLARI</p>
<p>&#8220;Her fert istediğini düşünmek, istediğine inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına hakim olunamaz.&#8221;</p>
<p>Mustafa Kemal ATATÜRK</p>
<p>&#8220;Eşitlerinin kanuni bir hükmü ya da bir memleket kanunu olmadan hiçbir hür kişi tevkif, yada hapis edilemeyecek, haklarından ve mallarından mahrum bırakılamayacak, kanun dışı edilemeyecek, sürülemeyecek, herhangi başka bir şekilde kötü muameleye maruz bırakılamayacaktır. Hiç bir hür kişiye zor kullanamayacağız ve başkalarının zor kullanmasını istemeyeceğiz&#8221;.</p>
<p>MAGNA CARTA LİBERTATUM, 1215 YILI</p>
<p>İnsan hakları yeryüzünün en barışçıl silahıdır; bizi korur.</p>
<p>Kurallar gibidir; nasıl davranacağınızı bize söyler.</p>
<p>Yargıçlar gibidir; ona başvurabiliriz.</p>
<p>Duygular gibi soyuttur ama duygular gibi herkese aittir.</p>
<p>Ve her ne olursa olsun hep vardır.</p>
<p>Tıpkı doğa gibidir; ortadan kaldırılamaz.</p>
<p>Tıpkı ruh gibidir; yok edilemez.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>12-)İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi denince ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p>İNSAN HAKLARI EVRENSEL BEYANNAMESİ</p>
<p>10 Aralık 1948</p>
<p>Birleşmiş Milletler Genel Kurulu&#8217;nun 10 Aralık 1948 tarih ve 217 A (III) sayılı kararı ile benimsenmiş ve ilan edilmiştir.</p>
<p>Resmi Gazete: 27 Mayıs 1949-7217</p>
<p>BAŞLANGIÇ</p>
<p>İnsanlık ailesinin tüm üyelerinin niteliğinde bulunan onurunu ve eşit ve ayrılmaz haklarını tanımanın dünyada özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu,</p>
<p>İnsanın zorbalık ve baskıya karşı son bir yol olarak ayaklanmaya başvurmak zorunda bırakılmaması için İnsan haklarının hukuk düzeniyle korunması gerektiğini,</p>
<p>Uluslar arasında dostça ilişkileri geliştirmeyi özendirmenin temeli olduğunu,</p>
<p>Birleşmiş Milletler halklarının Birleşmiş Milletler Antlaşmasında te-mel insan haklarına, insan kişiliğinin onur ve değerine, erkeklerle kadınların hak eşitliğine olan inancını yeniden belirttiğini ve daha geniş bir özgürlük içinde toplumsal gelişme ve daha iyi bir yaşam düzeyi sağlamaya karar vermiş olduğunu,</p>
<p>Üye Devletlerin Birleşmiş Milletlerle işbirliği içinde, insan haklarının ve temel özgürlüklerin evrensel olarak saygı görüp gözetilmesini sağlamayı yükümlendiklerini,</p>
<p>Bu hak ve özgürlükler konusunda ortak bir anlayış oluşturmanın bu yükümlülüğün tam olarak gerçekleşmesi için büyük önem taşıdığını gözönüne alarak,</p>
<p>Ayrıca ister bağımsız olsun, ister vesayet altında ya da kendi kendini yönetmeyen bir ülke olsun, ister başka bir egemenlik sınırlaması altında bulunsun, bir kimsenin uyruğunda bulunduğu ülke ya da alanın siyasal, hukuksal ya da uluslararası statüsüne dayanarak hiçbir ayrım gözetilemez.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>13-)Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi denince aklınıza neler geliyor?</strong></span></p>
<p>SÖZLEŞMENİN GEREKLERİ</p>
<p>Türkiye vatandaşlarını mahkum ederken, AİH Mahkemesi de, Türkiye&#8217;yi mahkum etmeye devam ediyor. Davaların %95 i Türkiye kaybediyor. Biten 300 civarındaki davanın dışında karar verilmeyi bekleyen 4500 civarındaki dava düşünüldüğünde; Türkiye&#8217;nin içine düşeceği tazminat yükünün yanında uluslar arası ortamda içine düşeceği, insan hakları ve hukuk tablosu hepimizi üzecektir.</p>
<p>AİH Sözleşmesinden kaynaklanan sorunu hemen gündeme almalı, yapılacakları ciddi olarak tespit edip cesaretle uygulamamız şarttır. Neler yapılabilir ? Adalet Bakanı sn. Çiçek&#8217;in belirttiği gibi, zaman kaybetmenin, ikircikli olmanın anlamı yoktur. Öncelikle AİHM bulunan dosyalardan asker üyesi bulunan DGM kaynaklı 2000 yılından önceki davaların tamamında, Türkiye başvurucularla &#8220;dostane anlaşma&#8221; yoluna gitmelidir. Çünkü, AİHM asker üyeli DGM&#8217;leri sözleşmenin 6 maddesine aykırı bulmuştur. Dolayısıyla bu tip başvurularda Türkiye mutlaka kaybedecektir. Ayrıca diğer üç bin adet başvuru hakkında, AİH Mahkemesinin eğilimi diğer benzeri davalardan tespit edilerek, sözleşme ihlali varsa &#8216;dostane anlaşma&#8217; yolu tercih edilmelidir. Dostane anlaşma yoluyla, Türkiye hem vatandaşlarıyla dostça barışmış olacak hem de daha az tazminat ödemiş olacaktır. Hem de AİHM huzurunda bulunan davaları ortadan kaldırmış olacaktır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>14-)Yasama, Yürütme ve Yargı hakkında kısaca bilgi veriniz.</strong></span></p>
<p>YASAMA</p>
<p>Devletin üç temel işlevinden birisi olan yasama işlevi TBMM tarafından yerine getirilmektedir. Yasama organı TBMM, genel seçimler sonucunda oluşmaktadır. Parlamenter sistemin en yakınılan noktalarından birisi, yasamanın halktan kopuk olmasıdır. Bu durumun giderilebilmesi için öncelikle seçmenlerin seçtikleri üzerinde denetim ve geri çağırma yetkisiyle donatılması gelmektedir. TBMM&#8217;nin temel işlevleri yasama ve yürütmenin denetlenmesidir. Uluslararası sözleşmelerin yasa niteliğinde olması, özellikle insan hakları, çalışanların örgütlenmesi gibi alanlarda işlememektedir. Yeni dünya düzeni, parlamentonun da işlevsiz kalmasını amaçlamaktadır. Parlamentonun bugünkü yapısı bu işlevsizliği kendiliğinden doğurmaktadır.Görev parlamentonun niteliğini yükseltmek, geliştirmek ve toplumcu demokrasinin sınırlarının geliştirilmesi için görevini yerine getirmesini sağlamaktır. Parlamento, üyelerin özgür iradelerini kullanmadıkları, seçilmişten çok atanmışlardan oluşan bir organ görünümündedir.egitim-dunyasi.net olarak yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz</p>
<p>YÜRÜTME</p>
<p>Yürütme de devletin bir başka işlevidir ve hükümet tarafından yerine getirilir. Siyasal iktidar ekonomik iktidarın temsilidir. Demokraside en önemli gelişmeler yürütmenin yetkilerinin sınırlanması, bu sınırlamanın genel normlarının belirlenerek hukuk devleti kavramına varılması olmuştur. Oysa &#8217;82 Anayasası yürütmenin üstünlüğünü benimsemiştir. Siyasal iktidarın hiç bir kararı ya da eylemi &#8220;tarafsız&#8221; değildir ve her karar ya da eylem bazı sınıf ve katmanların lehine diğerlerinin aleyhinedir; yürütmenin temel işlevi, büyük çoğunlukla da iktidarda olan sınıfların çıkarları doğrultusunda kaynak dağıtımını gerçekleştirmektir. Yürütmenin karar ya da eylemleri ancak ulusal bağımsızlık koşullarında millet menfaati kavramına uygun düşer..</p>
<p>Demokratik bir yürütme için:</p>
<p>YARGI VE GÜÇLER AYRILIĞI</p>
<p>Güçler ayrılığı, yasama, yürütme ve yargının birbirlerinden bağımsızlığını anlatır. Ancak ülkemizde güçler ayrılığı kavramı öncelikle yargının yasama ve yürütmeden bağımsızlığı konusunu gündeme getirmektedir. Hukuk devleti kavramının önemli bir parçası yargı denetimidir. Yargının yasama ve yürütmeyi denetleyebilmesi, iktidarın keyfiliğini önleyebilmesi öncelikle yargının bu organlardan bağımsız olmasını zorunlu kılar. Bu zorunluluk 18. Yüzyıldan bu yana demokrasinin önemli bir unsuru olarak anılmakta ve 1789 İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi&#8217;nde &#8220;vatandaş haklarının güven altına alınmadığı ve güçler ayrılığının sağlanmadığı bir toplumda anayasa yok demektir&#8221; denilmektedir. Yargı bağımsızlığı, ülkemizde en çok yakınılan konulardan birisidir. Ülkemizde yargının bağımsızlığı büyük ölçüde yürütmenin müdahale ve baskısıyla karşı karşıyadır. Bu durum özellikle olağanüstü dönemlerde çarpıcı biçimleriyle ortaya çıkmakta, örneğin Sıkı Yönetim Mahkemelerinin aynı davada verdiği mahkumiyet kararları olağan mahkemelerde beraatle sonuçlanabilmektedir. Öte yandan yargıya hizmet etmesi gereken kolluk güçleri görevlerini yapma konusunda keyfi davranabilmekte, böylece yargının işlemesini olanaksız hale getirebilmektedir. Bir yıldan bu yana gündemimizde önemli bir yer tutan Susurluk olayının bir türlü yargı önüne getirilememesi, güçler ayrılığının önemini yeterince açıklamaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>15-)Polislik denince aklınıza neler geliyor?</strong></span></p>
<p>GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE GÜVENLİK İHTİYACI VE TÜRK POLİS TEŞKİLATI</p>
<p>1. KOLLUK ( ZABITA)</p>
<p>1.1. Kolluk(Zabıta) Kavramı</p>
<p>Kolluk terimi; kollamak kelimesinden türetilmiştir. Eski zabıta teriminin karşılığı olarak kullanılmaktadır. Zabıta, zaptiye, inzibat hep aynı kökten türetilmiş birer isimdir. Kolluk, kollama görevini yapan kuruluşa, bazen de o kuruluş adına hareket eden kişiye ad olmaktadır(Şafak, 1989:72 ).</p>
<p>Genel olarak, kamu düzenini koruma, kollama, suç ve suçluları tespit etme, yakalama ve bu amaçla ilgili kurum ve kuruluşlara yardımcı olma görevlerine kolluk (zabıta) görevleri denilmektedir. Bu genel tanım esas alındığında Kolluk (zabıta) kavramı, yukarıda sayılan görevleri yapan teşkilat veya bu teşkilatta çalışan bu amaçla görevlendirilmiş görevliler için kullanılmaktadır(Dündar, 1987:1).</p>
<p>Kolluk, bir yandan kamu düzenini sağlayan, koruyan yada bozulduğunda eski durumuna getiren yönetsel etkinlikler, diğer yandan da bu tür etkinlikleri yürüten görevliler anlamında kullanılır. Kolluğa zabıta veya polis denir(Gözübüyük, 1987:185). Devletin sağlamak ve korumakla görevli olduğu düzen ve güven, “emniyet” ve “asayiş” gibi kavramlarla ifade edilmektedir(Aydın, 1996:1).</p>
<p>1.2. Polis Kavramı</p>
<p>Polis sözcüğü, Yunanca Politeia, Latince Politia sözcüklerinden türemiştir. Fransızca ve İngilizce Police, Almanca Polizei, İtalyanca Polizia olarak ifade edilmektedir. Polis kavramı köken olarak eski Yunanca’da politika anlamında kullanılmıştır. Başlangıçta site ve şehirleri, şehirdeki devlet ve hükümet faaliyetlerini ve yönetimi ifade etmekteydi. Bu anlamda polis deyimi, sitenin tüm kamu hizmetlerinin karşılığı olarak kullanılmıştır. Eski Yunan’da kent veya şehir karşılığı kullanılan polis, daha sonra anlamını genişleterek kent teşkilatı ve devlet yönetimi gibi anlamlara gelmeye başlamıştır(Derdiman, 1997:5). İngilizce’deki “police” ve Türkçe’deki “polis” kavramları kökeni bunlar olsa da günümüzde güvenlik gücü anlamında kullanılmaktadır(Aydın,1996:5).</p>
<p>Avrupa Birliği’nin ortak polis tanımı ise şöyledir: “Polis, toplumda insan haklarına saygı göstererek asayişi sağlayan ve halkın güvenliğini koruyan kamu görevlisidir.”</p>
<p>Polisin tanımını yapmada polisin gördüğü hizmetler veya icra ettiği toplumsal fonksiyonlar büyük rol oynar. Zaten polisin değişik kişi veya kuruluşlar tarafından farklı tanımlanmasının sebebi de polisin toplumdaki rolü hakkındaki farklı görüşler ve anlayışlardır.</p>
<p>2. POLİSİN TOPLUMDAKİ ROLÜ</p>
<p>2.1. Kamu Düzeni Kavramı</p>
<p>Kamu, bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme ve toplum anlamındadır. Düzen ise huzur, tertip, her şeyin yerli yerinde olması demektir. Kamu düzeni, bütün toplumu ilgilendiren düzen, tertip anlamına gelir.</p>
<p>Kamu düzeni, genel olarak bir ülkede yaşayan halkın tamamının huzuru ve yaşamı için alınması gerekli olan önlemlerin bütününü içerir. Bu anlamıyla kamu düzeni çok geniş kapsamlı bir kavram olarak kaşımıza çıkmaktadır. Bu çerçevede düşündüğümüzde, devletin bütün kurum ve kuruluşlarına kamu düzeni açısından görevler düşmektedir. Devlet, devlet olmasının bir gereği olarak, en başta kamu düzenini sağlamakla görevlidir. Devlet bu görevini, oluşturduğu organlar vasıtasıyla yapmakta, kendini bu kurumlarla hissettirmektedir. Bu manada bir kamu düzeni olabilmesi, ortada bir devletin olmasına; bir devletin varlığı da kamu düzeninin sağlanmasına bağlıdır.</p>
<p>2.2. Kamu Düzeni &#8211; Polis İlişkisi</p>
<p>Tarihsel gelişime baktığımızda bugüne kadar insanların tek başlarına kendi emniyet ve güvenliğini sağlayamadıkları görülmektedir. İnsanların sosyolojik ve psikolojik gereksinimlerine bakıldığında da fiziki ihtiyaçlardan sonra (hava, su vb.) güvenlik ihtiyacının önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Devlet, bu güvenlik ihtiyacını karşılamakla görevlidir. Devletler bunu emniyet teşkilatları aracılığı ile yerine getirmektedir. Günümüz hukuk devleti anlayışı zaten, anayasal temel hak ve hürriyetleri korumayı, asayiş ve huzuru sağlamayı, vatandaşın can ve mal güvenliğini korumayı, devlet otoritesinin kurulmasını ve devamını sağlamayı, kısaca kamu düzenini gerçekleştirmeyi gerektirmektedir. Bu durumda ülkemizin varlığını devam ettirecek demokratik otoriteye, kanunları uygulayacak ve koruyacak bir güce ihtiyaç vardır. Türk Emniyet Teşkilatı bu amacı gerçekleştirmek için kurulmuştur.</p>
<p>2.3. Modern Hukuk Devletinde Polisin Yeri ve Önemi</p>
<p>Kamu düzeninin korunması ve düzenli bir toplum halinde yaşamayı sağlamak amacına yönelik kolluk faaliyetinin yürütülmesi sırasında özgürlüklerle kolluk müdahaleleri arasında denge kurmak hukuk devletinin en nazik konularındandır. Zira kamu düzeninin sağlanması ve korunması amacıyla alınan tedbirler bu amaçla doğru orantılıdır(Kıratlı,1973:40).</p>
<p>Polis, kendisine verilen görevleri şüphesiz en iyi şekilde yerine getirmek durumundadır. Ancak yapmış olduğu bu görevleri hukuka uygun, hukukun içinde kalarak gerçekleştirmek zorundadır.</p>
<p>Polis, kamu düzeninin korunmasına ve sürdürülmesine ilişkin olan bütün durumlarda öncelikle hemen harekete geçmeli ve hangi tedbirlere başvurabileceğini planlamalıdır. Bu nedenle somut bir olayla karşılaşan polis, kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde bir &#8220;takdir yetkisine&#8221; sahiptir. Polisin bu takdir yetkisi, görevinden kaynaklanan ve görevi ile sınırlı bir yetkidir. Polisin her türlü duyumu takdir yetkisini kullanarak değerlendirmesi gerekir.</p>
<p>3. TÜRK ZABITA VE POLİS TEŞKİLATININ TARİHÇESİ</p>
<p>3.1. Eski Türk Devletlerinde Kolluk Hizmetleri</p>
<p>Bir millette emniyet ve güvenlik teşkilatının varlığı, o milletin devlet olarak teessüs ettiği andan itibaren başlar. Çünkü bir devletin varlığı öncelikle o devlette düzen ve güvenliğin sağlanmasını gerektirir. Bu, kolluk teşkilatlarının tarihinin devletlerin tarihi kadar eski olduğunun bir ifadesidir. Kolluk hizmetlerinin tarihi devlet hizmetleri kadar eskidir. Çünkü insanlar hem toplum içinde düzeni sağlayacak bir otoriteye, hem de bu otoritenin devamlı ve güvenilir olmasına muhtaçtırlar. Aksi halde kargaşa içine düşecekler ve bu defa özgürlükleri ve hakları söz konusu bile olmayacaktır(Yıldızhan,1985:11-12). Türklerde devlet geleneği, tarihin en eski devlet kurucularından olmaları nedeniyle binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Kolluk tarihimizle ilgili olarak en eski yazılı belge ise Tonyukuk Kitabesidir.</p>
<p>Eski Türklerde polis teriminin karşılığı olarak “Yarkan” (Yargan) teriminin kullanıldığı bilinmektedir. Yarkan sözcüğü, Moğolcada “Daruga” kelimesinin karşılığıdır. Her iki sözcük de Uygur metinlerinde zabıta, polis, dedektif, gece bekçisi anlamlarında kullanılmıştır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>16-)Neden polis olmak istiyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>17-)Zaman yönetimi deyince ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p>Zaman aslında herkes için sabittir, diğer bir deyişle herkes için günde 24, haftada 168 saat vardır. Ancak benzer koşullarda yaşayan ve çalışanların üretimleri bireysel yeteneklerden de kaynaklanan farklılıklar gösterir. Bu farkı yaratan etkenlerden biri de zamanın nasıl kullanıldığıdır. Zaman yönetimi, zamanı akılcı kullanarak daha verimli sonuçlar elde edilmesini sağlar. Günümüz koşullarında gündelik yaşamın gereklerini yerine getirmek zamana karşı gerçekleştirilen bir uğraş halini almıştır. Bu yüzden zamanı iyi değerlendirmeyi öğrenmek herkes için stresi azaltacak, yararlı bir beceridir.</p>
<p>Zaman yönetimi için yapılması gereken ilk şey zamanın nasıl geçirildiğini belirlemektir. Herkesin yaşamında sabit olan uyku, yemek yemek, kişisel temizlik ve bakım, ulaşım gibi zorunlu işler için harcanan zaman çıkarıldıktan sonra kalan süre için planlama yapılabilir. Plan yaparken dürüst ve gerçekçi olmalı, görevlerin yanı sıra sosyal aktiviteler ve egzersiz için de zaman ayırmalıdır. Uzun ve kısa vadeli hedef ve öncelikleri belirlemek, hedefler için eylem planı yapmak, bunları gerçekleştirmek için yapılacak işler listesi hazırlamak, mükemmelliyetçiliği bırakmak, öncelikleri belirleyebilmek, hayır diyebilmek, aynı zaman dilimine birkaç işi sıkıştırmak (örneğin işe ya da okula giderken veya bir şeyler beklerken kitap okumak, yemek hazırlarken ya da banyo yaparken önceden kaydedilmiş ders notlarını kasetten dinlemek gibi) bu konuda ana başlıklardır.</p>
<p>Zaman Yönetimi</p>
<p>mücadeleci i?aktiviteleri, aile, vb. çevreleyen şartlar içinde ders çalışman?organize etmek için, çalışma takvimini ayarlayıp onu izlemektir.</p>
<p>Anahatlar:</p>
<p>Zamanın?izle</p>
<p>Zamanın?nasıl geçirdiğini yansıt</p>
<p>Ne zaman zamanın?harcadığından haberdar ol.</p>
<p>Ne zaman üretken olduğunu bil</p>
<p>Zamanın?nasıl geçirdiğini bilmek planlamana ve proje bitirme tahminlerine yardım edebilir:</p>
<p>&#8220;Yapılacaklar&#8221; listen olsun. Yapman gereken şeyleri yaz, sonra O anda ne yapacağına daha sonras?için neyi zamanlayacağına, başkalarına ne yaptıracağına ve neyi daha sonrasına eteleyeceğine karar ver.Günlük veya haftalık planın olsun.Randevuların? derslerini ve toplantıların?zaman sırasına göre bir çizelgeye veya ajandaya yaz. Daima o gün seni nelerin beklediğini bil. Yatağa yarına hazır olduğunu bilerek git</p>
<p>Aylık/yıllık planın olsun. Aylık çizelge kullan böylelikle daima geleceği planlayabilirsin. Aylık/yıllık plan, bo? zamanın? yapısal olarak planlaman?hatırlatır.</p>
<p>Etkin çalışma program?için planlama:</p>
<p>Uykuna, dengeli beslenmeye ve aktivitelere yeterince zaman ayır.</p>
<p>Ödevlerine öncelik ver</p>
<p>Sınıfa hazırlanarak git</p>
<p>Sınıftan hemen sonra dersi gözden geçir;</p>
<p>ZAMAN YÖNETİMİ</p>
<p>Eğitim Tarihi 17-18 Mart 2005</p>
<p>Eğitimin Amacı Katılımcılara etkin zaman kullanma yöntemlerini göstermek Kişisel verimliliğin artırılmasını sağlamak İş performansının artırılmasını sağlamak Kendine zaman ayırmanın önemi ve pratik öneriler Zaman hırsızlarını tanıtarak, tuzaklara karşı hazırlıklı olmak</p>
<p>Eğitimin İçeriği Zamanı iyi kullanmak ne demektir ?</p>
<p>ZAMAN YÖNETİMİNE NASIL BAŞLAMALI?</p>
<p>İnsanlar zamanın ancak yüzde 60’ına hükmedebiliyorlar, kişinin kontrolü dışındaki olaylar ise toplam zamanın yüzde 40’ını alıyor. Bu nedenle zamanın sadece hükmedilen yüzde 60’lık bölümü için zaman yönetimi uygulaması yapılabiliyor. Bu oranı yüzde 100’e çıkarmak ise mümkün olamıyor. Zamanın bu bölümünde 80/20 ilkesi önem taşıyor. Bu ilke, zamanının yüzde 20’si ile işlerin yüzde 80’ini, zamanın kalan yüzde 80’i ile de işlerin yüzde 20’sini gerçekleştirmekte olduğumuzu ifade ediyor.</p>
<p>Zamanını iyi bir şekilde yönetmek isteyen kişinin, yaşama (Ben ne olmak istiyorum? Hangi alanlar ilgimi çekiyor?&#8230;vb) ve işe (Hangi işlerden zevk alıyorum? Nasıl motive olurum&#8230;vb) ilişkin amaçlarını belirlemesi gerekiyor.</p>
<p>Broşürdeki bilgilere göre iyi bir zaman yönetimi için başlangıçta uygulanması gereken bazı hususlar şöyle:</p>
<p>Zamanın nerelere harcandığı belirlenmelidir. Bir ay süreyle her gün, her yarım saatte bir, yapılmış olan tüm işler kaydedin. Bu sıkıcı ancak önemli etkinlik, zamanınızın nasıl harcandığı konusunda önemli ipuçları verecek ve bir sonraki aşamaya sizi hazırlayacaktır.</p>
<p>Kontrolünüz altındaki yüzde 60’lık zaman dilimini planlayın. Planlamayı mümkünse yıllık, aylık, haftalık ve günlük olarak, ama mutlaka yazılı olarak yapın. Böylece, kafanızdaki zaman planı unutulmaz, zihninizin meşguliyeti azaltılır, konsantrasyonunuz artar, tamamlanmayan işler unutulmaz, faaliyet arşiviniz olur.</p>
<p>İşlerinizi önem derecesine göre sıralayın. Bunu yaparken ABC Analizi’ne başvurun. Şöyle ki: Mevcut görevlerinizin hangi yüzde 15’i çalışma zamanınızın yüzde 65’ini dolduracak kadar önemli (A görevleri). Mevcut görevlerinizden hangi yüzde 20’si çalışma zamanınızın yüzde 20’sini dolduracak kadar önemli (B görevleri). Mevcut görevlerinizden hangi yüzde 15’i çalışma zamanınızın yüzde 65’ini dolduracak kadar önemli (C görevleri)</p>
<p>A’lar üzerinde yoğunlaşın, B’leri mümkün olduğunca devredin ve C’leri atmanın yollarını arayın.</p>
<p>Tek bir işe yoğunlaşın ve işi bir kerede bitirin.</p>
<p>On yıl, bir yıl sonra kendinizi, işinizi, evinizi, ailenizi nasıl ve hangi noktada görmek isteğinizi belirleyin.</p>
<p>“Bilmiyorum”, “yardım istiyorum”, “yanlış yaptım” diyebilin.</p>
<p>ZAMAN TASARRUF EDİCİ YÖNTEMLER</p>
<p>Broşürde zaman tasarruf edici yöntemler ise şöyle sıralanıyor:</p>
<p>Erken kalkın</p>
<p>Uyanır uyanmaz yataktan kalkma isteği yaratmak için her gün kendinize eğlence ve keyif verecek bir düşünce geliştirin.</p>
<p>Günlük giyeceklerinizi ve çantanızı akşamdan hazırlayın.</p>
<p>Güne olumlu başlayın, pozitif düşünmeye çalışın.</p>
<p>Sağlığınızı koruyun, varsa sağlık sorunlarınızı geciktirmeden çözün.</p>
<p>Kendinize randevu verin, bu saatleri sadece kendinize ayırın.</p>
<p>Kararlı olun, seri hareket edin.</p>
<p>Hedefe ulaşmada kestirme ve alternatif yolları deneyin.</p>
<p>Not alma alışkanlığı edinin.</p>
<p>Önünüzde yalnızca iş olsun, ilgisiz olanları kaldırın.</p>
<p>Yönetici iseniz ayrıntılarla uğraşmayın.</p>
<p>İdeal çalışma ortamı yaratın.</p>
<p>Yazılı kayıt tutun, mutlaka ajanda kullanın.</p>
<p>Yolda düşünün, zihinsel planlama yapın.</p>
<p>Hızlı ve etkili okumayı öğrenin.</p>
<p>Zihinsel gücünüzün verimliliğini artıracak her unsura (kitap, kurs&#8230;vs) yatırım yapın.</p>
<p>Bilgilerinizi güncelleyin.</p>
<p>Davetsiz misafirlerin sizi meşgul etmelerine izin vermeyin.</p>
<p>Hata yapmaya hakkınız olduğunu unutmayın, ancak geçmişte yaptığınız hataları da tekrarlamayın.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>18-) Toplantı yönetimi denince aklınıza neler geliyor?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>19-)Risk nedir? Risk Yönetimi nasıl olmalıdır</strong></span></p>
<p>olabilecegin en kotusunun ve de en iyisinin dusunulup her ikisinin de fark etmeyecegi goruldugunde insanin goze alacagi, almak zorunda oldugu seydir risk.</p>
<p>Risk Nedir?</p>
<p>Risk, belirli bir zaman aralığında, hedeflenen bir sonuca ulaşamama, kayba ya da zarara uğrama olasılığıdır. Risk, gelecekte oluşabilecek potansiyel problemlere, tehdit ve tehlikelere işaret eder.</p>
<p>Risk;</p>
<p>Genellikle tam ve net olarak bilinemez ya da öngörülemez (belirsizlik).</p>
<p>Zamanla değişir.</p>
<p>Yönetilebilir bir olgudur.</p>
<p>Sonuç üzerinde olumsuz etkileri vardır.</p>
<p>Riskin temel bileşenleri; oluşma olasılığı ve oluşması durumunda sonucu ne ölçüde etkileyeceğidir.</p>
<p>Risk = f (olasılık, etki)</p>
<p>Riske kazanç elde etme fırsatı olarak bakılmalı, risklerin fırsata dönüştürülmesi için sistematik bir çaba gösterilmelidir.</p>
<p>Riskler birbiriyle etkileşim içerisinde olan üç temel alanda ele alınır:</p>
<p>Teknik/performans</p>
<p>Maliyet</p>
<p>Çizelge (schedule)</p>
<p>Teknik risk hedeflenen (tahmin edilen ve planlanan) performans değerine ulaşamamanın bir ölçüsüdür. Maliyet riski tahmin edilen ve planlanan maliyet değerinin aşılması durumuna karşılık gelir. Ekonomik koşullardaki belirsizlikler önemli maliyet risk kaynaklarından biridir.</p>
<p>Çizelge riski bir işin tahmin edilen ve planlanan sürede gerçekleştirilememesinin bir ölçüsüdür. Performans, çizelge, maliyet tahminlerin gerçeğe en yakın bir şekilde yapılması hedeflenen sonuca en az riskle ulaşılmasını sağlayacaktır. Tahminlerin verilere dayalı ve sistematik olarak yapılması gerekir.</p>
<p>Risk Yönetimi</p>
<p>Risk yönetiminin temel hedefi, karar verme mekanizmaları için riskleri görünür ve ölçülebilir hale getirmek, subjektifliği azaltmaktır.</p>
<p>Risk Yönetimi atılgan (proaktif) karar ve faaliyetler ile sürekli olarak risklerin belirlendiği, hangi risklerin öncelikle çözümlenmesi gerektiğinin değerlendirildiği, risklerle başa çıkmak için stratejiler ve planların geliştirilerek uygulandığı bir sistematiktir.</p>
<p>Risk yönetimi belirsizlikleri ve belirsizliğin yaratacağı olumsuz etkileri daha kabul edilebilir düzeye indirgemeyi hedefleyen bir disiplindir. Risklerin probleme ya da tehlikeye dönüşmeden belirlenmesi ve en aza indirgenmesi faaliyetlerinin planlanması ve yürütülmesini kapsar.</p>
<p>Risk yönetimi temel faaliyetleri şematik olarak Şekil-1’de gösterilmiştir.</p>
<p>Şekil-1 Risk yönetim süreçleri.</p>
<p>Bilişim sektöründe risk yönetiminde bu ana süreçler değişmemekle birlikte uygulamalarda farklılıklar vardır. Bilişim teknoloji riskleri donanım, yazılım ve bilgiye ilişkin risklere ayrı ayrı odaklanarak yönetilmelidir. Yazılım ve bilginin kendine has yapısı risklerin belirlenmesi, azaltması, izlenmesine farklılıklar getirir.</p>
<p>Ürünlerin içerisinde, yazılım payının gittikçe artması, ürünün performans, maliyet ve çizelge risklerinin yönetilmesinde yazılım risklerine özel dikkat gösterilmesini gerektirir. Yazılımın elle tutulamayan yapısı belirsizliği artırırken, risk değerlendirmeyi de güçleştirir. Yazılımın elle tutulamayan yapısı, üretim sürecinin olmaması yazılım geliştirme süreçlerine odaklı risk azaltma faaliyetlerini ön plana çıkarır. Risk yönetimi yazılım mühendisliği disiplini ile entegre olarak ele alınmalıdır. Yazılım geliştirme sürecinin uygun bir yazılım geliştirme modeli (şelale, artımsal, evrimsel v.b.) üzerine kurulması ile riskler azaltılacaktır. Yazılım geliştirmede kullanılan teknik, araç ve gereçlerin uygunluğu ve etkinliği de önemli bir faktördür.</p>
<p>Sonuç</p>
<p>Bilişim teknolojilerinde risk yönetiminin başlı başına bir disiplin olarak ele alınmasını gerektiren; teknolojideki değişimin daha hızlı, ürünlerin daha karmaşık, rekabetin daha yoğun olması nedeni ile belirsizliğin, risklerin daha yüksek olması ve yapısal farklılıklardır. Bilişim teknolojilerinin AB 6. Çerçeve Programında ve ülkemiz Vizyon 2003 çalışmalarında en kritik teknolojilerden biri olarak belirlenmesi, teknik risk odaklı risk yönetimini kritik bir yönetim disiplini haline getirmiştir.</p>
<p>Risk Yönetimi bankanın karlılığını olumsuz yönde etkileyecek risk faktörlerinin belirlenmesi, ölçülmesi ve en alt düzeye indirilmesi sürecidir. Risk Yönetimi tüm banka düzeyinde uygulanmalı, farklı risk faktörlerinin birbirleri ile etkileşimleri göz önünde bulundurulmalıdır. Riskyonetimi.com&#8217;da baslıca risk faktörleri olan Piyasa Riski, Kredi Riski ve Operasyonel Risk hakkında detaylı bilgi bulabilirsiniz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>20-)Kriz yönetimi nedir? Kısaca özetleyiniz.</strong></span></p>
<p>Kriz yönetimi nedir?</p>
<p>Kriz Yönetimi; krizi yaratan olayların önlenmesi, ortadan kaldırılmasını veya ülke menfaatleri doğrultusunda en az zararla atlatılmasını sağlamak amacıyla gereken hazırlık ve faaliyetlerin yönlendirilmesidir.</p>
<p>21-)İlk yardım nedir ve iyi bir ilk yardım nasıl olmalıdır? Açıklayınız.</p>
<p>Herhangi bir hastalık veya kaza sonucu sağlığı tehlikeye girmiş olan kişi veya kişilere durumlarının daha kötüye gitmesini önlemek amacıyla ,çevre imkanlarından yararlanılarak ve ilaçsız olarak yapılan geçici müdahaleye İLKYARDIM denir.egitim-dunyasi.net olarak yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz</p>
<p>İlkyardımı yapacak olan kişi mutlaka teorik ve uygulamalı ilkyardım eğitimi almış olmalıdır.</p>
<p>ilkyardımın amaçları</p>
<p>Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak</p>
<p>Hastanın veya kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek</p>
<p>İyileşmeyi kolaylaştırmak</p>
<p>ilkyardımcının temel özellikleri</p>
<p>Mutlaka kaza yeri çevre güvenlik önlemlerini almalı</p>
<p>Sakin olmalı (Telaş hem hastaya hem de ilkyardımcıya yarar yerine zarar verebilir)</p>
<p>Kendine güveni olmalı (kendine güven büyük ölçüde bilgi ile ilgilidir)</p>
<p>İlkyardım eğitimi almış olmalı</p>
<p>Ne yapacağına çabuk karar vermeli ve kararını uygulamalı</p>
<p>Çevre imkanlarından faydalanabilmeli (pratik buluşları olmalı)</p>
<p>Çevredeki kişilerden yararlanmayı bilmeli</p>
<p>Ülkedeki sağlık örgütlenmesi hakkında bilgi sahibi olmalı</p>
<p>İnsan vücudu ile ilgili temel bir bilgiye sahip olmalı</p>
<p>ilkyardımda temel uygulamalar</p>
<p>Hasta veya yaralıları,mümkün olduğunca yatırarak müdahale etmeli</p>
<p>Hasta veya yaralılar fazla hareket ettirilmemeli</p>
<p>Hasta veya yaralılar A-B-C yönünden değerlendirilmeli</p>
<p>(Airway = soluk yolu)</p>
<p>(Breathing = solunum)</p>
<p>(Circulation = dolaşım)</p>
<p>Kanama ve kırık açısından incelenmeli</p>
<p>Sıcak tutulmalı ( hasta özellikle ısıtılmamalı,sıcak tutulmasından kasıt vücudun sıcaklığını kaybetmemesi için hastanın üstünün battaniye , çarşaf , palto vb. şeylerle örtülmesidir.)</p>
<p>Bilinç kapalı ise su vb. hiçbir şey verilmemeli</p>
<p>Çevredeki telaşlı kişiler uzaklaştırılmalı</p>
<p>Tıbbi yardım istenmeli (112 Acil ambulans)</p>
<p>Yaralının yarasını görmesine izin verilmemeli</p>
<p>Tıbbi yardıma ulaşılamadığı taktirde hasta veya yaralı uygun taşıma teknikleri ile sağlık kurumuna taşınmalı</p>
<p>İlkyardımcı yapabileceği uygulamaların sınırlarını bilmelidir. Ortamda herhangi bir sağlık personelinin varlığı durumunda , o ana kadar kendi yaptığı müdahaleler hakkında bilgi verdikten sonra sorumluluğu sağlık personeline devretmeli ve onun vereceği görevleri yapmaya devam etmelidir.</p>
<p>tıbbi yardım isteme</p>
<p>Tıbbi yardım için 112&#8217;yi arayın. Yardım istenirken verilecek bilgiler kısa, öz ve anlaşılır olmalıdır;</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>22-) Herhangi bir doğal afette arama kurtarma çalışmalarının önemi nedir?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>23-) Toplumda polisliğin rolü nedir?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>24-) Empati nedir? Empatik iletişimden ne anlıyorsunu</strong></span>z?</p>
<p>EMPATİ</p>
<p>Empati bir isanın kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini</p>
<p>doğru olarak anlamasıdır Basit gibi gözüken bu tanımın gerisinde pek çok kurumsal öğe bulunmaktadır ve belkide bu yüzden ulailması oldukça zaman almıştır. Günümüzde “empati” denildiğinde akla Carl Rogers ve onun konuya ilişkin çalışmaları gelir. Pisokoterapi alanında empatik iletişim kurma becerisiyle ünlenmiş ROGERS`ın adı ile empati kavramı adeta özdeş hale gelmiştir.Bir kişinin kendisini karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumu ve bu durumu ona iletmesi sürecine “empati” adı verilir.yukarıdaki empati tanımı üç temel öğeden oluşmaktadır.Bir insanın karşısındaki bir kişi ile empati kurabilmesi için gerekli olan bu belgeleri şöyle sıralayabiliriz:</p>
<p>25-)Teknolojiden maksimum yararlanma konusunda düşünceleriniz nelerdir?</p>
<p>26-) Polis-Medya ilişkileri denince aklınıza neler geliyor?</p>
<p>POLİS MEDYA İLİŞKİLERİ</p>
<p>Yrd. Doç. Dr. Hüseyin ERKUL*</p>
<p>1. GİRİŞ</p>
<p>Günümüz bir iletişim çağına tanıklık etmektedir. Bu çağda uzaklar yakın olmuş, bilgi ve teknoloji tüm dünyayı kuşatmıştır. Bu gelişmeler insanların yaşam kalitesini de yükseltmiş, insan gereksinimlerinin artmasına ve çeşitlenmesine neden olmuştur.</p>
<p>Hem kamu kurumları hem de özel kesim bu gereksinimleri karşılayabilmek için çeşitli kamu hizmetlerini yerine getirmek için, çoğu zaman aynı kulvarda koşmuşlardır. İşte buna örnek olarak, kamuya güvenlik hizmeti sunan polis ile halkın bilgilenme (haber alma) özgürlüğünü sağlayan medya elemanları verilebilir.</p>
<p>2. POLİSİN TANIMI, YETİŞTİRİLMESİ, GÖREVLERİ VE ÇALIŞMA KOŞULLARI</p>
<p>Bu bölümde polisin tanımı, yetiştirilmesi, görevleri ve çalışma koşulları verilmiştir.</p>
<p>2.1. Polisin Tanımı</p>
<p>Polis (Police, Polizei); kent düzenini ve kentin huzur ve güvenliğini sağlayan bir örgüt ve bu örgütteki kamu görevlilerini ifade eder (Özcan, 1993, 627).</p>
<p>Polis; kamusal ve bireysel güvenliği, kamu düzenini ve konut (mesken) masuniyetini (can ve mal güvenliği ile konut dokunulmazlığı) korur. Halkın ırz (namus, iffet) korurken bir yandan da halkın dinlenmesini (huzurunu) sağlar. Yardım isteyenlerle, yardıma muhtaç olan çocuk, sakat ve çaresizlere yardım eder. Yasa, tüzük ve yönetmeliklerin kendisine verdiği görevleri yapar (PVSK, 2001, 1).</p>
<p>4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu ile Polis Akademisi Başkanlığı, Üniversite konumuna getirilmiş, bünyesinde iki yıllık Polis Meslek Yüksek Okulları, Güvenlik Bilimleri Fakültesi ve Lisansüstü eğitim veren Güvenlik Bilimleri Enstitüsü kurulmuştur.</p>
<p>Polis Meslek Yüksek Okullarına ÖSYM sınavında başarılı olanlar arasından; yapılan özel yetenek sınavıyla başarılı olanlar seçilmektedir.</p>
<p>2.3. Polisin Görev ve Yetkileri</p>
<p>Polisin görev ve yetkileri 2559 sayılı Polis ve Selahiyet Kanunu&#8217;nda sayılmıştır.</p>
<p>2.3.1. Polisin Görevleri</p>
<p>Polisin güvenlikle ilgili görevleri şunlardır:</p>
<p>• Polisin Yardım Görevleri</p>
<p>• Huzur ve Düzen Sağlama Görevleri</p>
<p>• Önleme ve Koruma Görevleri</p>
<p>• Suç Araştırması Görevleri</p>
<p>• Polisin Diğer Görevleri</p>
<p>2.3. 2. Polisin Yetkileri</p>
<p>Polisin yetkileri şunlardır:</p>
<p>• Parmak İzi ve Fotoğraf Alma</p>
<p>• Film ve Senaryoları Denetleme</p>
<p>• Kapatma</p>
<p>• Arama, El Koyma ve Yakalama</p>
<p>• Silah Kullanma</p>
<p>• Gözaltına Alma</p>
<p>3.1. Medyanın Tanımı</p>
<p>Medya tanım olarak yığınlarla iletişimi sağlayan radyo, televizyon, gazete ve dergiler gibi basın yayın organlarının tümünü kapsayan ortak addır (Püsküllüoğlu, 1994, 723).</p>
<p>Medya tanım olarak kısaca; televizyon, radyo ve gazetelerden oluşan kitle iletişim araçlarıdır (Oxford Advanced Learned Dictionary, 1994, 773)</p>
<p>Medya; ingilizcede mass media olarak tanımlanan kitle iletişiminde halka bilgi dağıtmak için çeşitli araçlardır (Redhouse Dictionary, 1992, 358).</p>
<p>3.2. Medyanın Önemi</p>
<p>6. SONUÇ</p>
<p>Halkın güvenliğini sağlayan polis örgütü ile halkın ülkedeki olaylardan haber almasını sağlayan medya kuruluşları sonuç olarak birlikte kamu hizmeti sunmaktadırlar.Bu nedenle polis örgütü ile medya arasında işbirliği ve yardımlaşma bir zorunluluktur.Medya polis örgütünü ve gerekliliğini halka tanıtmalı,olayları nesnel olarak ele almalı ve polisteki olumlu gelişmeleri de halka anlatmalıdır.</p>
<p>Polis örgütü medya elemanlarına yardımcı olmalı, olaylarla ilgili olarak bilgilendirmeli ve medya elemanlarını polis karşıtı olarak algılamamalıdır.</p>
<p>Polis medya iletişimi önerdiğim biçimde kurulduğu zaman yurttaşlara güvenlik ve bilgilendirme işleri daha etkili, nitelikli ve verimli olarak sunulacaktır.</p>
<p>Bunun gerçekleşmesi de polisin meslek öncesi eğitiminin fakülte düzeyine yükseltilmesi, görevdeki polislere hizmetiçi eğitiminin de öğretim üyelerince verilmesi gerekmektedir.</p>
<p>Bu eğitimlerinin önerdiğim biçimde gerçekleşmesi sonucunda polis:</p>
<p>• Güvenlik hizmetini daha iyi (nitelikli) sunacak.</p>
<p>• İnsan haklarına daha saygılı olacak.</p>
<p>• Yurttaşlarla daha iyi iletişim kurabilecek.</p>
<p>• Cumhuriyetin niteliklerine ve demokrasiye inanan birer &#8220;kamu güvencesi&#8221; olacak.</p>
<p>• Halkın polise korkuyla bakması, polisin halka kuşkuyla bakması anlayışı değişecek.</p>
<p>• &#8220;Eğitim ve Çevre&#8221; bilinçli polisler nicelik olarak artarak kentsel yaşam kalitesini yükseltecek.</p>
<p>• Polis medya iletişimi en iyi biçimde gerçekleşecektir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>27-) Polis- Halk ilişkileri denince aklınıza neler geliyor?</strong></span></p>
<p>Polis, suç ve kanunlara riayetin sağlanması, çok içli-dışlı kavramlar olarak görülür. Diğer taraftan halk, polisin görevini tamamlamasında suçla mücadele stratejilerinin merkezinde görülür. Bu sebeple, polis-halk ilişkilerinin bozulması veya geliştirilmesi konusu, suçla mücadelede temel bir konudur ve polis ve halk arasındaki ilişkilerle ilgili bu konu, suçla savaşta, geçtiğimiz on yıllarda, hatırı sayılır bir dikkati cezbetmiştir.</p>
<p>Bu çalışmanın temel amacı, polisin ve halkın birbirlerine yaklaşımlarını tartışmak ve bu yaklaşımlar ile başarılı polis halk ilişkileri arasında bir ilişkinin veya etkinin olup olmadığını tespit etmektir. Bu konuda temel faktörler nelerdir ve bunlar polis halk ilişkilerini nasıl etkilemektedir? Polisin ve halkın algılamalarını şekillendiren sebepler nelerdir? Ayrıca, insanların bizzat ihkak-ı hakka başvurmaları (hukuku kendi ellerine alıp uygulamaları) da ‘neden bazı insanlar polise başvurmayı tercih ederken diğer bazıları kendi başlarının çaresine bakarlar’ bağlamında kısaca incelenecektir. Son olarak, bu çalışma, Türkiye’de bu sahada eksikliği hissedilen çalışmalara ve alanlara bir örnek olması ve karşılaştırma imkanı açısından, İngiliz kaynaklı, bilgi ve araştırmalardan yola çıkılarak yapılmıştır.</p>
<p>Anahtar Kelimeler: Polis, Halk, Tutum, Polis Halk İlişkileri, İhkak-ı Hak.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>28-) Toplam kalite konusundaki düşünceleriniz nelerdir?</strong></span></p>
<p>Müşteri isteklerinin sürekli gerçekleştirilmesini hedefleyen, &#8220;Müşteriyi memnun et ki, kurum yaşasın&#8221; temeli üzerine kurulu olan Toplam Kalite Yönetimi; müşteri odaklılık, liderlik, çalışanların katılımı, proses yaklaşımı, yönetimde sistem yaklaşımı, sürekli iyileştirme, verilere dayalı karar verme yaklaşımı ve tedarikçilerle karşılıklı faydaya dayanan ilişkiler olmak üzere 8 temel prensibin bütünleşmesiyle oluşmuştur.</p>
<p>Diğer prensipleri bir kenara bırakarak &#8221;liderliğin&#8221; Toplam Kalite’deki yeri ve etkisi üzerinde duracağız.</p>
<p>Genel anlamda liderlik; danışmanlık, güven, sevgi, tutarlılık, devamlılık, sabır, etkileyebilme, sürükleyebilme, karar verme, risk, karizma, kültür, mantık, vizyon ve yüksek özgüven isteyen bir durumdur. Toplam Kalite Yönetimi’nin uygulanmasında bu yetkinlikleri en üst seviyede taşıyan etkin bir liderin olması son derece önemlidir.</p>
<p>Kalite Yönetimi’nde liderlik görev ve sorumluluklarını şu şekilde özetleyebiliriz:</p>
<p>• Takım çalışmasına inanmalı ve bu yöndeki çalışmalar desteklenmelidir.</p>
<p>• Çalışanlar arasında saygı ve güven ortamı tesis edilmelidir.</p>
<p>• Önemli kararlar alınmadan önce çalışanlara danışılmalıdır.</p>
<p>Lider, &#8221;sinerjik yönetim anlayışını&#8221; organizasyonda etkin kılmalıdır. Sinerjizm, dar anlamda tüm çalışanların yönetime katılımı, geniş anlamda ise organizasyonda insan, sistem, donanım vb. gibi unsurların bir arada bulunması anlamına gelmektedir. Yapılan işte, alınan kararlarda kendisinden de bir şeylerin olduğunu gören çalışanlar hem moral olarak hem de enerji olarak kendisini daha iyi hissedecek ve bu durum da organizasyonu diri tutmaya yardımcı olacak, hantallıktan kurtaracaktır.</p>
<p>• Organizasyonda müşteri üzerinde odaklanmış ve ona kaliteli hizmet sunmayı amaçlayan bir misyon üstlenilmelidir.</p>
<p>• Problem çözme konusunda kararlı olunmalıdır.</p>
<p>1. TOPLAM KALİTE YÖNETİMİ</p>
<p>Toplam kalite yönetimi bir işletmede verimliliğin maksimum düzeye çıkarmak, sıfır hataya yaklaşmak ve % 100 müşteri tatminini sağlamak için benimsenmesi gereken ve şirket içi tam katılım sağlandığı bir yönetim anlayışıdır. Toplam Kalite Yönetimini başarmanın en önemli adımı Toplam Kalite Yönetiminin bir araçlar topluluğu değil, bir yönetim anlayışı olduğunu kavramaktır. Çoğu şirketin bu konuda başarısız olması bu iki yaklaşım arasında bocalaması sebebiyledir. Toplam Kalite Anlayışının en temel özelliği insana bakış açısıdır. Yüzyılların Kapitalist ve Marksist anlayışları değişmeye başlamış Materyalist temelli beyinler &#8220;insana değer veren&#8221; yaklaşıma muhtaç olur hale gelmişlerdir. Bu yaklaşım bizim kültürümüzde asırlardır zaten mevcut idi. İnsan, insan ve insan&#8230;Onlar olmadan hiçbir yönetim anlayışı ve ideoloji varlığının uzun süre sürdüremez.(Kalder Önce Kalite Dergisi,Temmuz 2000,ss.2-9)</p>
<p>Geleceğin başarılı şirketleri kuruluşların insana (tüketici,müşteri,çalışan,hissedar, tedarikçi,toplum) hizmet için var olduğunu unutmayarak insan beklentilerini dengeleyerek karşılayan kuruluşlar olacaklardır. 2. SÜREKLİ İYİLEŞTİRME</p>
<p>Japon veya Uzakdoğu felsefesine göre hiçbir şey mükemmel değildir,her şeyi daha ileriye götürmek mümkündür. Bu anlayış her şeyi daha ileriye götürecek bir taraf aranmasını gerektirir. Bu da iki önemli ilkeyi gerekli kılar:İsrafı azaltmak ve sorunları gizlemek yerine ortaya çıkarmak.(Yamak,1998,s.148.) İsraf veya muda; Japon tarzı üretim anlayışında hiç arzu edilmeyen bir şeydir.Bir işi yaparken gereksiz yere kullanılan herhangi bir kaynak (makine,malzeme,insan gücü,enerji,vb.)israftır. İsraf çok geniş kapsamlı bir kavramdır.Kapsamına,örneğin düzenli yerleştirilmemiş alet takımları arasından istenileni aramak ve bulmak için geçen zaman da girer.Atıl duran veya boş bekleyen makine veya işçi israftır.İsrafı azaltan her önlem projesi iyileştirmede ileriye doğru atılmış bir adım sayılır. Sorunların üzerine gitmek; sorunların gizlenmesi yerine ortaya çıkartılması Japon tarzı üretim ve yönetim anlayışında önemli bir hedeftir.Her ortaya çıkan sorun,iyileştirme yapılacak bir alanı veya konuyu gösterir.Bu bakımdan,toplam kalite yönetimine geçmiş bir işyerinde,her zaman için bir sorun avı vardır. Sorunları çözmek için geliştirilen teknikler KAIZEN felsefesinde önemli bir yer tutar.</p>
<p>3. KAIZEN</p>
<p>Kaizen;sürece yönelik,küçük adımlı,insana dayanan,bilgiyi paylaşan sürekli iyiyi arama çabasıdır.Kaizen&#8217;in baş sloganı şudur:&#8221;En iyi iyinin düşmanıdır.&#8221; Sorunları saklamamak,örtmemek Kaizen uygulamalarının ön koşuludur.Sorun çözme aşamasında,farklı uzmanlık alanlarından oluşturulan Kaizen ekipleri görevlendirilir. Sorunlara kısa sürede çözüm bulmaktan çok,sorunu kökünden halledecek çözümü bulmak yeğlenir.Amaç;geçici,palyatif önlemlerle o günü kurtarmak değil,kalıcı çözümlerle yarını kurtarmaktır.Aksi halde,sorun kısa bir süre sonra tekrar kendini gösterir.(Oyak-Renault,Seminer Notları,s.12) Batı toplumları dikkatlerini hep buluşlara,büyük atılımlara ve sonuçlara yöneltmiş iken,Japonya ilgisini daha çok küçük adımlar yoluyla ilerlemeye ve süreçlere yönelterek daha olumlu sonuçlar almıştır.(İmai,1997,s.3) Her ne kadar,hemen hiçbir önemli teknoloji (bilgisayar,elektronik,atom ,genetik, vb.)</p>
<p>SONUÇ</p>
<p>Rekabetin arttığı, tüketicilerin kaliteli ve ucuz olan malı talep eder hale geldiği günümüzde , Toplam Kalite Yönetimi , şirketler için can simidi haline gelmiştir. Öyle ki bunu uygulayan işletmeler, diğerlerine karşı avantaj sağlamakta ve bu acımasız rekabette onları geride bırakmaktadırlar. Endüstrileşmenin başladığı devirlerde miktar olarak fazla miktarda üretmek yeterli idi. Yani üretebildiğiniz kadar fazla üretmek başarı için yeterli olabiliyordu. Monopol bir piyasada rakip olmadığı veya çok az olduğu için fiyatlar ve imal edilecek miktar firma tarafından tespit edilebiliyordu. Fakat zamanla rakiplerin çoğalması ve özellikle 2.Dünya Savaşından sonra dünya çapında üretim fazlalığının oluşması sıkı bir rekabetin de habercisi olmuştur. Tüketicilerin kaliteli mala olan taleplerinin artması ve rakiplerin de çoğalması işletmeleri yeni yöntemler bulmaya zorlamıştır. İmalat esnasında ve sonrasında oluşan hatalar, maliyetleri oldukça arttırmaktadır. Mamullerin imal edildikten sonra muayenesinin yerini proseste muayene fikri almıştır. Böylece hatalarda hemen tespit edilip düzeltilebilmektedir. Bunun için de uygun yerlere istatistiksel sinyaller konulmuştur. Fakat aksaklıkları bulmakla iş bitmiş değildir. Çünkü onun yerine getirilecek olanı eskisinden daha iyi sonuç vermelidir. İşte burada Toplam Kalitenin temelini oluşturan, proseste çalışanların fikirlerini alma ihtiyacı doğmuştur. Taylor&#8217; un işçiyi sadece üst yönetimin verdiği emirleri uygulayan kişi olarak gören anlayışı TKY &#8216;de tamamen değişmiştir. Burada işçiye verilen emirleri yapan bir makine değil de insan gözüyle bakılması TKY&#8217; nin en büyük avantajıdır. Ünlü Japon sanayici Konosuke</p>
<p>Matsushita &#8216;nın 1988&#8242; de ABD&#8217; li yöneticilere yönelik söylediği şu sözü oldukça anlamlıdır: &#8220;Biz kazandık, siz kaybettiniz; biz kazanacağız ve sizde kaybedeceksiniz. Hiçbir şey yapamazsınız. Çünkü başarısızlığınız bir iç hastalıktır. Firmalarınız Taylor&#8217;un ilkelerine dayandırılmıştır. Daha beteri kafalarınızda Taylorlaştırılmıştır. Katı bir biçimde inanmaktasınız ki iyi yönetim, yöneticilerin bir tarafta, çalışanların diğer bir tarafta; bir başka anlatımla iyi yönetim; bir tarafta düşünen adamlar, diğer tarafta da yalnızca iş görebilen adamlar anlamına gelmektedir. Sizler için yöneticilik, yönetimin fikirlerini yumuşak bir biçimde çalışanların ellerine ulaştırmak sanatıdır.&#8221; İşçinin yönetime yardımcı olması sağlanmalıdır. Bunun için de onun görüşlerini anlatmasına imkan tanınmalıdır. Böylece aksaklıkları gören kişi derhal durumu üstlerine bildirecektir. Ayrıca onun işyerine kendisini yabancı hissetmesini önlemeli, firmayı sahiplenmesine olanak verilmelidir. Çalıştığı işletmede kendisinin de hakkı olduğuna inanan insan aksaklıkları gördüğü zaman hemen düzeltecek ve işini daha iyi yapacaktır. İşte Toplam Kalite de amaç budur.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>29-) Stres nedir? Stresle mücadele yöntemleri nelerdir?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>30-) AB uyum yasaları denince ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>31-) Hangi iletişim yöntemlerinde daha başarılı olduğunuzu düşünüyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>32-)Sizce polis olmanın en zor yanları nelerdir?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>33-)Başarıyı nasıl tanımlar ya da değerlendirirsiniz?</strong></span></p>
<p>Başarı üniversiteye gidip, zengin olmak değil; iyi insan olabilmektir</p>
<p>Takdir-teşekkür almak, üniversiteyi kazanmak, zengin olmak, iyi bir iş sahibi olmak bir başarıdır. Ama gerçek başarının kendisi değildir. Asıl başarı kendisini tanıyan, kendisi ve çevresi ile barışık, iyi bir anne, iyi bir baba olabilmektir.</p>
<p>Başarı nedir?</p>
<p>İyi bir üniversiteyi kazanmak mı?</p>
<p>Yoksa zengin olmak mı?</p>
<p>Veya bir öğrenci için her dönem takdir belgesi almak mı?</p>
<p>Ya da iyi bir meslek sahibi olmak mı?</p>
<p>Kimi insanlar için bunlar başarı göstergesi olarak kabul edilebilir&#8230; Ama asıl önemli olan öğrencilerin (çocuklarımızın) şu ya da bu meslekte olması değil, “hayatta başarılı olmak” amacına yönelik, geniş bir kültür yelpazesine sahip olacak şekilde yetiştirilmelerini sağlamaktır. Çocuklarımızın; sağlıklı düşünüp, isabetli kararlar verme hasletlerini geliştirmeyi ön plana alan bir eğitim stratejisi uygulamaya çalışmalıyız. İleriki hayatta hangi işe el atarlarsa muhakkak başarılı olmalarını hedefleyip ve bu hedefler doğrultusunda yönlendirmeliyiz.</p>
<p>Bilindiği üzere her güzel sonuç için, önce biraz sıkıntı ve zahmet çekmek, çalışıp çabalamak gerekir. Ve bizim (öğretmenler ve ebeveyn) meşgalemiz olan eğitim özellikle zahmetli, zaman isteyen bir uğraştır. Neticesini almak için son derece sabırlı olmak gerekir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>34-)Takım ruhundan ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p>Takım ruhu, takımı oluşturan tüm bireylerin takımın amacı yönünde bütünleşmeleri ve birlikte hareket etmeleri sonucunda takımda ben imajı yerine biz imajının oluşması olarak yorumlanabilir.</p>
<p>Takım ruhu her şeyden önce bir his&#8217;tir. Bu his takıma ait olmayı ve takımı benimsemeyi gerektirir. Dolayısıyla takım ruhu anlayışına ulaşmış bireyler; sevgi, saygı, anlayış, yardımlaşma ve aitlik gibi duygularla takım ruhunu güçlendirmelidir. Kişilerin başarısı takım ruhunda kendini bulmalı, her başarılı olan kişi takımda bulunan diğer kişiler tarafından takdir edilmeli ve onun başarısıyla gurur duyulmalıdır. Takımda bulunan herkes birbirini tamamlamalı ve bir bütünlük oluşturmalıdır.</p>
<p>Üyelerin birbirini tamamladığı ve bir bütünlük oluşturduğu takımda sağlıklı bir etkileşim ve iletişim her zaman mevcut olacağından alt gruplaşmalar da oluşmayacak ve sağlıklı bir etkileşim ve iletişim, takım birlikteliğini de beraberinde getirecektir.</p>
<p>Böyle bir takımda; yöneticiler, profesyoneller, liderler ve takımı oluşturan diğer kişiler birlikte çalışmalıdır. Birlikte çalışma ve bütünlüğün oluşması başarıya yol açacağından, başarının altında yatan sır takım çalışması ruhunun oluşmasına bağlanabilir.</p>
<p>Takım çalışmasında her şey liderden beklenmemeli, takımda yer alan herkes kendi üzerine düşen ve kendisine verilen sorumluluğu veya görevi itina ile yerine getirmelidir. Birtakım kaçamaklar yapmamalı ve başkalarının üzerinden kazanmayı düşünmemelidir. Profesyonelliğinin yanı sıra vicdanının da sesini dinlemeli, böylece sorumluluk duygusu ile ruhsal dengesini birleştirmelidir.</p>
<p>Takım içerisinde sorumluluk ve görev bilinci ile tüm uğraşıların aslında yapılan işle sonuca ulaştığını söylemek mümkündür. Burada asıl amaç ürünü alan yani hizmet götürülen kişiler olduğundan bir noktada iş, iş olduğu için yapılmalı ve takımda görev alan kişiler de bunun bir karşılığı olduğu için işini yapmalıdır. Böyle bir davranışın profesyonelliğin bir gereği olduğu vurgulanabilir.</p>
<p>Takım içerisinde diğer takım üyeleriyle uğraşan kişi hiçbir yere varamayacağı gibi kendi fenomenlerinden de kurtulamayabilir. Çünkü profesyonelliğini ve işini bırakıp başkaları ile uğraşmaya başlamıştır. Bu da başarısızlığına temel oluşturabilir.</p>
<p>Takım ruhu bireysel verilen kararlara karşı olası riskleri de en aza indirecektir. Çünkü sonuçta ortaya çıkacak olası riskler ta baştan paylaşılmış olacak ve yük takıma paylaştırıldığından hafifleyecektir. Bu nedenle başarı için cesaret ve risk alma artacak ve bu ruhla harekete geçen takım yüksek yüzdelerle başarıyı yakalayacaktır.</p>
<p>Takım ruhunun korunması ve geliştirilmesi daima tazelenmeye baktığından, tazelenme ise sürekli istikrarlı bir şekilde çalışma ve monotonluktan kurtulma ile mümkün olabilir. Yani değişiklikler de daima takip edilmeli ve takım için gerekli olan değişikliklere ve değişimlere daima açık olunmalıdır. Zaman zaman değişik taktikler ve yöntemler uygulanarak takımın performansı artırılmalı, amaçtan uzaklaşılmaması kaydıyla zihinsel, fiziksel, sosyal ve ruhsal aktivitelere başvurulmalıdır. Planlı ve programlı çalışma ve disiplini koruma, körü körüne yıldırıcı çalışmalardan tartışmasız iyidir. Böyle bir çalışma düzeni aynı zamanda dolu dolu yaşamayı beraberinde getirecektir.</p>
<p>Takım ruhunun ilk hedefi amaca ulaşmak olduğuna göre ikinci hedefi de takımı oluşturan bireylerin yaşam doyumunu zenginleştirmek olmalıdır. Yani takımda tükenmişlik yaşayan birey, amacı unutup kendi derdine düşebileceğinden, bütünlüğü de bozabilir. Dolayısıyla kendi kendine hayrı olamayan bir kişinin başkalarına da hiç hayrı olamayabilir. Bu nedenle ilk hedefe ulaşmanın yolunun ikinci hedefin zinde tutulmasından geçtiğini söylemek mümkündür.</p>
<p>Bir meyve olan nar bir takıma ve bu takımı oluşturan takım ruhuna örnek verilebilir. Dışardan bakıldığında nar bir bütündür. Bir sistem oluşturmuştur. Ama içerisinde kendine özgü bölümler bu sistemi çok sistemli bir şekilde tamamlar. Nar içerisinde, tek tek yerini alan nar taneleri ahenk içinde bütünlüğü korur ve takımda yerini alır.</p>
<p>Tüm bu bileşkeleri toplamış, konuları çözümlemiş bir takım, takım ruhunu gerçekleştirmiş olacaktır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>35-)İş hayatında başarılı olmak için neler yapmak gerekir?</strong></span></p>
<p>NLP Ve İş Yaşamı</p>
<p>İyi bir iletişimin nasıl yapılacağını son derece iyi anlatan, ayrıca iletişimin başarıdaki önemini sürekli vurgulayan NLP tekniği, 21. Yüzyılın başarı teknolojisi olmaya aday bir bilim dalıdır.</p>
<p>NLP tekniği, özellikle iş dünyasında, yönetim, iletişim, motivasyon, kişisel gelişim, hedef belirleme liderlik gibi konularda farklılaşma sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda spora, aile yaşamına ve kendini geliştirmeye uygulanabilir. Başarıya ulaşmak ve kişisel mükemmelliği yakalamak isteyen insanların, değiştirmesi gereken tutum ve inançlarını değiştirmeyi kolaylaştırarak kişisel hedeflere başarılı bir şekilde ulaşmasını sağlar. Bu nedenle yönetim ve eğitim alanında sıkça kullanılmaktadır. Nitekim Avrupa kupasını elde eden Galatasaray futbol takımının teknik direktörü Fatih Terim’in NLP tekniği ile eğitilerek takımını başarıya ulaştırdığı bilinmesi gereken önemli bir konudur. Bu nedenle kişilerin motivasyon, karar alma, yaratıcılık, iletişim gibi basit zihinsel stratejileri benimsemesi esnasında NLP tekniği yeniden değerlendirmeler sağlayarak, bu kişilerin başarılı liderler haline gelmelerine de olanak tanımaktadır.egitim-dunyasi.net olarak yazımıza yorumlarınızı bekliyoruz</p>
<p>Bu durum da bizi çok önemli bir soruya, &#8220;İşyerinde ve özel yaşamda başarının anahtarı nedir?&#8221; sorusuna götürüyor. Cevabınıysa &#8220;Gerek işyerinde gerekse özel yaşamda elde ettiğimiz başarıların temelinde &#8216;duygusal zekayı kullanmak ve duyguları yönetmek&#8217; yatıyor&#8221; şeklinde verebiliyoruz.</p>
<p>Peki Duygusal Zeka (EQ) nedir, ne anlama gelir? İlk kez John Mayer ve Peter Salovey&#8217;in 1989&#8217;da yayınladıkları makalelerinde kullandıkları Duygusal Zeka kavramı, içinde barındırdığı duygu kelimesinden yola çıkarak sanılabileceği gibi &#8220;duygusal olmak&#8221; anlamına kesinlikle gelmemektedir.</p>
<p>Öncelikle; Duygusal Zeka, bildiğimiz ve alışık olduğumuz şekliyle, bilgi edinme, hatırlama, analitik düşünme ve problem çözme gibi Akılsal Zeka kavramı altında birleşen çeşitli bilişsel becerilere sahip kişiler için kullandığımız &#8216;akıllı kişi&#8217; kavramına yeni bir tanım getirir. Yaşamda başarılı olabilmesi için &#8220;akıllı kişi&#8221;lerin bu özelliklerin yanısıra sahip olmaları gereken kişisel ve sosyal özellikleri bize hatırlatır.</p>
<p>Duygusal Zeka kavramı, kısaca &#8220;kişinin hem kendi duygularının, hem de karşısındaki kişilerin duygularının farkında olması, onları anlaması, tanımlaması, kaynakları ve nedenleriyle bağlantılandırması, duygularını yönetmesi ve onlardan gerek kişisel alanda gerekse kişilerarası ilişkilerinde etkin bir biçimde yararlanması&#8221; olarak açıklanabilir ve görüldüğü üzere içinde &#8220;kişisel farkındalık&#8221;, &#8220;empati&#8221; (kendini karşısındaki kişinin yerine koyarak, onun duygu ve düşüncelerini doğru olarak anlaması), &#8220;duygu yönetimi&#8221; ve &#8220;ilişki yönetimi&#8221; gibi hem kişisel ve hem de sosyal yetkinlikleri barındırır.</p>
<p>Duygusal Zeka&#8217;nın akıl kavramının karşıtı olmadığının anlaşılması son derece önemlidir. Hem duygu hem de zeka kavramlarını içeren Duygusal Zeka, bilişsel beceriler ile hisleri bir araya getirmeyi hedefler. Bu, kalbin akıl karşısında kazandığı bir zafer değildir, akıl ile kalbin bir birleşmesidir. Başka bir deyişle, Duygusal Zeka kişinin duygularını karşılaştığı problemleri çözmek ve daha etkin, başarılı ve mutlu bir yaşam sürmek için yol gösterici olarak kullanmasıdır.</p>
<p>Duygusal Zeka&#8217;nın temelindeyse ünlü Yunan filozofu Socrates&#8217;in de söylediği gibi öncelikle &#8216;kişinin kendisini tanıması&#8217; yatar. Kendini tanıyan, duygu ve düşüncelerinin farkında olan, güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini bilen bir kişi kendi duygu, düşünce ve davranışlarını yönetebilir ve kişilerarası olumlu ve yapıcı ilişkileri kurabilir.</p>
<p>Duygusal Zeka yaklaşımı çerçevesinde büyük önem taşıyan &#8220;Yönetmek&#8221; kavramı, sadece yöneticilerin kendilerine bağlı çalışanları yönetmesi anlamıyla sınırlı kalmamakta, tersine, en önemli farkı yaratanın öncelikle kişinin kendini yönetmesi olduğunun altını çizmektedir.</p>
<p>Uzun yıllar boyunca, kişilerin özel yaşamlarında önemli bir yere sahip olan duyguların, geleneksel bir yaklaşımla, işyaşamında önemsenmediğini, göz önüne alınmadığını, tersine gereksiz ve pek çok durumda da zarar verici sayıldığını görüyoruz.</p>
<p>Oysa günümüzde, kişinin duygusal farkındalığı, duygularını yönetebilme ve güvene dayalı, sağlıklı ilişkiler kurma becerisi, başka bir deyişle gelişmiş bir Duygusal Zeka&#8217;ya sahip olması işyerinde başarının anahtarı olarak karşımıza çıkmaktadır.</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>36-)İnternet hakkında ne düşünüyorsunuz?</strong></span></p>
<p>Internet, tum dunyayi kapsayan, 110 ulkeye dagilmis ve 2.000.000 dan fazla bilgisayari (host) birbirine baglayan yaklasik 5000 bilgisayar aginin toplamidir (Sekil-1). 1994 yili basinda yaklasik 12 milyon Internet kullanicisi bulunmaktadir. Internet genel bilgiye erisimi destekler ve elektronik posta (elektronik mail), konferans, bildiriler gibi konularda iletisim hizmetleri saglar.</p>
<p>Butun bilgi ve servisler, Internet&#8217;i olusturan cesitli aglara dagitilmistir ve gecerli bir Internet adresi ve fiziksel baglantisi olan herhangi bir yerden ulasilabilir durumdadirlar. Kuruluslar Internet&#8217;e iki ana nedenden dolayi baglanmaktadirlar. Birincisi, Internet yararli bilgilere dunya capinda bir baglanabilirlik ve erisim saglar. Ikincisi, Internet&#8217;e baglanmak, kuruluslara ozel bir genis bolge agi kurmaktan daha ucuza mal olmaktadir.</p>
<p>Amerika Birlesik Devletleri&#8217;nde Internet&#8217;in isletimi federal yonetimlerce vergi mukelleflerinin vergilerinden karsilanmaktadir. Internet&#8217;in kullanimi bir zamanlar arastirma, egitim ve devlet kuruluslarinin etkinlikleriyle sinirlandirildiysa da, son zamanlarda ticari kullanimi buyuk oranda artmistir. Bu gelismeler, bazi gozlemcileri Internet&#8217;in yakin gelecekte tamamiyla ozellestirilecegi yolunda spekulasyonlara itmektedir. Boyle bir durumda Internet kaynaklarina ulasim kullanim fiyatlarina gore belirlenebilecektir.</p>
<p>Internet&#8217;in ortaya cikisi Amerikan Federal Hukumeti Savunma Bakanligi&#8217;nin arastirma ve gelistirme kolu olan &#8216;Savunma Ileri Duzey Arastirma Projeleri Kurumu&#8217;na (DARPA- Defence Advanced Research Project Agency) dayanir.</p>
<p>1969&#8217;da cesitli bilgisayar bilimleri ve askeri arastirma projelerini desteklemek icin Savunma Bakanligi ARPANET adinda Paket Anahtarlamali Ag&#8217;i olusturmaya basladi. Bu ag, ABD&#8217;deki universite ve arastirma kuruluslarinin degisik tipteki bilgisayarlarini da icererek buyudu.</p>
<p>Internet Nedir?</p>
<p>Milyonlarca bilgisayardan oluşan, binlerce bilgisayar ağını birbirine bağlayan global ağa INTERNET denir. Bu ağın bir yöneticisi yoktur. Internet kullanıcıları birbirleri ile haberleşmek için ortak bir anlaşma dili kullanırlar. Bu ortak anlaşma diline TCP/IP denir. Bu protokol sayesinde donanım ve yazılımdan bağımsız olarak bilgisayarlar arası iletişim mümkün olur.</p>
<p>Bu anlaşma dilinde her bilgisayarın bir adresi vardır. Bu adresler numaralarla ifade edilir ve bilgisayarın IP adresi şeklinde ifade edilir. Tıpkı her evin bir adresi, her telefonun bir numarası olduğu gibi. Bu adreslere bilgiler en kestirme yoldan ulaşır. Ulaşım için diğer bilgisayarlardan yararlanılır. Haberleşen iki bilgisayar arasındaki diğer bilgisayarlar kendilerine ait olmayan bilgi paketlerini diğer bilgisayara aktarırlar</p>
<p>Internet Ne işe Yarar?</p>
<p>Bilgi paylaşımı için global bir yapı sağlayan Internet, iletişime de farklı boyutlar kazandırmıştır.</p>
<p>Aşağıda, Internet&#8217; in hangi amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin amaçla kullanıldığına örnekler bulacaksınız:</p>
<p>• Dünyanın en büyük kütüphanelerinde araştırma yapabilirsiniz,</p>
<p>• Farklı ülkelerde yaşayan meslektaşlarınızın yaptıkları çalışmaları inceleyebilirsiniz,</p>
<p>• Başka bir ülkede öğrenim gören çocuğunuza elektronik postayla mektuplarınızı bedava ve çok kısa zamanda gönderebilirsiniz,</p>
<p>• Internet üzerinden eğitim veren bir üniversitede okuyup mezun olabilirsiniz,</p>
<p>• Farklı mekanlardaki arkadaşlarınızla sohbet edebilirsiniz,</p>
<p>• Filmlerin tanıtım görüntülerini izleyip, akşam gideceğiniz filmi seçebilir, biletinizi de satın alabilirsiniz,</p>
<p>• Alış-veriş yapabilirsiniz, rezervasyon yaptırabilirsiniz,</p>
<p>• Anket yapabilir, yapılan bir anketi cevaplandırabilirsiniz,</p>
<p>• Kendi web sayfanızı hazırlayarak çalışmalarınızı yayınlayabilirsiniz,</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>37-)Beden dilinin iletişimdeki rolü nedir?</strong></span></p>
<p>İnsanlar konuşarak anlaşmayı geliştirmeden önce, beden dilleriyle anlaşırlardı. Beden dili insanların ilk anlaşma aracı ve ilk dili olmuştur. Bedenleri dili aracılığıyla insanlar duygularını, düşüncelerini, isteklerini, ihtiyaçlarını ve ruhsal zenginliklerini başka insanlarla paylaşmışlardır.</p>
<p>Günümüzde dünyanın en çok konuşulan dili olan İngilizcede beden ve ruh ilişkisini açıkça vurgulayan sözcükler vardır. Örneğin, bu dilde “birisi” anlamına gelen “somebody” ve hiçkimse anlamına gelen “nobody” sözcüklerin her ikisinde de bulunan “body” sözcüğü “beden” anlamına gelmektedir. Beden olmaksızın varlık olmaz ve dolayısıyla insanın kendisiyle ilgili bir kavram da söz konusu olamaz.</p>
<p>İlk dilimiz &#8211; beden dilimizdir</p>
<p>Ana dilimizden başka bir dil ögrenmek için, zaman ve enerji harcariz. Bir yabanci dili, iyi ögrendigimiz ölçüde kendimizi daha iyi ifade edebiliriz. Karşimizdakini daha iyi anlariz. Temel dilimiz olan bedenimizin dili ögrenmek için neden zaman ayirmadigimizi anlamak güçtür. Hiçkimse beden dilinin ifadelerinden kaçamayacagi veya bunu bastiramayacagi için, bu dili ögrenmeye çalişmak çok yararlidir. Böylece, kendi dünyamizi yansitma biçimimiz ve birlikte yaşadigimiz insanlarin iç dünyalariyla ilgili önemli bilgilere sahip oluruz. Aslinda her insan, beden dili konusunda bildigini düşündügünden, çok daha fazlasini bilir.</p>
<p>Eğer beden dilimize önyargısız ve cesaretle yaklaşırsak birçok görüşme ve karşılaşmanın sonucunu başarılı kılmamız mümkün olur</p>
<p>Kültür beden dilini etkiler</p>
<p>Farklı kültür gruplarına girdikçe sözsüz iletişim mesajlarının ayrıntılarını değerlendirmek zorlaşır. Grupların sessiz dillerinin anlamak için önemli ölçüde bilgilenmeye ihtiyaç vardır. Bunun için o insanların kültürünü, ilişkilerini, iletişimlerini ve dünya’ya bakışlarını tanımak gerekir. Kültür, tarih boyunca insanın doğaylı ve insanla ortaya çıkan problemlerinin ve zorlanmalarının çözüm biçimidir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;"><strong>38-)AB uyum sürecinde polisin rolü ne olmalıdır?</strong></span></span></p>
<p>8. AB İle Gelişen Demokrasi ve İnsan Hakları Anlayışının Polis Halkla İlişkilerine Etkisi</p>
<p>Ulusal programı ve İzleme raporlarını incelediğimizde AB’ne üyelik için ülkemizden istenen koşulların başında &#8220;Demokrasi ve İnsan Hakları&#8221; gelmektedir. Özellikle AB uyum çerçevesinde yasaların daha demokratik hale gelmesi için &#8220;Anayasa’da&#8221;, &#8220;Türk Ceza Kanununda&#8221;, &#8220;Terörle Mücadele Kanununda&#8221;, &#8220;CMUK’da&#8221;, &#8220;PVSK’da&#8221; ve birçok kanunda değişiklikler yapılmıştır ve yapılmaya da devam edilmektedir. Çıkarılan bu Uyum Yasalarıyla AB yolunda çok önemli adımlar atılmıştır.</p>
<p>Polis yasaların uygulayıcısıdır. Yasalardaki değişim polisin uygulamalarını da değiştirecektir. Öyleyse &#8220;AB’ne giden yol, her ne kadar Diyarbakır’dan geçse de, Diyarbakır’dan önce uğrayacağı en önemli durak, karakollar ve şubelerdir&#8221;21 gerçeğini çok iyi kavramak gerekir.</p>
<p>Ulusal programda geçen &#8220;ifade özgürlüğü, işkencenin önlenmesi, insan hakları, vd.&#8221; gibi kavramlar &#8220;polis teşkilatının&#8221; da üzerinde durduğu olgulardır. Emniyet teşkilatı bu hususta somut adımlar atmaya çalışmakta, polislerin eğitimlerine önem vermekte ve halka karşı kötü muamele yaptığı saptanan personelle ilgili gerekli işlemleri kararlılıkla yapmaktadır. Çünkü herkes günlük yaşamında insan haklarıyla iç içe yaşamaktadır. Özgür bir şekilde düşündüğünü &#8220;ifade edebilmek&#8221;, istediği yere &#8220;seyahat edip, yerleşebilmek&#8221;, diğer bireylerle ve devlet makamlarıyla olan ilişkilerinde &#8220;insanca ve hakça muamele görebilmek&#8221;, insanın günlük yaşamında kullandığı ve yararlandığı haklardan sadece birkaçıdır. Bunlar ise &#8220;yasaların da insan odaklı&#8221; olmasıyla yakından ilintilidir. &#8220;Demokratik bir toplumda kendisinden çok şey beklenen polisin en temel görevi, bireyleri yasalar çerçevesinde tutarak kamu düzenini korumak ve toplumsal barış ve huzurun sağlamaktır.&#8221;22 Öyleyse çıkarılan yasalar oldukça önemlidir.Örneğin bir AB üyesi ülke olan Almanya Anayasasının ilk maddesi &#8220;Herşey insan içindir.&#8221; İnsanı esas alan ve insana değer veren &#8220;insan odaklı&#8221; yasaların çıkarılması polisin uygulamalarında halka yakınlaştıracaktır.</p>
<p>9. AB ile Polisin Halkla İlişkilerinde Yeni Bir Model: Toplum Destekli Polislik (Community Policing)</p>
<p>10. Sonuç</p>
<p>AB ile bir bölgesel birliktelikte bulunacak toplumumuzda da bir takım değişimler olacaktır. Bizler bu değişimin şimdiden okunmasında yarar bulmaktayız. Çünkü toplumsal birliktelikler devletimize kazandırabilir de kaybettirebilir de! Öyleyse toplum olarak / kurum olarak AB sürecini iyi değerlendirmeliyiz ve kendi insanımızı tanıyarak üyeliğe hazırlanmalıyız.</p>
<p>Bir toplumun göstergesi polistir diyebiliriz. Polis devletin simgesidir, toplumu yönlendirici bir kuruluştur. &#8220;Demokratik bir ülkede polis, ülkenin sosyal, siyasal ve yönetim yapısı ile yakından ilişkilidir. Çünkü polis, yürütmenin bir parçası ve genel yönetim yapısının bir yansıtıcısıdır. Hatta ülkeler polisin tutumuna göre &#8220;sert&#8221; ve &#8220;yumuşak&#8221; diye ikiye ayrılmaktadır.&#8221;33 Toplumsal değişim, polisin değişimini de getirecektir.</p>
<p>Polis teşkilatı özverili çalışmalarını halkımıza anlatarak kendi tanıtımını yapmalı, daha sonra bilimsel veriler ışığında çalışmalar yaparak &#8220;nasıl göründüğünü&#8221; saptamalıdır. Özellikle son dönemlerde düzenlenmekte olan &#8220;Basın ve Huzur Toplantıları&#8221; oldukça yararlı bir uygulamadır.</p>
<p>Günümüzde Polis teşkilatının başarısı çözdüğü olaylarla değil &#8220;vatandaşla&#8221; geliştirilen ilişkilerin ölçüsüne ve suçu önlemede halktan alınan desteğin oranı ile ölçülmektedir.</p>
<p>AB’ne geçiş ile polisimizin uygulamalarında toplum desteğini alması gerekecektir. Çünkü güvenlik hizmetlerinin önemli bir bölümünü teşkil eden suçla mücadeleye toplumun sistematik olarak katılımı sağlanmalıdır. Böyle olunca suçla mücadelede polis yalnız kalmayacaktır.</p>
<p>E L E Ş T İ R İ</p>
<p>Yaşamımızdaki konuşmalarda, yazışmalarda, medyada her alanda ve durumda “eleştiri” kelimesini kullanmaktan hiç kaçınmıyoruz. Günümüzde gittikçe yayıldığını sandığım ve alışkanlık halini alan, bu durum beni oldukça kaygılandırıyor ve üzüyor.</p>
<p>Tenkit etmek yermek midir? veya,</p>
<p>“ Tenkit etmekten yermeyi mi anlıyoruz.”</p>
<p>Aslında eleştirmenin yalnızca yermek olmadığını da bilmemiz gerekir. Bazen bu bilgileri unuturuz veya karıştırırız.</p>
<p>TDK sözlüğüne kısaca bir göz atarsak bu konuyu daha anlaşılır kılarız.</p>
<p>TENKİT,-</p>
<p>Eleştirme, eleştiri: Tenkit etmek,- Eleştirmek</p>
<p>YERMEK.-</p>
<p>1. Kötülüklerini söylemek, zemmetmek. 2. Alaylı bir dille kusurlarını söylemek, kusurlarını ortaya koymak, hicvetmek. 3. Beğenmemek, hoşlanmamak, tiksinmek.</p>
<p>ELEŞTİRİ,-</p>
<p>1. Bir insanın, bir eseri, bir konuyu, doğru ve yanlış yanlarını bulup göstermek maksadıyla inceleme işi, tenkit: 2. ed. 1. Bir edebiyat veya sanat eserini her yönüyle sağlamak ve değerlendirmek amacıyla yazılan yazı türü, tenkit, 3. fel. Özellikle bilginin temellerini ve doğruluk durumunu inceleme, sınama, yargılama.</p>
<p>40-)Terör denince ne anlıyorsunuz?</p>
<p>Bireysel ve kitlesel iletişim araçları geliştikçe psikolojik savaş stratejileri ve taktikleri de o ölçüde gelişmiş, çok karmaşık düzeylerde bir bilim ve sanat dalı haline gelmiştir. Bu yönden, içinde bulunduğumuz iletişim çağı &#8220;psikolojik savaşlar çağı&#8221; olarak da nitelendirilmektedir.</p>
<p>&#8220;Terör ve terörist&#8221; kelimeleri günümüz insanının çok sık duyduğu kelimeler arasında yer alıyor. Farklı kulvarlarda yarışan değişik akımlar birbirlerini teröristlikle suçluyorlar. Bazen ülke yönetimleri kendilerine karşı duranları, bazen de bu yönetimlere karşı mücadele eden akımlar yöneticileri teröristlikle suçluyorlar. Dünyaya kendi istediği gibi şekil vermek ve bütün insanlığa hükmetmek isteyen ABD çıkıyor &#8220;Terörü Destekleyen Ülkeler Listesi&#8221; adıyla bir kara liste hazırlıyor ve bunu kendisine kafa tutmak isteyen ülkelere karşı siyâsi baskı aracı olarak kullanıyor. Hatta bununla da yetinmeyip ekonomik baskı aracı olarak da kullanıyor. Bu yolla bütün dünya devletlerini kendisinin kölesi haline getirmeye çalışıyor. Kısacası &#8220;terör&#8221; kavramı günümüzde sömürgeci güçlerin çok işine yarıyor.</p>
<p>Terör kelime olarak Türkçe&#8217;deki &#8220;tedhiş&#8221; ibaresinin karşılığıdır. Fakat bu terimin sabit bir çerçevesi olmadığından isteyen istediği gibi yorumluyor. Ama Müslümanca düşünme gereği duyanların bu tür terimlere anlam verirken kendi kavram literatürlerini bilmeleri ve başkalarının yaptığı suçlamaları kendi anlayış süzgeçlerinden geçirmeleri zorunludur. Saltanatlarını haksızlık ve zulüm üzere bina etmiş olanlar bu haksızlığa ve zulme karşı direnerek hak mücadelesine girenleri teröristlikle suçlayabilirler. Ama bizim Müslüman olarak hak mücadelesini desteklememiz ve zalime karşı mazlumun yanında yer almamız gerekir. Başkalarının bu hak mücadelesini terör olarak nitelemesi bizi ilgilendirmez. Rusya&#8217;ya göre Çeçen halkının mücadelesi bir terör ve isyandır. Ama bize göre şanlı bir direniştir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;"><strong>41-)Kurum içi iletişimden ne anlıyorsunuz?</strong></span></span></p>
<p>Kurum İçi İletişim, kurumun misyonu, vizyonu, değerleri ve stratejilerinin çalışanlar tarafından benimsenmesini ve çalışanların kurumlarının elçisi haline gelmelerini sağlamak; çalışanların kurumu iş sonuçlarına ulaştırma aşamasındaki inanç ve katılımını artırmak üzere geliştirilen iletişim stratejisi planlaması ve uygulamasını içerir.</p>
<p>Bersay Kurum İçi İletişim Planlarını oluştururken şu konuları dikkate alır:</p>
<p>&#8221; Kurumun misyon, vizyon, strateji ve iş hedefleri,</p>
<p>&#8221; Kurumun kültür ve değerleri,</p>
<p>&#8221; Her bölüm ve iş biriminin kısa ve uzun vadeli iş hedefleri,</p>
<p>&#8221; Farklı görevlerdeki çalışanların, kurumun mevcut durumu ve hedefleriyle ilgili bilgi düzeyleri ve görüşleri,</p>
<p>&#8221; Üst yönetimin çalışanların kurum ile ilgili nasıl bir algıya sahip olmak istediklerinin belirlenmesi,</p>
<p>&#8221; Hedeflenen algıyı oluşturmak için gerekli iletişim kanallarının saptanması,</p>
<p>&#8221; Hedeflenen algıya ne oranda ulaşıldığının ölçümlenmesi.</p>
<p>Bersay, müşteri memnuniyetinin ancak çalışan memnuniyeti ile sağlanabileceği gerçeğinden yola çıkarak; hazırladığı kurum içi iletişim planlamaları ve uygulama çalışmalarıyla, çalışanların birer kurum/marka elçilerine dönüşmesini hedefler.</p>
<p>KURUM BAŞARISINI ARTIRMA YÖNTEMLERİ</p>
<p>“Konulmuş olan hedeflere varma”</p>
<p>“Başarı, beklenen hedeflerin, beklenen zaman ve norm içinde, beklenen niteliklerde elde edilmesi”</p>
<p>Kurum başarısını artırma yöntemleri:</p>
<p>1. Başarıyı engelleyen faktörlerin</p>
<p>minimize edilmesi</p>
<p>2. Başarıyı artırmak için yapılması</p>
<p>Gerekenler</p>
<p>1. Başarıyı engelleyen faktörlerin minimize edilmesi:</p>
<p>Kurum başarısını engelleyen faktörler</p>
<p>• Bilgi yetersizliği</p>
<p>• Çalışanların yeteneklerinin İşe uygun olmaması</p>
<p>• Stresin bireyleri ve kurumu felç etmesi</p>
<p>• Değişime duyarlı olmama</p>
<p>• Örgüt içi iletişim kopukluğu</p>
<p>• İş ortaklarıyla sorunlar</p>
<p>• Rekabet</p>
<p>• Yıkıcı aile ilişkileri</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>42-)Kitle psikolojisi ile insan psikolojisi arasında ne tür ilişki ya da fark var?</strong></span></p>
<p>Bireysel psikolojiyle toplum ya da kitle psikolojisi arasında ilk bakışta bize pek önemli görünebilecek karşıtlık, konuyu biraz derinliğine ele aldığımız zaman anikonu yitirir sivriliğini. Gerçi bireysel psikoloji tek insan üzerine eğilir ve onun içgüdüsel gereksinimlerine hangi yollardan doyum sağlamaya çalıştığını araştırır. Ama bunu yaparken, bireyin öbür bireylere ilişkilerini ancak seyrek olarak, ancak istisna sayılacak belli koşullarda gözden uzak tutar. Bireyin ruh yaşamında başkaları&#8217;nın örnek, obje, yardımcı dost ya da rakip kişiler olarak her vakit rol oynadığı görülür.</p>
<p>Kitle Psikolojisi</p>
<p>Kitleyi; belirli özellikleri olan kişilerin bir araya gelmesi ile oluşan insanlar topluluğu şeklinde tanımlamak mümkündür. Kitleden sadece belirli bir zaman diliminde birarada bulunan insanları anlamamak lazımdır. Birbirinden uzakta bulunan binlerce ortak bir mesele veya fikrin birleştirici gücü ile kitle kavramını oluştururlar. Kitlelerin, tek bir kişiden çok farklı karakteristik özellikleri vardır. Kitle içinde kişisel iradeler erimekte ve fikirlerle hisler aynı maksada yönelmektedir. Geçici, fakat kolektif bir ruh hali oluşturulmakta ve belirli nitelikler ortaya çıkmaktadır. Heterojen bir yapı içerisinde olan fertlerin bir araya gelmesiyle oluşan kitleleri, birbirlerine perçinlenen ve çeşitli maddelerden oluşmuş bir eşya gibi değerlendirmek mümkündür. Kitlelerin karakterini oluşturan, kitleyi teşkil eden unsurların karakter toplamı değildir. Aksine, kitleyi bir araya getiren fikrin özelliğine göre yeni bir karakterin ortaya çıktığı müşahede edilir. Ayrıca, kitle psikolojisi içerisinde bulunan bir çok kişinin, gerçekte kendi karakter ve ruh haliyle bağdaşmayacak durumlara rahatlıkla büründükleri, normal zamanlarda takınamayacakları tavırlar içersine girebildikleri görülmektedir. Bu durumu bir çeşit geçici şuursuzluk veya iradesizlik hali olarak izah etmek mümkündür. Grup içerisinde kişinin karakteri büyük ölçüde, geçici de olsa, değişime uğradığında, cimri bir insan cömert, şerefli bir kişi katil ve korkak bir kişi kahraman haline kolayca dönüşebilir. Tek başına olan bir adam bir sarayı ateşe veremeyeceğini, bir mağazayı yağmalayamayacağını bilir ve böyle bir şeye girişmek hemen hemen hiç aklına gelmez. Fakat bir kitleye bağlı olunca, çokluğun kendisine verdiği gücü anlar, cinayet yahut yağma için aldığı ilk telkine derhal kendisini teslim eder. Karşılaşılan her engel büyük bir şiddetle parçalanıp yıkılır. Bir kitle hareketi şimdiki zamanı sadece kötülemekle kalmaz, ayrıca onu kasten kötüleştirir. Asık suratlı, haşin, dik ve duygusuz bir kişilik modası yaratmaya çalışır. Zevkin ve konforun aleyhinde konuşur, insafsız ve hoşgörüsüz hayatı över. Basit eğlenceye adi, hatta kötü gözle bakar, kişisel mutluluk elde etmek için yapılan çabaların ahlaksızlık olduğunu ileri sürer. Bütün kitle hareketleri şimdiyi parlak bir geleceğe başlangıç olarak tarif etmek yoluyla değerden düşürürler. Şimdiki zaman, onlarca büyük mutluluk devrinin eşiğindeki paspastır; bir sosyal devrim hareketine göre şimdiki zaman, ütopyaya giden yoldaki küçük bir ara istasyondur. Kitle içerisinde ortaya konan davranışların ardında itiraf etmediğimiz bir takım gizli dürtülerin, bastırılmış duyguların bulunduğunu da söylemek mümkündür. Kollektif bir yapı ve ruh hali içerisinde kişilerin fikri seviyeleri başka bir deyişle kişilikleri silinir. Aykırılıklar, benzerlikler içinde boğulurlar ve irade dışı nitelikler kitle içinde hakim olur. Bundan dolayıdır ki, kitlelerden seviyeli hareketler ve tepkiler beklemek yersizdir. Kitlelerde hakim güç, düşünce değil, hislerdir. Kitle içerisindeki birey bazen &#8220;bunu grupta söylemeyeyim yanlış anlaşılabilirim.&#8221; düşüncesiyle kendisini olduğu gibi ifade etmekten çekinirken, bazen de &#8220;onlar gibi davranmazsam beni dışlarlar, dışlanmak istemiyorum&#8221; diyerek içine çok fazla sinmeyen davranışları da (grup adına) yapabilmektedirler. Kitle içerisinde bulunan insanların çok kolay hırçınlaştıkları ve tahripkar olabildikleri görülür. Etkilendikleri fikre göre, kitle içinde yer alan insanların şiddet, vahşet gibi tahripkar olaylar çıkarma merak ve arzusu, kitlenin her an şiddete yönelik bir tehdit oluşturma ihtimalini ortaya çıkarır. Bir memleketin gençliğine verilen eğitim, o memleketin kaderini önceden görmeye yardım eder. Bugünün nesline verilen öğretim ve eğitim en karamsar tahminleri doğrulamaktadır. Kitlelerin ruhu kısmen eğitim ve öğretim ile iyileşir veya bozulur. Kitle Psikolojisinin Özellikleri 1.Bireysel bilinç ve kişilik kaybolmuş, yepyeni bir varlık doğmuştur. 2.Bireylerde zihinsel bir birlik vardır. Coşkular, inançlar, yorumlar, istekler vs. ortaktır. 3.Mantıksal değerlendirmeler ve muhakeme yoktur; bunun yerine basit, ilkel ve abartılı duygular ön plandadır. Bu nedenle, Kitle telkine yatkındır. Tahriklere açıktır. Taklitçidir. Sorumluluk duyguları silinmiştir. Muhafazakar, bağnaz ve hoşgörüsüzdür. Ahlak kuralları tanımaz. Egemen olma, güçlü olma duygusu hakimdir.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;"><strong>43-) &#8220;Toplum Destekli Polislik&#8221; denince ne anlıyorsunuz?</strong></span></span></p>
<p>Her alanda, önemli değişim ve gelişmelere şahit olduğumuz günümüzde, devletimizin asli fonksiyonlarından olan emniyet ve asayişin sağlanmasında da, yeni yaklaşımlar gündeme gelmekte, bu oranda, polislik mesleğinin iç güvenlik hizmetlerindeki fonksiyonu da giderek artmaktadır.</p>
<p>Sivil toplumun ihtiyacı olan, insan haklarına saygılı ve vatandaş odaklı güvenlik hizmeti modeli sayesinde, polisimizin toplumumuzdaki yeri ve statüsü de yükselmektedir.</p>
<p>Polislik mesleği de, her geçen gün, yasal güç kullanmaya dayalı bir meslek niteliğinden daha ziyade, sosyal bir aktör olarak, toplumun güvenliğini vatandaşla birlikte üreten bir hizmet birimi haline dönüşmektedir.</p>
<p>Değerli Konuklar,</p>
<p>Polislik mesleği, dünyanın hemen her yerinde, stres düzeyi yüksek olan meslekler sınıfındandır.</p>
<p>Polisimiz, üstün fedakarlıkla, kendisine verilen emniyet ve asayişi sağlama görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışırken, bazen de, vatandaşımızla yeterli iletişim kurulamaması ve müspet davranış eksikliği gibi sebeplerle, şikayetlere ve eleştirilere maruz kalmaktadır.</p>
<p>Şikayet ve eleştiri konusu yapılan ve personelimiz hakkında, olumsuz imaj edinilmesine sebep olan bu hususları; yapılan idari düzenlemelerle, verilen hizmetiçi eğitimlerle ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi ile giderme gayreti içerisindeyiz.</p>
<p>İçişleri Bakanlığı olarak, konunun üzerinde hassasiyetle duruyor, vatandaşımızca şikayet konusu yapılan hususların ve görülen aksaklıkların giderilmesine gayret ediyoruz.</p>
<p>Alınan tedbirler ve yürütülen hizmetiçi eğitimlerle, bu konuda epeyce mesafe alındığını da görüyor ve bundan, gerek bakanlığım ve gerekse emniyet mensuplarımız adına, büyük bir memnuniyet duyuyorum.</p>
<p>Artık, vatandaşımız, sadece polisten gördükleri olumsuz davranışlardan şikayet etmiyor; bundan daha çok, gördükleri centilmen davranışlar, karşılaştıkları nazik ve insanca muamelelerden dolayı, teşekkür ve takdirlerini ifade ediyorlar.</p>
<p>Vatandaş memnuniyetini en üst düzeye çıkararak, bu takdirleri ne kadar arttırabilirsek, polisimizin toplum nezdindeki değerinin de o düzeyde artacağına inanıyorum.</p>
<p>Giriş</p>
<p>Toplum destekli polislik, polis teşkilatları ile halk arasında ilişkiyi güçlendiren, toplum problemlerinin altında yatan nedenleri bulmayı çalışarak, suçla etkin bir mücadele sağlayan ve tüm bunların neticesinde de sosyal alanlardaki yaşam kalitesini attırmayı amaçlayan bir polislik anlayışıdır.</p>
<p>Halkın polisin en büyük yardımcısı olduğu anlayışını kabul eden toplum destekli polislik yaklaşımına göre, polisin suç ve suçlularla mücadelesi halkın da katılımı ile çok daha başarılı olacaktır. Bu başarı neticesinde polisin motivasyonu artacağı gibi, halkın da polis hizmetlerinde memnuniyeti ve sosyal yaşamdaki mutluluğu artacaktır.</p>
<p>Bugün dünyanın gelişmiş polis teşkilatlarında uygulanan toplum destekli polislik anlayışının teşkilatımızca benimsenmesi ve uygulanması amacıyla başlatılan çalışmalar halen devam etmektedir.</p>
<p>Ancak, toplum destekli polislik anlayışı, uygulandığı ülkenin sosyo-kültürel yapısına göre farklılıklar arz ettiğinden, ülkemiz için de, gelişmiş ülke uygulamaları esas alınarak bize özgü toplum destekli polislik anlayışının geliştirilmesi daha uygun olacaktır.</p>
<p>Toplum Destekli Polislik Anlayışı Nasıl Oluşmuştur</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>44-)Kitle iletişim araçlarından en yaygın olarak hangisini kullanıyorsunuz? Neden?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>45-)Uluslar arası ilişkiler denince ne anlıyorsunuz?</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>46-)NATO&#8217;nun günümüz dünyasındaki rolü hakkında düşünceleriniz nelerdir?</strong></span></p>
<p>KUZEY ATLANTİK ANTLAŞMASI&#8230;</p>
<p>NATO&#8217;nun kuruluşuna ilişkin antlaşma</p>
<p>4 Nisan 1949</p>
<p>Kuzey Atlantik İttifakı&#8217;nın (NATO) kuruluşuna ilişkin antlaşma, 12 ülkenin katılımıyla 4 Nisan 1949&#8217;da Washington&#8217;da imzalandı.</p>
<p>&#8220;Washington Antlaşması&#8221; olarak da anılan antlaşma, bütün imzacı devletlerin onayları verildikten sonra 24 Ağustos 1949&#8217;da yürürlüğe girdi.</p>
<p>Antlaşmayı imzalayan 12 ülke şunlar: ABD, Kanada, Norveç, Danimarka, Hollanda, Belçika, Lüksenburg, İngiltere, Fransa, Portekiz, İzlanda, İtalya.</p>
<p>Türkiye ve Yunanistan&#8217;ın NATO&#8217;ya katılımına ilişkin Kuzey Atlantik Antlaşması Protokolü, 22 Ekim 1951&#8217;de Londra&#8217;da imzalandı. Türkiye, Kuzey Atlantik Antlaşması&#8217;nı 18 Şubat 1952&#8217;de onaylayarak (5886 sayılı yasa) NATO&#8217;ya üye oldu. Yunanistan da aynı tarihte Antlaşma&#8217;yı onayladı.</p>
<p>NATO&#8217;nun üye sayısı, Almanya (6.5.1955), İspanya (30.5.1982), Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya&#8217;nın (12.3.1999) katılımıyla 19 oldu.</p>
<p>21-22 Kasım 2002 tarihlerinde gerçekleştirilen NATO’nun Prag Zirvesinde, Soğuk Savaş sonrası ikinci genişleme kararı alındı ve Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya, İttifak ile katılım müzakerelerine başlamaya davet edildi. Bu ülkelerle katılım müzakereleri sonucunda hazırlanan Katılım Protokolleri 26 Mart 2003&#8217;de Brüksel’de imzalandı.</p>
<p>Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya ve Slovenya&#8217;nın NATO&#8217;ya katılımlarına ilişkin protokollerin onaylanmasına ilişkin yasalar, 5 Kasım 2003&#8217;de TBMM&#8217;de kabul edildi.</p>
<p>7 eski Doğu bloku ülkesi Romanya, Bulgaristan, Slovakya, Slovenya, Litvanya, Letonya ve Estonya, 29 Mart 2004&#8217;de ABD&#8217;nin başkenti Washington&#8217;ta düzenlenen törenle NATO&#8217;ye resmen üye oldular. Böylece NATO, tarihinin en geniş kapsamlı ve önemli genişlemesini gerçekleştirdi.</p>
<p>NATO&#8217;nun üye sayısı, 7 ülkenin katılımıyla 26&#8217;ya ulaştı.</p>
<p>Fransa İttifak üyesi olmakla birlikte entegre askeri yapıya dahil değildir.</p>
<p>EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL HAKLAR</p>
<p>ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ</p>
<p>BM Genel Kurulu&#8217;nun 16 Aralık 1966 tarihli ve 2200 A (XXI) sayılı</p>
<p>Kararıyla kabul edilmiş ve imzaya, onaya ve katılmaya açılmıştır.</p>
<p>Yürürlüğe giriş: 3 Ocak 1976</p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>50-)İyi bir poliste olması gereken özellikler sizce nelerdir</strong></span></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>51-)Eğitimde fırsat eşitliği nedir? Kısaca açıklayınız</strong></span></p>
<p>&#8216;Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı&#8217;</p>
<p>Doç. Dr. Gönül Akçamete</p>
<p>Cumhuriyet 10.5.1999</p>
<p>0-8 yas grubundakı engelli bireylerin ancak yüzde 2.5&#8217;i eğitim alabiliyor</p>
<p>Eğitimde fırsat eşitliği demokratik toplumların en temel koşullarından biri olarak kabul edilir. Ancak çesitli nedenlerle normal eğitim hizmetlerinden yararlanamayan çocuklar için bunun yeterince uygulanmadığı görülüyor. Ankara šniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Gönül Akçamete, 0-18 yas grubundakı engelli bireylerin ancak yüzde 2.5&#8217;inin eğitim alabildiğini söyledi.</p>
<p>Başbakanlik Özürlüler Idaresi&#8217;nin verilerine göre 1998-99 ögretim yilinda, 201 okul ve merkezden 13 bin 669 ögrenci, 3 bin 658 özel eğitim sınıfı ve okul rehberlik bürolarından 18 bin 873 öğrenci faydalanıyor. Ayrıca 150&#8217;ye yakın özel eğitim kurumunda da eğitim veriliyor.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #0000ff; text-decoration: underline;"><strong>52-)Teori ve uygulamanın öğrenmeye etkileri konusunda neler söylersiniz?</strong></span></span></p>
<p>Bir iş alanı, pratiğini destekleyecek bilgi temeline sahip olmalıdır. ÖT&#8217;nin herbir alanı da araştırma ve tecrübelere dayandırılmış bir bilgi temeline sahiptir. Teori ve pratik arasındaki ilişki, olgun bir alanın katkılarıyla gelişir. Teori, kavramlar, gelişimler, ilkeler ve bilginin bütüne katkıda bulunan önermelerinden oluşur. Pratik ise problemlerin çözümü için bilginin kullanılmasıdır.</p>
<p>ETKİN ÖĞRENME</p>
<p>DÜŞÜNEN, TARTIŞAN, ÇÖZÜM ÜRETEN TOPLUM İÇİN</p>
<p>Eğitim-öğretim açısından bakıldığında rehberlik servisleri, öğrenciyi tanıma ve yönlendirme konusunda öğretmenlere ve ailelere yardımcı olmayı amaçlar. Fakat ülkemiz genç nüfusunun fazla olması, öğrenci sayısının da fazla olması anlamına gelmektedir ki bu da öğrenciyi tanıma amacıyla kullanılan teknik ve araçların gelişen teknoloji ile değerlendirilmesini gerektirmektedir. Rehber öğretmenin gelişen araç ve teknikleri kullanması, hem vakit kazanmasına hem de daha verimli çalışmalar yapmasına olanak sağlayacaktır.</p>
<p>Dünyada eğitim psikolojisi alanında son 10 yılda yapılan araştırmalar eğitim alanındaki uygulamaları büyük ölçüde etkilemiş olmasına rağmen Türk Milli Eğitimi bu değişmelerin önemli ölçüde dışında kalmıştır. Günümüzde öğrencilere &#8220;öğrenmeyi öğretmenin&#8221; ve buna bağlı olarak &#8220;çalışma becerilerini geliştirmenin&#8221; okulda öğretilen geleneksel dersler (Matematik, Türkçe gibi) kadar önemli hale geldiği tartışılmaz bir gerçektir.</p>
<p>Örneğin ABD&#8217;de çok sayıda eyalette çalışma becerileri, ya ilk ve ortaöğretim düzeyinde okullarda okutulan derslerden bir tanesi durumuna gelmiştir ya da seminerler aracılığıyla öğrencilere öğretilmektedir. Eskiden etkili öğrenmenin çoğunlukla öğretmenin öğretim tekniklerine bağlı olduğu düşünülürken, artık öğrencinin kendi öğrenme sürecindeki aktif rolü çağdaş eğitim sistemlerinde yaygın olarak kabul edilmektedir.</p>
<p>Öğrenciler, zamanlarının büyük kısmını, okula ve ders çalışmaya ayırdıkları halde, çoğu kez çabalarının başarılı olmalarına yetmediğini; veliler de çocuklarının ders çalışmaya yeterince zaman ayırdıkları halde başarılı olmakta zorlandıklarını belirtmektedirler. Bunun sonucu, öğrencilerin ders çalışırken kullandıkları becerilerin ve yöntemlerin etkililiği ve yeterliliği konusu sık sık gündeme gelmektedir.</p>
<p>Öğretmenler ise, sadece kendi alanları ile ilgili bilgi ve beceriler yanında öğrencilerine &#8220;nasıl çalışılması&#8221; gerektiği konusunda da yardımcı olmayı istediklerini ve bunu gerekli gördüklerini sık sık dile getirmektedirler. Çok çalışmasına rağmen çalışma yöntemini bilmeyen öğrenciler ümitsizliğe kapılırlar. Bu öğrenciler sınıf düzeyleri yükseldikçe kendilerini öğrenmeye motive etme, öğrenme süreçlerini planlama ve değerlendirme konularında yetersiz kalmaktadırlar. Bu durum öğrencilerin okuldaki başarılarını ve buna bağlı olarak okul sonrası yaşamlarını da olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p>Bu ölçek, öğrencilerimizin kişilik özelliklerinin ve çalışma alışkanlıklarının başarılarına olan olumlu ve olumsuz etkilerini ortaya çıkarmak amacı ile geliştirilmiştir. Bize göre öğrenciye böyle önemli bir konuda yardımcı olabilmek için öncelikle onun neyi doğru, neyi yanlış yaptığı ölçülmelidir. Rehber öğretmenler ölçek sonuçlarına bakarak öğrencilerine hangi konularda yardımcı olacaklarını tespit edebilirler.</p>
<p>Verimli çalışma ve öğrenme konusunda, kişilik özelliklerinin etkisi inkar edilemeyecek bir gerçektir. Örnek vermemiz gerekirse, sürekli olarak insanlarla olmaktan,eğlenceden hoşlanan, okul içinde ve dışında pek çok etkinliğe katılan aşırı sosyal bir öğrenci, derslerinde başarısız olabilir. Diğer bir örnek, sorumluluk duygusu yüksek olan bir öğrencinin derslerinde başarılı olma ihtimali oldukça yüksektir. Öğrenme konusunda en önemli unsurlardan biri de “Motivasyon” dur.</p>
<p>Verimli Çalışma ve Öğrenme Ölçeğinin, uygulanan diğer örneklerden farkları şöyle sıralanabilir:</p>
<p>Ölçeğimizde kişilik özelliklerine ve motivasyona özellikle yer verilmiştir. Ölçeğimize benzer olan diğer hiçbir ölçekte bu özelliklere yer verilmemektedir. Ölçek optik çevrimi sayesinde çok sayıda öğrenciye kolaylıkla uygulanabilmektedir. Ayrıca ölçeğimizin bilgisayar programı her öğrenciye sonuç belgesi vermenin yanında rehber öğretmene 15 özellikten herhangi birini seçerek o konuda rehberliğe ihtiyacı olan öğrencilerin listesini de verebilmektedir. Örneğin rehber öğretmen motivasyon veya sorumluluk puanı düşük çıkan öğrencilerinin listelerini alarak, bunlara ayrı oturumlarda sadece o konuda, grup oluşturarak, yardımcı olabilmektedir.</p>
<p><em>POMEM DE CIKMASI OLASI BIR SORU..</em></p>
<p><span style="text-decoration: underline; color: #0000ff;"><strong>TERÖR DENINCE NE ANLIYORSUNUZ..</strong></span></p>
<p>Terör denınce ilk önce ülkemızin bölünmez bütünlüğünü bozmak ısteyen yasa dısı örgüt ve örgütleri anlarız.TERÖR:anlamı ıtıbarıyle yıldırma,şiddet kullanma,ve tehdit yöntemleriyle düzeni değiştirmektir;ama terörün ülkelere göre yorumu farklıdır..bugun rusyadaki cecen direnişini rusya terör olarak nıtelerken..bu olay bızım acımızdan ise bir ülkenın var olma savasıdır..terör ile uzaktan yakından alakası yoktur.</p>
[stextbox id=&#8221;warning&#8221; caption=&#8221;SINAVDA NELERE DİKKAT ETMELİYİZ&#8221; collapsing=&#8221;false&#8221; collapsed=&#8221;false&#8221;]
<p><em><strong>Uygulanması sırasında zaman sorunu yaratmayacak şekilde düzenlenen ölçeğimiz, 191 sorudan oluşmaktadır. Soruların yanıtları &#8220;EVET&#8221;, &#8220;HAYIR&#8221; ve &#8221; ? &#8221; şeklindedir. En fazla 1 ders saati içinde öğrenciler rahatlıkla cevaplayabilmektedirler. Bazı sorularda &#8221; EVET &#8221; bazılarında &#8220;HAYIR &#8221; yanıtında puan alınmaktadır. &#8221; ? &#8221; ise o sorudan elde edilen puanın yarısı değerindedir.</strong></em></p>
<p><em>Öğrerıcilere verdiğimiz sonuç kağıdında;15 ayrı özelliğinin derecelendirilmiş grafikleri ve başarılarını olumlu ya da olumsuz yönde etkilemesi beklenen çalışma alışkanlıklarının ve kişilik özelliklerinin yorumu sunulmaktadır. Bilinçli çalışmak ve öğrendiğini kullanmak özelliği 20 soruyla; etkinlik, sosyallik, atılganlık, başarı hırsı, çalışmaya başlamak ve sürdümıek, okuma alışkanlıkları ve tekniklerinden oluşan özellikler l5&#8217;er soruyla; sorumluluk, genel kaygı, çalışma ortamını düzenlemek, dersi dinlemek ve not tutmak, sınav teknikleri özellikleri 10&#8217;ar soruyla; okula karşı tutum ve sağlık Özellikleri ise 8&#8217;er soruyla ölçülmektedir.</em></p>
<p><em>Tüm özelliklerde 0-39 puan arası DÜŞÜK, 40-69 puan arası NORMAL, 70-100 puan arası YÜKSEK kabul edilmektedir. Öğrenci sonuç belgesinde grafiklerin altında öğrenciye olumlu ve olumsuz özellikleri grafikler sonucu elde edilen cümlelerin birleştirilmesi sayesinde sunulmaktadır. Her öğrencinin grafiği farklı olduğundan hiçbir öğrencinin yorumu diğeri ile aynı olmamaktadır.</em></p>
<p><em>Unutulmaması gereken diğer bir nokta da öğrencide bazı özelliklerin düşük, bazı özelliklerin ise yüksek olması olumludur. Ömeğin Öğrencide kaygı, normal çıkınca düşürülerek geliştirilebilirken, motivasyon normal çıkarsa yükseltilerek geliştirilebilir.</em></p>
<p><em><strong>(126-157) ve (123-139) numaralı soru çiftleri aynıdır. Öğrenci bu soru çiftlerine farklı yanıtlar vermiş ise ölçeği içtenlikle veya dikkatli yanıtlamadığı anlaşılmakta ve grafikleri değerlendirilmemektedir.</strong></em></p>
[/stextbox]
<p><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>ÖZELLİKLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ</strong></span></p>
<p><strong>GÜDÜLENME (Motivasyon)</strong></p>
<p>Organizmanın, belli ihtiyacını karşılamak amacıyla, harekete geçmesi olarak tanımlayabileceğimiz güdülenme, öğrencilerin verimli çalışabilmesi ve öğrenmesi için gerekli bir özelliktir. Öğrencinin ilerideki yaşamında hedeflediği mesleği elde edebilmesi ve meslekte başarılı olabilmesi, öğrencilik dönemini iyi değerlendirmesiyle mümkündür. Bunu da ancak çalışmaya ilgi ve istek duymasıyla başarabilir. Yüksek puan alanların öğrenme ve başarılı olma konusunda ilgi ve istekleri fazladır. Bu durum başarılarını olumlu yönde etkilemektedir. Düşük puan alanlar ise, yeterince çalışma isteği duymadıklarından, derslerinde başarılı olamazlar.</p>
<p><strong>SORUMLULUK</strong>: Yüksek puan alanlar vicdanlı, güvenilir, sadık, ciddi ve belki aşırı titiz kişilerdir. Düşük puan alanlar ise ne yapacağı belli olmayan, dikkatsiz ve teklifsiz, işlerini son dakikaya bırakan, örneğin, randevularına geç kalan ve belki toplumsal açıdan sorumsuz kişilerdir. Sorumluluğun yüksek olması öğrencinin başarısını artırmaktadır.</p>
<p><strong>ETKİNLİK</strong> : Yüksek puan alanlar ağır iş ve egzersiz dahil her türlü bedensel etkinlikten hoşlanırlar. Sabahları erken ve yataktan oyalanmadan kalkarlar, bir etkinlik alanından diğerine kolaylıkla ve hızla geçerler; geniş bir çeşitlilik gösteren ilgi alanları vardır. Arkadaşlıkları eğlendiricidir. Düşük puan alanlar ise hareketlilikten hoşlanmayan, çabuk yorulan, ağırkanlı insanlardır. Acele etmeden rahat yaşarlar. Etkinliğin yüksek olması olumlu bir özelliktir.</p>
<p><strong>SOSYALLİK</strong> : Yüksek puan alanlar, sürekli olarak başka insanlar ile birlikte olmak isteyen, partiler, danslı toplantılar vb. hoşlanan, değişik kimseler ile kolayca tanışıp herkes ile konuşabilen, topluluk içinde rahat ve mutlu olan kişilerdir ve hoşsohbettirler. Düşûk puan alanlar ise okumak gibi yalnız başına yapılan uğraşları yeğlerler, kalabalıktan hoşlanmaz, insanlarla senli benli olmak istemez, yabancılarla konuşmakta güçlük çekerler. Sosyalliğin fazla yüksek olması ders çalışmayı engellemektedir.</p>
<p><strong>KAYGI</strong> : Yüksek puan alanlar, işler biraz ters gittiğinde kolayca sarsılan,olabilecek ya da olamayacak şeyler için gereksiz yere telaşlanan, endişelenen ve tasalanan kişilerdir. Düşük puan alanlar ise huzurlu, sakin kişiler olup mantıksız korkulara, kaygılara karşı dirençlidirler. Kaygının yüksek çıkması öğrenci başarısını olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p><strong>BAŞARI HIRSI</strong> : Yüksek puan alanlar hırslı, çok çalışkan, rekabetten hoşlanan, sosyal durumlarını geliştirme konusunda çok istekli, üretkenlik ve yaratıcılığa çok değer veren kişilerdir. Düşük puan alanlar ise yaratıcılığı ve rekabeti pek önemsemeyen, fazla uğraşıp didinmekten hoşlanmayan, sakin ve huzurlu yaşamdan hoşlanan kişilerdir. Bu özelliğin yüksek çıkması başarıyı olumlu yönde etkilemektedir.</p>
<p><strong>OKULA KARŞI TUTUM</strong> : Yüksek puan alanlar okulları ile uyum, öğretmenleri ile olumlu ilişki içerisindedirler. Okulun kendileri için yararlı bir kurum olduğunun bilincindedirler. Bu durum başarılarını artırmaktadır. Düşük puan alanlar ise okullarını pek sevmemekte, öğretmenleri ile olumlu ilişki kuramamaktadırlar. Okulun yararlarının tam olarak farkında olmadıklarından başarıları olumsuz yönde etkilenmektedir.</p>
<p><strong>ATILGANLIK</strong> : Yüksek puan alanlar akıllarına estiği gibi davranan, acele karar verdikleri için sık sık hata yapan, tasasız, çabuk değişen, ne yapacakları belli olmayan kişilerdir. Düşük puan alanlar sistematik, düzenli ve dikkatli davranırlar, plan yapmaktan hoşlanırlar, herhangi bir girişimde bulunmadan önce düşünürler. Fazla atılganlık başarıyı olumsuz yönde etkilemektedir.</p>
<p><strong>SAĞLIK</strong> : Yüksek puan alanlar sağlıklarına, beslenmelerine ve uyku düzenlerine özen gösterdikleri için daha başarılı olurlar. Hem sık sık hastalanıp devamsızlık yapmazlar hem de sağlıklı oldukları için dersleri daha dikkatli takip edebilirler. Düşük puan alanlar ise sağlıklarına dikkat etmediklerinden sık hastalanır, hem derslere devamsızlık yapar, hem de evde pek çalışamazlar.</p>
<p><strong>ÇALIŞMA ORTAMINI DÜZENLEMEK</strong> : Yüksek puan alanlar, çalışma ortamlarında, dikkatlerinin dağılmasına neden olacak, uyarıcıların yer almasına izin vermedikleri için, daha verimli çalışırlar. Ortamı iyi bir şekilde düzenlediklerinden var olan uyarıcılardan da etkilenmezler. Düşük puan alanlar ise kendilerine uygun bir çalışma ortamı oluşturamadıkları için, çalışmalarından verim alamazlar. Çevrelerindeki uyarıcılar yüzünden dikkatleri çabuk dağılır ve derslerinde başarı gösteremezler.</p>
<p><strong>ÇALIŞMAYA BAŞLAMAK VE SÜRDÜRMEK</strong> : Yüksek puan alanlar, iradeleri üzerinde kurdukları hakimiyet sayesinde, ders çalışmaya planladıkları saatte başlarlar ve bu çalışmayı planladıkları saate kadar sürdürürler. Vakitlerini iyi bir şekilde değerlendirdiklerinden başarıları artar. Düşük puan alanların ise en büyük sorunları iradelerine sahip olamamaktır. Bu nedenle bir türlü istedikleri vakitte derse başlayamazlar, başladıkları zaman da sürdüremezler. Vakitlerinin çoğunu ders çalışmaları gerektiğini düşünerek veya ders başında çalışmadan geçirirler.</p>
<p><strong>BİLİNÇLİ ÇALIŞMAK VE ÖĞRENDİĞİNİ KULLANMAK:</strong> Yüksek puan alanlar bilinçli çalışan, düzenli tekrarlar yapan öğrencilerdir. Neyi, niçin öğrendiklerini ve bu bilgileri nerelerde kullanabileceklerini iyi bilmeleri başarılarını artırır. Düşük puan alanlar ise bilinçli bir şekilde çalışmadıkları için öğrendikleri bilgileri yerinde ve zamanında kullanamazlar. Düzenli tekrar yapmadıkları için öğrendikleri bilgileri çabuk unuturlar.</p>
<p><strong>OKUMA ALIŞKANLIKLARI VE TEKNİKLERİ :</strong> Yüksek puan alanlar okumaya yeterli zamanı ayırır, okurken önemll kısımları rahatlıkla ayırabilir, böylelikle vakitlerini boşa harcamazlar. Hızlı ve anlayarak okuyabilirler. Düşük puan alanlar ise okuma ile ilgili tekniklerin farkında olmadıkları için okurken, çok zaman harcarlar, önemli kısımları ayırt edemezler, dikkatleri çabuk dağıldığı için verilen metni tekrar tekrar okuyarak vakit kaybederler.</p>
<p><strong>DERSİ DİNLEMEK VE NOT TUTMAK :</strong> Yüksek puan alanlar öğretmenin söylediklerini dikkatle dinler, önemli noktaları fark edip kendine göre ifadelerle düzenli bir şekilde not tutarlar. Arasıra bu notları gözden geçirerek verimli öğrenebilirler. Dersi dinlerken anlamadıkları yerleri sorarak ve derse aktif biçimde katılarak başarılarını artırırlar. Düşük puan alanlar ise dersi dinlemedikleri için önemli-önemsiz ayırımı yapamazlar. Tuttukları notlar bu yüzden düzensiz olur. Derse aktif olarak katılma girişimleri pek yoktur. Anlamadıkları yeri, söz almaya çekindikleri için soramazlar. Bu nedenle derslerde başarılı olamazlar, sınavlardaki notları da düşük olur.</p>
<p><strong>SINAV TEKNİKLERİ :</strong> Yüksek puan alanlar sınava hazırlanma ve sınav sırasındaki teknikleri iyi bildikleri için daha başarılı olurlar. Düşük puan alanlar ise bu teknikler hakkında bilgili olmadıkları için hem zamanı ayarlayamaz, hem de gereksiz hatalar yaparak düşük notlar alırlar.</p>
<p><strong>VERİMLİ ÇALIŞMA VE ÖĞRENME ÖLÇEĞİ ALPHA(a) KATSAYILARI</strong></p>
<p>YA ZATEN ADAMLAR NOKTASINI VİRGÜLÜNDE DEĞİLLER. SORUYLA İLGİLİ BİR CÜMLE YETERLİ ZATEN ADAMLARIN SENİ DAKİKALARCA DİNLEYECEK VAKTİDE YOK.</p>
<p>AYRICA KİMSE KENDİNİ KASMASIN BU İŞ SANILANDAN KOLAY OLCAK İNŞALLAH</p>
<p>SADECE SAĞLIK ÖNEMLİ BUNDAN SONRA</p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>[stextbox id=&#8221;info&#8221; caption=&#8221;dikkatinizi çekebilir&#8221;]</strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/pomem-saglikpsikolji-ve-fiziki-sinav-mulakat-detayli-bilgi-videolu.html" rel="bookmark" target="_blank"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Pomem sağlık,psikolji ve fiziki sınav (mülakat) detaylı bilgi videolu</span></a></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/polis-meslek-egitim-merkezlerine-pomem-ogrenci-alim-tarih-ve-sart-2012.html" rel="bookmark" target="_blank"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Polis Meslek Eğitim Merkezlerine (POMEM) Öğrenci Alım Tarih ve şart 2012</span></a></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/pomem-basvuru-merkezleri-mudurlukleri-ve-adresleri-2012.html" rel="bookmark" target="_blank"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Pomem Başvuru Merkezleri ,Müdürlükleri ve Adresleri 2012</span></a></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong><a href="http://www.egitim-dunyasi.net/pomem-polis-giris-kosullari-ve-basvuru-icin-gerekli-belgeler.html" rel="bookmark"><span style="color: #ff0000; text-decoration: underline;">Pomem (polis) Giriş Koşulları ve Başvuru için Gerekli belgeler</span></a></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="text-decoration: underline; color: #ff0000;"><strong>[/stextbox]</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.egitim-dunyasi.net/pomem-sinavi-mulakati-soru-ve-cevaplari-ve-onemli-tuyolar-150150.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>6</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
